Öfkenin,beyhudeliğin ifadesi olarak yürümek.Yola koyulmak,ayrılmak demektir:geride bırakmak i.Yürüyerek yola çıktığınızda,diğer ulaşım yöntemlerindeki gibi ha deyince geri dönemezsiniz;yürümek geri dönüşü olmayan bir şeydir.Yola çıktığınızda hem kaygılı hem neşelisinizdir.Kaygılısınızdır çünkü bir şeyleri bırakıp gidiyorsunuzdur(geri dönmek başarısızlıktır;yürüyerek dönmek imkansızdır,kısa yürüyüş yapıyorsanız başka tabii,ama uzun süre,günlerce yürüyorsanız mümkün değildir dönmek; yürümek ileri gitmek demektir yol uzundur,geri dönmek zamanı heba etmek demektir ve zamanın şakası yoktur).
Öte yandan geride bıraktıklarınız yüzünden neşelisinizdir;diğerleri kalırlar,oldukları yere mıhlanmış,sıkışmış olarak.Oysa bu neşe sizi başka yerlere taşır heyecanla.
“Öfke gerekir terk eylemek ve
yürümek için. Dışarıdan gelen bir şey değildir bu.Enginliğin çağrısına kapılarak,bir gerçeklik vaadine ya da kışkırtan bir hazineye doğru yürümek değildir mevzubahis olan. Daha ziyade içeriden gelen bir öfkedir.Burada olmanın acısı,bir yerde durmanın,yaşarken gömülmenin,kalmanın imkânsızlığı hissedilir karın boşluğunda.”
“Biriyle tam bir ilişki kurabilmen için önce kendinle ilişki kurabilmelisin.Eğer kendi yalnızlığımızı kucaklayamazsak,inzivaya karşı kalkan olarak başka birini kullanırız.Yalnızca bir kartal gibi yaşayabilen insan, kimsenin kendisini seyretmesine ihtiyaç duymadan başka birine sevgisini verebilir;yalnızca o zaman o insan bir başkasının büyümesi ve gelişmesiyle ilgilenebilir.”