Mesela bir gün bir arkadaş bana "Ben hayatı kaliteli yaşamayı çok seviyorum. Sırf çorba içmek için bile Gaziantep'e giderim" dedi. Oysa insan çorba içmek için başka bir şehre giderken namaz için camiye gidemiyorsa kaliteli hayat yaşamıyordur. Bir kişi nefsi için kilometrelerce yol giderken Allah için bir adım atmıyorsa bunu övünerek değil, utanarak söylemesi gerekir. Çünkü ruh efendi; ceset ise efendinin bindiği attır.
İnsan ruhunun ihtiyaçlarını karşılamadan sadece cesedine yatırım yaparsa bu durumda kaliteden bahsetmek mümkün değildir.
Üçüncü kalkışlarında tek mermiyle Gaziantepli çocuğu öldürüyorlar. Minyon tipli sevimli bir çocuktu. Üzüntü ve öfke. PKK'ya karşı, o insanlara karşı gaddarca şeyler düşünüyorsun. Hatta köylüye, ora halkına bile cephe almaya başlıyorsun. Herkes, "bulursak öldüreceğini, öldü-rürken şiddeti yaşatacağını" söylüyor. Onu Gaziantep'e götürdük. Komutanlarımız geldi. Evin tek çocuğu, annesi var, babası yok. Cenaze ilk mektubundan önce gitti. Aile için bir yıkım oldu, sanki bizlere suçlar gibi bakıyorlardı..
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İktidarının güç kaybetmesiyle birlikte Adnan Menderes'in İsmet Paşa'ya duyduğu hastalıklı nefret günden güne iyice artıyordu. İktidarının gücünü artırmak için İsmet İnönü'yü etkisizleştirme girişimlerine başlanmıştı. İsmet Paşa'nın TBMM kürsüsünden yapmış olduğu bir konuşmadan rahatsız olan bazı DP'li milletvekilleri, İsmet Paşa'nın dokunulmazlığının kaldırılmasını
öneren bir Başbakanlık tezkeresi sunmuştu. Adnan Menderes ve Demokrat Partililer, CHP'nin güçlenmesini istemiyorlardı. İsmet Paşa'nın çıktığı yurt gezilerinde provokasyonlar düzenlenmeye başlamıştı: Demokrat Parti il başkanının, Uşak tren istasyonun da, elindeki çay bardağını CHP heyetine fırlatmasıyla büyük kargaşa ve kavgalar yaşanmıştı. Bu kargaşada başına gelen bir taşla İsmet Paşa yere düşüp yaralanmıştı. (Kurtuluş savaşında Yunanlıların yapamadığını Demokrat Partililer yapıyordu)
Saldırıların arkasında iktidarın eli ve yönlendirmesi olduğunu iyi bilen İsmet Paşa Manisa'da yaptığı konuşmada şunları dile getirmişti:
"Uşak'ta himaye altında istasyonda toplanan mütecavizler, benim hayatıma kastetmek için harekete geçmişlerdir. Muhalefet aleyhine Ehli Salip (haçlılar) isnadı ve muhalefeti karınca gibi ezmek tavsiyesi, gece sabaha kadar Ankara'da tertiplenerek tatbikata konmuştur. Azınlıkta olan iktidar, nihayet kaba kuvvetle bir dehşet idaresi kurarak vatandaşları insan haklarından mahrum yaşatmaya karar vermiş görünüyor."
Uğradığı, DP'liler tarafından yapılan saldırılara aldırmayan İsmet Paşa yurt gezilerini kararlılıkla devam ettirdi. Ve Gaziantep gezisi sırasında kararlılığını şu şekilde dile getirdi:
**"Kanun yolundan çıkmış olanlar, haklarını korumak kararında olan hür vatandaşlar karşısında, mutlaka mağlup olacaklardır. Vatandaşlarımızın hizmeti uğrunda seve seve can vermeyi,