Kaz Dağları’ndaki o gece sonrası sadece Türkiye değil, dünya çapında “anlam arayışı” patladı. Gecenin sabahında sosyal medya platformlarında şu etiketler trend oldu.
#GökyüzündeHalka
#SolElinSırrı
#YeniÇağBaşlıyor
İnsanlar gruplar halinde o gece gördükleri rüyaları paylaşmaya başladı. En çok tekrarlanan rüya imgeleri ise şunlardı:
- Işıklarla dolu bir geçit,
- Su yüzeyinden yükselen bir taş,
- Tanımadıkları ama içsel olarak bildikleri bir ses: “Seçildiniz.”
Başına bir şey geldiğini Colorado'nun hareketlerinden anladık; hayvancağız bütün gece oradan oraya koşturup durdu ve kimseyi uyutmadı. Birbirlerini ne kadar sevdiklerini biliyorsunuz; bu ölüm karşısında hayvanın Don Pedro'dan daha çok acı çekeceğine inanası geliyor insanın. Ne bir şey yedi ne de uyudu, tek yaptığı oradan oraya koşturmak. Sanki ne olduğunu anlamış gibi, bilmem anlatabildim mi? Sanki içinin parçalandığı, sanki bir şeyin içini kemirdiği hissediliyor.
Ben, ister gece ister gündüz, ister uyuyayım, ister uyanık olayım, yatakta gözlerimi hep kapalı tutarım, yatmanın keyfini daha fazla çıkarmak için. İnsan, ancak gözleri kapalıyken kendi benliğini tam duyabilir; sanki ışık, varlığımızın toprak yanına daha uygun olduğu halde, karanlık öz varlığımıza daha yakınmış gibi. Gözlerimi açıp da, kendi yarattığım hoş karanlıklardan, geceyarısının dışardan gelme ışıksız zifiri kasvetine çıkınca, bir tiksinme doldu içime.
Al bu gönül yarası, hazan sarısı, zaman ağrısı sende kalsın, ben taşıyamadım.Onca yıldan sonra, unutmamak için her seferinde başa sardığım, her gece sessizce gelip yanıma kıvrılan bütün bu anılardan, ağzımın içinde sessizce dolaşan kelimelerden başka hiçbir şeyim yok belki de...