Ve bilgeler der ki, beden ve ruhta hiç fire vermemiş, dünyaya güzelliğin gülüşüyle doğmuş olanlar, eşyayı adıyla anarlar, doğal olanı ayıplamaz, doğallığın dışavurulmasını da utandırıcı bulmazlar.
(Binbir Gece Masalları)
Ama her ileriye gidişte bir sürü döküntü bırakmıyor, bir sürü fire vermiyor muyuz? Hattâ, çok kere o döküntüler ayaklarımıza takılıp bizim de yolumuzda yürümemize engel olmuyorlar mı?
Sıradan gerçekler, ipe dizilir gibi, zamana dizilmiştir. Orada kendilerinden önce olanlar ve arka arkaya hiç fire vermeden gelen sonuçları bulunur. Ruhunda süreklilik ve ardıllık olan bir anlatım için bunun anlamı vardır.
Peki, zaman içinde yeri olmayan olaylar, geç gelen, sürekli bölünüp dağılan ve şimdi rüzgârda savrulan bir sandaldaymışçasına yersiz yurtsuz kalmış olan olaylar ne olacak?
Harry looked toward the right-hand side of the dungeon. Not one person raised their hand. Many of the witches and wizards around the walls began to clap. One of the witches on the jury stood up.
“Yes?” barked Crouch.
“We’d just like to congratulate Mr. Bagman on his splendid performance for England in the Quidditch match against Turkey last Saturday,” the witch said breathlessly.