Dünya çapında saygın biliminsanları Türkiye'ye akarken, gelecek vaat eden 150'si kız 750 genç seçti, yurtdışına eğitime gönderdi.
Almanya, Fransa, Belçika, İsviçre, İngiltere, Avusturya, İtalya, Çekoslovakya, Macaristan ve İsveç'e gittiler.
ABD'ye, Çin'e, Japonya'ya gittiler.
Cenevre, Lozan, Sorbonne, Lyon, Freiburg, Heidelberg Berlin, Charleroi, Harvard, Chicago, Cornell, Missouri, lowa, Wisconsin üniversitelerinde eğitim aldılar.
Selahattin Reşit Alan gitti, uçak mühendisi olarak döndü, ilk milli uçağımız MMV-1'i üretti.
Ahmet Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Cemal Reşit Rey, Hasan Ferit Alnar ve Necil Kazım Akses gitti, Türk Beşleri oldular, çok sesli müziğin omurgasını oluşturdular.
Ekrem Akurgal gitti.
Arkeolojide hocaların hocası oldu, ordinaryüs oldu.
Jale İnan gitti, Türkiye'nin ilk kadın arkeoloğu oldu, Perge ve Side antik kentlerini memlekete kazandırdı.
Cahit Arf gitti, ordinaryüs matematikçi oldu, TÜBİTAK'ın ilk bilim kurulu başkanı oldu, literatüre "Arf Değişmezi" ve "Arf Halkaları" gibi kendi adıyla anılan teoremler kazandırdı.
Haşim Şensoy gitti, elektrik mühendisi olarak döndü, Keban Barajı'na imza attı.
...
Mustafa Kemal "sizleri birer kıvılcım olarak gönderiyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz" demişti...
Öyle de oldu.