Puan vermedi·353 syf.··
2026 19. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 17:24
Tam Benim Tipim tipografi üzerine yazılmış ama sadece tasarımcılar için olmayan bir kitap. Yazar, günlük hayatta sürekli gördüğümüz yazı tiplerinin aslında nasıl bir karaktere sahip olduğunu anlatıyor. Kitabın temel fikri şu: Yazı tipleri sadece harflerden oluşmaz, her birinin bir kişiliği ve verdiği bir duygu vardır. Kitapta farklı fontların ortaya çıkış hikâyeleri anlatılır. Bazıları modernliği temsil ederken bazıları geleneksel görünür. Örneğin Helvetica gibi yazı tipleri sade ve tarafsız görünmek için tasarlanmıştır. Bu yüzden şirketler ve kurumlar tarafından çok kullanılır. Buna karşılık Futura gibi fontlar daha geometrik ve modern bir his verir. Yazar, bu yazı tiplerinin nerelerde kullanıldığını ve insanların onları nasıl algıladığını örneklerle açıklar. Kitap aynı zamanda tipografinin gündelik hayatımızdaki etkisini de gösterir. Reklamlar, markalar, sokak tabelaları ve hatta siyasi kampanyalar bile yazı tiplerinin verdiği mesajlardan yararlanır. Yani bir yazı tipi seçimi, görünenden çok daha fazla anlam taşır. Okuyucu, kitabı okudukça çevresindeki yazılara farklı gözle bakmaya başlar. Bir başka dikkat çeken nokta ise bazı fontların neden çok sevildiği ya da neden eleştirildiğidir. Örneğin Comic Sans uzun yıllardır tasarımcıların en çok tartıştığı yazı tiplerinden biridir. Kitap, bu tartışmaları mizahi bir dille anlatır ve tipografi dünyasındaki görüş ayrılıklarını da gösterir. Genel olarak Tam Benim Tipim hem öğretici hem de eğlenceli bir kitap. Teknik bir ders kitabı gibi değil; hikâyeler, anekdotlar ve örneklerle ilerliyor. Bu yüzden tipografi hakkında hiç bilgisi olmayan birinin bile rahatça okuyabileceği bir anlatıma sahip. Kitabın en güçlü yanı, okuru yazı tiplerinin görünmeyen dünyasına sokması ve harflerin bile bir karakter taşıyabileceğini
Tam Benim TipimSimon Garfield · Domingo Yayınevi · 2012224 okunma
"Never Let Me Go" Evet bir şarkıdır
10/10
·272 syf.·
2026 2. kitabı
Uzun bir aradan sonra tekrar inceleme yazmaya döndüm Evet uzun zaman oldu lakin Aşk Köpekliktir için bir inceleme yazmayı unutmuşum. Gerçi geçen sene okuduğum bir kaç kitap için de yazmayı düşünmüşümdür. Her neyse böyle gereksiz şeyler yazmamı kimse okuyacağını düşündüğüm için yazıyorum. Arada sırada kitabı birine tavsiye etmek istersem (ki kimse tavsiye ettiğim kitapları okumuyor) arada ne yazmışım diye incelemeye bakıyorum. Bu yüzden hızlıca bir inceleme yazmak isterim. Gerçi benim yazdığım inceleme değil yorumlama oluyor ama bunu bunun için bazıları para alıyor. UYARI Spoiler olur mu bilmiyorum ama ilk kısımları uzun zaman önce okuduğum için finali veya olacaklar hakkında bilgi vermem sadece olan bir şeyi üstün körü anlatacağım. Burada bir çok kez telif sınırlarını geçebilirim. Gerçi kimse okumayacağı veya anlamayacağı için problem yok HADİ BAŞLAYALIM The Island (Ada) filmi vardır orada insanların dna'ları ile kopyaların üretip karabors.. pardon yasal olarak ünlü veya politikacılar için yedek organ nakli gerçekleşiyordu. Niye bu filmi örnek verdim az buz hikaye benziyor. Film de bir kitaptan ilham alınmış lakin bu kitap olmadığını veya bu kitabın ondan ilham alıp almadığını bilmiyorum. Gerçi kitap de film de 2005 yılında basılmış. Hayır korkmayın hiçbir alakası yok film de kitap da ayrı hikaye hem Kazuo Ishiguro Japon olduğu için Michael Bay'in bağlantısı yoktur. Hmm? Michael Bay kim mi? Transformers film serisini çeken adam tabiki. Optimus Prime tüm Otobotlara seslendikten sonra Linkin Park New Divide şarkısı çalarken ekrana ismi gelince görmüş olmalısınız. Zaten bu kitabın 2010 yapımı bir filmi var "Never Let Me Go" evet kitap ile aynı isme sahip. Andrew Garfield örümcek adam Tommy'yi oynuyor. Tüh fazla samimi bir
