Saplantının Ebedî Destanı
10/10
·736 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2024 04:04
Bundan bir yıl kadar önceydi. Askere gitmeden bir-iki gece önce, Darren Aronofski’nin yönettiği, Brendan Fraser’e En İyi Erkek Oyuncu Oskarı’nı kazandıran 2022 yapımı “Balina” filmini izlemiştim. Film bittiğinde içimi bir hüzün kaplamıştı; yatıp uyuyana kadar da filmin müziklerini tekrar tekrar dinlemiştim. Adeta büyülenmiştim, hem filmle hem filmin müzikleriyle hem de -en önemlisi- filmin sürekli atıfta bulunduğu henüz okumadığım Moby Dick’le. Hâl böyleyken, bir-iki gün sonra askere gittim ve altı aya yakın bir süre Kıbrıs’ta hiç bilmediğim kuş uçmaz kervan geçmez bir taburun cehennemden hâllice çölünde, kimi geceler cam kenarındaki ranzamda yatıp yıldızlı gökyüzünü seyrederken, kimi zaman sabaha karşı nöbet tutarken, kimi zaman çölün ortasında görevdir diye saçma sapan işler yaptırılırken, hatta bir vakit zatürreden Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin 232 numaralı odasına yatırılıp bazen tavanı, bazen dışarıyı seyrederken, aklımdaki birkaç şeyden biri Moby Dick romanı, Balina filmi/müzikleriydi. Romana dair bu takıntı aylarca sürdü. Günler günleri kovaladı ve her geçen gün, döndüğümde Moby Dick romanını okumanın, romanı bitirir bitirmez de Balina filmini yeniden izlemenin hayalini kurup durdum. Daha romanı hiç bilmeden, okuduğumda günlerce içimi kemirecek olan kaptan gibi tıpkı, bende bu durum artık saplantı hâline gelmişti. Nihayet askerden döndükten sonra fırsatını bulunca, haftalardır Balina filminin fon müzikleri eşliğinde okuduğum Moby Dick’i bitirip de kitabın kapağını kapattıktan sonra Balina filmini bir kez daha izledim ve yaşlı gözlerimde hüzün; içimde, ölsem de gam yemem dercesine bir huzur; yüreğimde film ve kitabın ateşinden kalma bir kor kaldı. (Öyle ya, Melvill kitabının bir cehennem ateşinde piştiğini söylüyordu.) Şimdi dönüp şu bir yıllık hayalime
Edebiyat
Moby DickHerman Melville · Yapı Kredi Yayınları · 20217,3bin okunma
Yaşamın Ucuna Yolculuk
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2024 13. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2024 20:41
"Tezer Özlü, Türk edebiyatının gamlı prensesi." Kendisi için yapılabilecek en güzel tanımlama bu bence. Tezer Özlü'yü bir cümleyle özetlemek, anlatmak bu bence. Melankoli, kasvet, acı, ağrı, sitem, haykırış, gam, keder, hüzün... Ona en çok yakışan şeyler. Onun cümlelerinde en çok karşımıza çıkan şeyler. Kitabın türüne gelecek olursam anlatı; yer yer deneme, yer yer anı, yer yer günlük tadında bir eser. Tezer Özlü'nün dünyasına, ama en çok iç dünyasına tanıklık ediyoruz. Onun ruhundaki kederi, dünyaya ve insana olan sitemini birinci ağızdan okuyoruz. Bir kaçışı var Tezer Özlü'nün bir de gidişi. Kimden, neyden, diyecek olursanız: Aslında her şeyden ve kendinden. Bir kaçışı var Tezer Özlü'nün bir de gidişi. Kime, nereye diyecek olursanız: Aslında kendine. Kendine kaçıyor, içine kaçıyor. İçini açıyor. İçini okuruna açıyor. Beni anlayın, ben buyum