Ümit Üstünbaş

Ümit Üstünbaş
@genchipokrat
Azimle defekasyon, duvarda perforasyon.
öğrenci
Tıpçı:)
Denizli-Aydın
Ankara
22 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
8/10
·168 syf.··
2017 94. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2017 11:50
(Bakara suresi 30 ):Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. (Melekler): "A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" dediler. (Rabb'in): "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi. Bu ayetler hep düşündürmüştür beni. Çünkü o meleklerin sorduklarını ben de soruyorum. Bu soruyu bir insan olarak soruyorum üstelik. Bu sorulara daha fazla soru ekleyerek soruyorum. " Bu dünyada iyilik ve düzen istiyorsa Rabbim neden müdehale etmiyor? Bunca tecavüz, katillik, taciz, acımasızlık,savaş,terör,haksızlık,açlık,safalet...vs varken neden müdehale etmiyor?" Eminim ki bu soruları benim gibi birçok kişi sormuştur.Hatta ulaştığı sonuç belki de yaratanı inkardır.Hatta ve hatta " Bu dünyada yaşanılmaz o halde en iyisi ölüm." diyerek kendini infaz da olabilir. Peki Rabb (Tanrı) müdehale etseydi acaba biz insanlar bu durumdan memnun kalabilecek miydik? Bu sefer de seçim hakkı tanımadığı için sorgulamaz mıydık? Tanrı' ya inanmayan bir kişi bile böyle bir müdehaleden hoşlanmazdı zannımca. İnsanı insan yapan seçimleridir. İyi ya da kötü... Yanlış ya da doğru... Önemli olan kendi karar vermiş olması. İnsanı hayvan ve melekten ayıran şey yaptığı bir hareketinde kendi güdülerinden çok iradesini kullanmasıdır. İnsanı hayvandan daha aşağı ya da meleklerden daha üstün kılan şey bu iradedir işte. Dünyaya hiçbir hayvan insanların verdiği zararı vermemiştir. Aslında dünyanın imtihanı insanladır. İnsan öyle bencil,öyle acımasız, öyle vahşidir ki hayvanlar daha üstündür böylelerine göre. Hiçbir hayvan bir hayvan sürüsünü bombalamaz, onlar üzerinde acımasız deneyler yapmaz, burası benim alanım diye hiçbir sürüyü katletmez, herşey benim hizmetimde demez. Fakat insan,bir
Hukuk
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bi Yudum Kitap
Günaydın. Şu yirmi birinci asırda kalabalıklar öyle ıssız ki, kimse farkında değil. İnsan, yan yana olduğu halde birbirini özlüyor. Ah ah! Sait Faik, "Yalnızlık dünyayı doldurmuş.” derken bundan bahsediyor. Siz yine de, bir yolunu bulun da şu yalnızlığı semtinizden kovun gitsin sevgili okur. Var olun.
İnsan her şeye alışır diyorlar ya, öyle değil aslında. Başka çaren olmadığı için katlanıyorsun ama alışmıyorsun.
Sayfa 42·Kitabı okudu
9/10
·101 syf.··
2018 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2018 00:00
Kitabın başında da geçtiği üzere İzzetbegoviç konuşmalarında verdiği mesajı İslam için canını veren insanlara söylüyor. Kendisi öyle demiş bana hiç kızmayın. Bunu öncelikle bir kenara koymak lazım. ''Ne olduğunu ve köklerinin nereden geldiğini bilmeyen bir ülke, nereye gideceğini ve yüzünü nereye doğru çevireceğini bilebilir mi?'' Bu kitapta geçen bir alıntı, kendimce çıkardığım sonuçları toplayan da bir anekdot aslında. Türk toplumu olarak birçok değisik yapı içeriyoruz. Müslüman bir ülke miyiz? Hayır. Çağdaş bir ülke miyiz? Hayır. Ama çağdaş olmaya çalışıyoruz 95 yıldır? Evet. Ama olamıyoruz, olmak mı istemiyoruz acaba, ya da iktidar mı islamcı? Peki bu adam niye islamcı? Türk insanı eskiden öyleydi o yüzden mi? Birçok cevapsız soru var. Ama yapılması gereken ne? Kökenimizi benimsemiyoruz. Onu hep kötülüyoruz. Batıya hayranız, nesine hayranız, yaşayışına hayranız halbuki yaşayışına değil çalışkanlığına, bilimine hayran olmalıyız. İlk önce kendimizi tanımalıyız biz müslüman bir toplumduk. Nasıl oldu da bir anda batılı olduk. Onların yaşantılarını benimsedik, İslamı ( anne, baba, dededen gelen islamı ) sadece kimlik kartlarımızda bıraktık. Bunu neden yaptığımızı düşündük mü? Düşünüp evet onların iyi yanlarını almak yerine 'bir dakika ya neden direk biz de onların aynısı olmayalım ki'' dedik bir nevi. Dilimizi değiştirdik, giysilerimizi değiştirdik, yasalarımızı değistirdik, dinimize Avrupa gibi istediğimiz şekli verip toplumumuzun bir köşesine bıraktık. Oradan onu herkesin eline alıp fikirler yağdırabileceği bir hale getirdik. Artık tam bir Avrupalı olduk dedik. Ama olduk mu haha yine hayır. Yaaa arkadaşlar çünkü bizim ne olduğumuz belli. Ona göre bişeylere bakmalıydık.Biz böyle olması gerektiği bile düşünmedik. Bizim yerimize sağolsun birileri düşünüvermişler
Din
İslam DeklarasyonuAliya İzzetbegoviç · Fide Yayınları · 20179,4bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2018 7. kitabı
Açık konuşmak gerekirse kitabı almadan önce ismi beni biraz korkutmuştu. Sanki kitap para kazanmak için yazılmış içi boş bir kitap gibi gelmişti gözüme sonrasında okudukça yanıldığımı farkettim. Çünkü mustafa armağan kitabı yazmak için bayağı araştırma yapmış bütün yazdıklarının altında kaynakça olarak makale ve kitap vermiş yazar hemde hangi ülkeyi veya milleti eleştiriyorsa o milletteki araştırmacıların makalelerine yer vermiş kitabında bu benim çok hoşuma gitti doğrusu.Yazarın kendi kitapları kaynak olarak çok az gösterilmiş. Kitabı okuduktan sonra okumak istediğim yeni kitaplar ekledim okunacaklar listeme. Kitap için yapabilecegim tek kötü eleştiri tam bir konu bütünlüğü yok yani 50 tane yalanı anlattığı için yazar konu sürekli değişiyor bu yüzden kitabın içine tam giremedim kendi adıma.
Tarih
Avrupa'nın 50 Büyük YalanıMustafa Armağan · Timaş Yayınları · 2012547 okunma