Genetikçi A.J. Bateman, 1948'de yayımlanmış meşhur makalesinde, meyve sineklerinin davranışları konusundaki bulgularını insanlar için de genellemekte tereddüt etmemiştir: 'Doğal seleksiyon, erkeklerde seçici olmayan bir isteklilik ve dişilerde seçici bir pasifliği cesaretlendirmektedir.' Kadınların bariz şekilde cinsel varlıklar olmadıklarını ispat etmek için toplanmış delillerin hacmi oldukça etkileyicidir. Yüzlerce, belki de binlerce çalışma, dişi libidosunun güçsüzlüğünün doğrulandığı iddiaları ile doludur. 1989 yılında yayımlanmış olan, evrim psikolojisinin en çok alıntılanan araştırması, bu türün de en tipik örneğidir: Florida Üniversitesi kampüsünde, çekici bir gönüllü lisans öğrencisi hiçbir şeyden haberi olmayan karşı cinsten bir öğrenciye gidip, 'Seni bir süredir görüyorum ve çok çekici buluyorum. Bu akşam benimle birlikte olur musun?' diye sorar. Erkek öğrencilerin yüzde 75'i evet der... Ancak kadın öğrencilerin hiçbiri bu teklifi kabul etmez. Konu kapanmıştır.
Bilim dünyası, meyve sineklerinin eşleşme mekanizmalarını veya modern Amerikan üniversitesindeki ahlaki/fiziksel güvenlik kaygılarıyla hareket eden kadın öğrencilerin tepkilerini alıp "İşte, kadının libidosu evrimsel olarak güçsüzdür ve pasiftir" diye genelleyerek "Konu kapanmıştır" ilan etmiştir. ...bu ucuz metodoloji anca alaya alınacak kadar ciddidir: Yabancı bir erkeğin sokaktaki cinsel teklifini reddeden kadının bu davranışı evrimsel bir pasiflikten değil; modern toplumdaki tecavüz, damgalanma ve şiddet korkusundan (sosyal koşullardan) kaynaklanır. Bunu biyolojik bir "yasa" gibi sunmak bilimsel bir cehalettir.