diyorum. Anlamasanız da olur ama anlayın diyor. Oğuz Atay gibi biraz da... Satırlarında Pavese'yle yolumuz kesişiyor, Kafka'yla, Svevo'yla. Fazlasıyla etkilendiği, onun yazın hayatına kaynaklık ettiği aşikar olan yazarlarla rastlaşıyoruz sık sık. Onları sevdiğini, başucu yaptığını gizlemiyor Tezer Özlü, özellikle de Pavese'yi. Kafka'nın mezarına gidiyor, Svevo'nun kızıyla görüşüyor, Pavese zaten hiç aklından çıkmıyor. Tezer Özlü'nün yazdıkları insanın ruhuna dokunuyor, kalbine dokunuyor. Acıyı tadan herkes kendinden bir şeyler bulabilir onun eserlerinde. Beni anlatmış diyebilir. Ben de dedim. Okuduklarımda kendimi gördüm. Ruhumu, içimi, zihnimi gördüm. Geçmişe gittim, sokaklarda yürüdüm, insanların arasından geçtim, hatırladım, unuttum, acı çektim, yalnız kaldım, kalbim ağrıdı mesela. Bana tüm bunları Tezer özlü yaptırdı. Hem de hiç çaba harcamadan. Herkese bir seyler anlatabilir bu kitap. Sadece kapağını açıp içine girmek
2024 Okuma Raporları
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma
Reklam
Gül-ü Bülbül
8/10
·132 syf.··
2023 36. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2023 22:12
Aşk mıdır ki bî vefa güller elinden geceler İnletip bülbülleri ta subh-u güya eyleyen Neredeyse 2 buçuk haftada sindire sindire okuduğum bu kitap, Kara Fazlî’nin 2450 beyitlik Gül-ü Bülbül’ünün Türkçeleştirilmiş halidir. Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Şehzade Mustafa’ya ithaf edilmiş olup, ithaf edilen kişiden de anlaşılacağı üzere Divan edebiyatının zirveye ulaştığı 16.yüzyıl harikalarındandır. Zaten Anadolu sahasında yazılan en iyi Gül-ü Bülbül mesnevisi seçilmiştir. Bana göre Kara Fazlî bu mesnevide alegoriyi arşa çıkarmıştır, hikayedeki tüm karakterler çiçek, mevsim, yıldız isimleri olup neredeyse tüm divan edebiyatı mazmunlarına yer vermiştir. Gül-ü Bülbül, Fars edebiyatında da ilk Feridüddin Attar’ın Bülbülname’si ile başlamıştır. Asırlardır hiç önemini kaybetmeden günümüze gelmiş bu mazmun, tasavvufta da musikide de sıklıkla kullanılmıştır. (Bunu düşünürken bile kafamda Münip Utandı’nın “bülbül sesi var şarkıların nağmelerinde” sesi yankılanıyor..) Gül ile Bülbül’ün aşkını anlatan sayısız musiki eseri vardır; şiir, musiki, resim gibi birçok sanat dalının müşterek kahramanıdır. Benim aşkım da apansız bir yağmurun altında, “Bir kızıl goncaya benzer dudağın Açılan tek gülüsün sen bu bağın.” nağmeleriyle başladı. Bu sebeple Gül ile Bülbül hikayesine hep derin manalar, kara sevdalar yüklemişimdir.. Herkesin bildiği üzere gül, uğruna canlar verilen, her aşığına cefâ çektiren, güzelliği dillere destan sultandır. Herkesi mest eden, âleme nâm salan, şairin “ Bin yıl ömrüm olsa, kıyamet kopana dek her sözümde bin vasfını anlatsam onun bir kılını bile anlatmış olamam.” diye tasvir ettiği sevgilidir. Nazlıdır, edalıdır.. Bülbül ise hakiki aşıktır, sabrın vücut bulmuş halidir. Bir gül uğruna bağrı yanık halde inleyip duran, kalbi kırık, nefesi aşk kokan meftûndur.
Gül-ü BülbülKara Fazlı · kapı Yayınları · 202221 okunma
Cam Kırıkları...