İnceleme
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,2bin okunma
Reklam
Müziğin ve Lanetin Gücü
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 22:10
Yazarın kalemini deneyimlemem bu kitap ile başlamış olsa da, tıpkı bir fabrika gibi çalışan zihni sayesinde yazdığı eserleri ile fantastik edebiyatta hatırı sayılır bir yer edindiğini biliyordum. Her şeyden önce hikâyenin geçtiği evreni az da olsa tanımamız gerekiyor. Hikâye, yazarın yarattığı kozmer evreninden tamamen bağımsız, ‘’Magic: The Gatering’’ evreninde geçiyor. Bu evren, Richard Garfield tarafından 1993’te çıkarılmış ve çoklu evrendeki sayısız düzlemi anlatan oyun kartlarına dayanır. Bu evrendeki kilit figürler ise ‘’Kör Sonsuzluk’’ adında bir boşluktan geçerek düzlemler arası seyahat edebilen ve güçlü büyücüler olan düzlem gezginleridir. Hikâyemizin ana karakterlerinden Davriel Cane ise bunlardan biridir. Innistrad düzleminde geçen hikâyemiz, Verlasen köyünde yaşayan, köylülerini karanlık güçlere karşı doğuştan edindikleri lanetle koruyan iki kız kardeşi anlatır. Willia, savaşçı, gündüzleri köyü iblislere karşı koruyan ancak geceleri kör olan, Tacenda ise, şarkı söyleme yeteneğiyle karanlık güçleri defeden bir büyü sayesinde köyü korur, ancak, o da gündüzleri kördür. Önce anne babasını sonra da kardeşini cinayete kurban veren Tacenda, köyün saldırıya uğradığı bir gün köyünü korumakta başarısız olur ve tüm köylülerin ruhları alınır. Artık tek bir hedefi vardır, o da bu olaydan önceki cinayetleri işlediği söylenen Konağın Beyi’dir. Kardeşlerin farklı zaman diliminde körleşip göz göze gelememeleri hem iyi bir güç dengesi dağılımı hem de dramatik olmuş. İlaveten dinsel çatışmaların fantastik bir esere eklenmesi, kitabı daha da ilginç kılıyor. Kovan Beyi dediğimiz kişi de, köylülerin hizmet ettiği bir efendi, bizim tabirimizle köyün ağasıdır. Yazarın dili gayet akıcıydı, zeki, sinsi, alaycı ve mizahi yapıları olan karakterleri okumak (bunların başında Davriel
Edebiyat
İsimsiz'in ÇocuklarıBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 2021440 okunma
7/10
·344 syf.··
2025 30. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2025 00:07
Zaman gerçekte nedir, nasıl akar ve biz onu hangi şartlarda nasıl algılarız? Saat denildiğinde akla ilk gelen ülke neden İsviçre'dir? İsviçre'nin bu alandaki şöhreti ve güvenilirliği nereden kaynaklanıyor? 1510 yıllarında ilk olarak Almanya, Hollanda, Fransa ve İtalya'da ortaya çıkan zanaatkârlar nasıl oldu da İsviçre gibi küçük ve kendi halinde bir ülkede isim yaptılar? Tüm bu soruların cevabını "Saatler"de bulabilirsiniz. Günümüzde dünyanın önde gelen şirketleri için ileri teknolojinin zamanla eşdeğer olduğu düşünüldüğünde, zamanı yönetmenin ehemmiyeti de artmakta. Buna örnek olarak otomobil üretiminde saniyelerin önemini vurgulayabiliriz. İlk etapta yalnızca zamanı göstermek için tasarlanmış olan saatler, günümüzde zamandan daha az önem taşıyan onlarca özelliğe sahip. Hatta öyle bir saat düşünün ki; 577,5 yılın gün, ay ve yıl bilgisini gösterecek bir daimi takvime sahip olsun. Fiyatı mı? Yaklaşık 500.000 sterlin kadar. İnsanların tamamına yakınında bulunan ve geçmişe özlem olarak tanımlayabileceğimiz nostalji hastalığının nasıl dikkat eksikliği, internet bağımlılığı ve hatta kanser hastalığını tetiklediği, sinema ve müzik sektöründe sürenin neden hayati bir öneme sahip olduğu, bazı saatlerin neden bir servet değerinde olduğu gibi ilginç konuların da irdelendiği kitap, yazarın tabiriyle zaman takıntıları ve zamanı ölçme, kontrol etme, satma, filme alma, uygulama, ölümsüzleştirme ve anlamlı kılma arzumuz hakkında kaleme alınmış muazzam bir araştırma örneği.
