Kaçamayacağınızı anladığınız gerçekler karşısında sarıldı­ğınız bayrak bu, teslimiyet bayrağı. Damarlarınızı umut zehrin­ den arındırmışsanız, o bayrağın altında az da olsa teselli bula­biliyorsunuz.
Sayfa 8 - e kitap·Kitabı okuyor
Edebiyat
İnsan fıtratı ve tabiatı, anlayış ve kavrama yönünden soyut ve kuru fikirleri dinlemekten çok, somut fikirlere yatkındır. Kıssalarda, fikirler adeta somutlaşır, dinleyenlerin anlaması kolaylaşır. Çıplak gerçekler ve soyut anlamlar, hem daha çabuk unutulur,hem de aklı yorarak dikkatleri dağıtabilir.
Sayfa 187·Kitabı okudu
Reklam
Aşk ne kadar tatlıysa, gerçekler bir o kadar acıymış...
Sayfa 343·Kitabı okudu
Bildiğimiz birçok şey, diğer insanlardan işittiklerimizden ibarettir. Buna bizim hiçbir zaman reddetmeyeceğimiz gerçekler de dahildir. Birçoğumuz için Amazon'daki yerli kabileler, fotosentez, morötesi radyasyon ve bakteriler dahi bu gerçeklere dahildir. Bu örneği anneniz üzerinden genişleteyim. Bana, yani tamamen yabancı bir kişiye, sizi doğuran kişinin, şu anda anne dediğiniz kişi olduğunu nasıl ispat edersiniz? Soru oldukça garip görünse de, çok mühim olan fakat önemsenmeyen bir bilgi kaynağına açıklık getirmemize yardımcı ola-cak. Bu soruya; "çünkü annem öyle söyledi", "doğum belgem var", "babam öyle söyledi, doğum esnasında oradaydı" veya "annemin hastane kayıtlarını inceledim" diyerek cevap vere-bilirsiniz. Bu cevaplar geçerlidir de; fakat her şeye rağmen, başka insanların ifadelerinden ibarettirler. Şüpheci zihinler bu cevaplardan tatmin olmayabilir. Bir 'DNA kartı' kullanarak veya bir video kaydı göstererek iddianıza deneysel bir temel de sağlayabilirsiniz. Annenizin, anneniz olduğuna dair kana-atiniz, bir DNA testi neticesinde vardığınız bir karar değildir. Doğrusu birçoğumuz bir DNA testi yaptırmamışızdır. Aynı zamanda video kaydı üzerinden de böyle bir kanaate varma-dınız, çünkü videoda doğan bebeğin siz olduğunuzu söyleyen insanlara inanmak zorunda kalırdınız. Peki neden bu kadar eminiz? İşte, kuşkusuz ki oldukça tuhaf olan bu örnek, Bölüm 12'de ortaya koyulan mühim bir bilgi kaynağını tekrardan vurgulamış oluyor: tanıklık. Peki size yukarıdakileri neden anlattım? Çünkü bu örnek-teki kavramları ve ilkeleri kullanarak, Kur'an'ın Arap dilinde eşsiz / taklit edilemez bir anlatıma sahip olduğunu ve bu eşsizliğin ancak Tanrı üzerinden izah edilebileceğini ortaya koyacağız. Taklit edilemezlikten kastımız, Kur'an'ın edebî ve dile ait hususiyetlerini şimdiye kadar
Sayfa 307·Kitabı okudu
Kendi kendime savaşım hiçbir işe yaramıyor. Ama ne yapmalı, Fildişi Kule'den hangi savaş sürdürülür? "Kişi yaşamalar aşınca yazar," demiş Gide. Don Quijote müzikaline gittik. Don Quijote' nin yorumunu getiriyor. "Dünyaya biraz incelik getirmek istedim." "Gerçekler uğruna, büyük hakikati unutmamalı." "Yazıklar olsun, dünyayı olması gerektiği gibi değil, olduğu gibi görenlere..." "Hiçbir şeye inanmayacak kadar cesur değilim."
Sayfa 602·Kitabı okudu
En korkunç gerçekler, söylenmeye değmeyecek kadar basit olan, bildik gerçeklerdi.
Sayfa 97
Alıntı
Reklam
Reklam