10/10
·88 syf.··
2023 53. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mart 2023 00:00
Ah Tamburi Aziz Bey... Aziz Bey Hadisesi Eseri okurken arka fonda ince ince bir tambur sesi size eşlik ediyor gibi hissedeceksiniz. Hepimizin yaşadığı şehirde, aşina olduğu sisli ve gamlı bir meyhane vardır. İşte o meyhaneden yükselen gamlı tambur sesi artık Aziz Bey'e ait. Aziz Bey tambur teline her değdiğinde, Nihavend makamında sayfalardan farklı bir gam namesi yükseliyor. İncelemelerde gezinirken Aziz Bey'e sitem eden birçok okur gördüm. Yapmayın arkadaşlar, ne gelmişti ki başına Aziz Bey'in? Hepsi hepsi yanlış yaşanmış bir aşktı işte. Kimin hayatında yanlış yaşanmış bir aşk yoktu ki? Aziz Bey'in cam kırıklarıyla başlayan hayatı, cam kırıklarıyla son bulmuştu. İçimizden biri Aziz Bey... Ayfer Tunç Ayfer Tunç'un okuduğum ilk kitabı olmakla birlikte, kesinlikle söylemeliyim ki son kitabı da olmayacak. Dil, olay örgüsü, karakterlerin sizi içine çeken keskinliği derken, bir bakmışsınız kitap okunanlar listesindeki yerini almış. Kimine göre hüzün teması okurların söylediği kadar yoğun bulunmayabilir fakat unutulmamalıdır ki, eserde kendinizden bir parça aramakla alakalı bu durum. Kitap 88 sayfadan ibaret gibi görünse de, okurken 188 sayfalık bir hüzne şahit olacaksınız. Keyifli okumalar.
Edebiyat & Roman
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2022 11. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2022 12:02
Tezer Özlü'yü ablam ilan ettiğim ya da ona çok içten Ablam diyerek okuduğum kitabı: Yaşamın Ucuna Yolculuk. Bir taraftan aramızda çok büyük bir bağ kuruyorum bir taraftan ise onun hislerine, anlattıklarına erişemeyeceğimi görüyorum. Onu tanımlayan "Türk Edebiyatının Gamlı Prensesi" ismini düşünüyorum. Kendi kendime istemsiz bir itirazda bulunuyorum! Kendimden bildiğim "yaşam özlemini"nin Tezer Abla'da ne denli yoğun olduğunu hissediyorum sanırım o sebepten. Tezer Özlü bir uçta ne kadar "gam"lı görünse de hayatı bu kadar güzel yorumlamaya, gözlemlemeye çalışan bir yazarın neden özellikle gamlı olarak adlandırıldığını da soruyorum. Gözlemleyip yazdıkları hayatının bir tarafının, ya da her tarafının, trajik yönlerini yansıtıyor, sebebi budur diyorum. Fakat burada bitmiyor işte. Muhteşem bir gözlemle inceliyor dünyayı, tam bu yüzden bu kadın bu dünya ve hayata karşı çok güzel bir aşık diyorum. Buğday tarlalarına bakıp dünyayı tanımlamak diyor. Geceden bahsediyor. İnsanın kucaklamak istediği bir gece diyor. O kadar güzel seviyor ki doğayı, sonunda kendini de sevdiğini mi anlıyoruz? Yazılarında sürekli tek başına, bir yolculukta bir yürüyüşte olduğunu görüyorum. Ne kadar mükemmel. Bir şeyleri hatta çok şeyi tek başına yapmayı seviyor diyorum bu kadın. İnsanlara öfkeyle, nefretle yaklaşıp kendini çektiği bir tutum olarak değil, gerçekten tek başınayken onlarla da bağ kurabildiği için belki de. Kitaptan Tezer Özlü analizi mi yaptım bilmiyorum fakat zaten eser bir anlatı. Tezer Abla'nın hayatından kesitler. Sevdiği iki yazar Kafka ve Pavese'den , bu ismi senin sayende öğrendim Tezer Abla sayende okumak istiyorum kitap okuyan bir gencin elinde görmek istediğin bir yazardı kendisi, sık sık bahsettiği onlara doğru yaptığı bir yolculuk gibi de bu kitap. Kitabı bitirdin ne anladın?
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2021 15:45
Edebiyatın Gamlı Prensesi... Tezer Özlü ile Yaşamın Ucuna Yolculuk ta duygudan duyguya geçiş daha çok ta üzüntü ve gam mevcut. Yazarın akıcı yazıları bir yandan da etkileyici paragraflar ne derece de kalileti bir eser olduğunu ortaya koyuyor. Okurken dönüp dönüp tekrar okuma gibi durumlar mecvut çünkü yazdığı anlamlı ve etkileyici yazılar bir çırpıda okunup bitmiyor malesef. Tezer özlünün bu kadar güzel bir yazar olduğunu bilmezdim. Anlatırken yaşamımızdan birşeyler aktarıyor gibi. Bizlerin dile getirmediği hatta anlamlandiramadigi hisleri bir nevi yazıya aktarmış. Herkese okunmasını içtenlikle tavsiye ederim herkesin Tezer Özlü ile tanışması gerek.
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma
Reklam
Reklam