"Maraz beden diyarına gıda vasıtasıyla girer' der Üstad Fuzuli. Ziyadesiyle haklıdır. Lakin, sadece gıdalar değil, gördüklerimiz, duyduklarımız, kokladıklarımız, hatta dokunduklarımız ve tecrübe ettiklerimiz de sıhhatin bozulmasına sebep olabilir.
Sayfa 180 - APRIL Yayıncılık
Bir bilsen kimlere tasa, kedersin, Anlar mısın, şaşırıp ağlar mısın ki? 
Alıntı
Reklam
Bir sen misin alemde tabip illet-i aşka Teşhis-i dile başka etibba mı bulunmaz
MAH-I MATEM :(
Vay o vefasız ümmete ki Ehl-i Beyt'e zulümler reva gördüler ve Kerbela Çölü'nde Resül'ün evlatlarına eziyet ettiler.
“Rüsvâylarından ol meh saymaz beni Fuzûlî Divâne olmayam mı dünyâda yok mı ârım” Fuzuli “O dolunay sevgili, yazık ki beni aşkıyla rüsva olanlar arasında saymıyor. Ey Fuzûlî, bu tutum karşısında nasıl çıldırmam; dünyada benim ar ve namus duygularım kalmadı mı yani?!..” Bir insan aşk Divanesi olduktan sonra zaten rezil rüsva olmuş dolayısıyla ar ve namusudan sıyrılmış demektir. Buna rağmen sevgilisi onu görmezden gelip uğruna çektiklerini hiçe sayıyorsa, ona hakaret ediyor demektir aşığı çıldırtan onun namusuna dokunan da işte budur… Şair… o ay sevgiliyi gördükten sonra nasıl çıldırmayayım, diye yakınmaktadır. Dolunay, deliliğin artmasına yol açar. Dolunaya direkt muhatap olan eşyanın tabiatı değişir, keten çürür, şarap bozulur, insanların duyguları çılgınlığa varır. O halde Fuzuli‘nin de dolunay gibi olan güzel sevgilisiyle direkt temas halindeyken delirmemesi imkan dışıdır. (İşte) Buna aşk cinneti derler. (O vakit bizimde dememiz gerekir ki) Cinnetini artıran aşkına aşk olsun ey büyük âşık!..
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Fuzuli
Dost aldırışsız, felek acımasız, devir kararsız. Dert çok, dert ortağı yok, düşman zorlu, talih güçsüz.
Sayfa 29 - İletişim Yayınları
Alıntı
Reklam
Reklam