SaatlerSimon Garfield · Turkuvaz Kitap Yayınları · 202143 okunma
Bu nedir?
2/10
·344 syf.··
2025 35. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 21:32
İlk 100 sayfa, gerçekten de bu kitabı dışından görüp bahsettiğini düşündüğünüz şeyden bahsediyor ve eğer zaman kavramına ilginiz varsa bu sayfalar su gibi akıp giderek sizi tatmin ediyor. Lakin, geriye kalan yaklaşık 240 sayfanın hiçbir açıklamasını bulamıyorum. Yazarın elinde 100 sayfalık bir düşünce örgüsü oluşmuş, sonrasında konuyu kenara koyarak günler ve haftalar geçtikçe aklına gelen birkaç hadiseyi anmış ve hatta bazı günler günlük tutmuş; eklemem gerekir ki yazarın aklına ve başına gelen hiçbir olay zamanla ilgili de değil. Bu sonraki sayfalar için hiçbir açıklama bulamadım, bu sebeple bu kitabı okumanın söz konusu alanda hiçbir fayda sağlayacağını düşünmüyorum.
Duygu ve Düşünce
SaatlerSimon Garfield · Turkuvaz Kitap Yayınları · 202143 okunma
8/10
·192 syf.··
2025 184. kitabı
İçerisinde 6 farklı yazardan 7 öykü bulunan bir kitap. Bir Çingene Kehaneti - Bram Stoker Eşyalı Oda - O. Henry Ormanın Kadını - Abraham Merritt Balçık - Anthony M. Rud Bir Tanrının Ölümü - Henry Whitehead Görgü Tanığı Bulunmuyor - Henry Whitehead İhtiyar Garfield'ın Yüreği - Robert E. Howard Önsözü Galip Dursun tarafından yazılmış çok güzel bir bilgilendirme içeren bir kitap. Weird Tales yani Tuhaf Öyküler kategorisinde ele alınabilcek öyküleri koymuşlar içerisine. Ne tam olarak gotik ne korku ne de gerilim daha farklı bir tür aslında.15 yıllık dergi olan 1924'ten 1940'a kadar süren bu süreçte yayınlanmış eserleri koymuşlar umarım ki daha fazlasını bulup bizlere ulaştırabilirler çünkü çok severim ve çok da sevdim. Gerisi Hikaye Korku Konuşmaları podcastinde de bu edebiyat ve öyküleri hakkında konuştukları bölümleri de dinleyebileceğimizi not düşmüşler, ilgilenen olur diye ben de belirtmek istedim. Beğendiğim bir kitap oldu çevirisi çok harika olmasa da okutuyordu umarım bu tarz kitaplara devam ederler ben Çınar Yayınlarından çıkmış kitapları çok beğenerek okuyorum pek bilinmese de değerinin bilinmesini istediğim bir yayınevi umarım güzel işlerini okumaya devam ederim. Kitapla kalınız.
Tuhaf ÖykülerBram Stoker · Çınar Yayınları · 202323 okunma
Reklam
Reklam