İnsan dış koşullara yenilmez, içten içe çöker, diye düşündüm kalbimin en derininden. Gözlerimin önünde sona ermek üzere olan bir şeyi durdurmak istememe rağmen ne telaşlanabiliyor ne de üzülüyordum. Güçsüzdüm. Kalbimde yalnızca koyu bir karanlık vardı. Keşke biraz daha aydınlık, çiçekli bir yerde olsaydım da öyle düşünseydim. Ama oraya gidene kadar her şey için çok geç olacaktı.
gençliğimiz gibi gidene, hani şiir gibi şarkılar yakan
fikret kızılok'a 'bu kalp seni unutur mu?' demeyecektik,
biliriz, unutmaz, sondan sonraki kışına ne kalırsa kalbimizden,
kalırsa yani kalbimiz, unutmaz!
Bazen kaçmak gerekirdi. Kaçıp hayatındaki tüm kötülüklerden saklanmak ve hepsi bitip gidene kadar gelmemek... Ben de kaçtım. Kaçtım ama kurtulamadım. Çünkü ne kadar uzağa gidersen git, kendinden kaçamıyordun.
"Gözlerimin önünde sona ermek üzere olan bir şeyi durdurmak istememe rağmen ne telaşlanabiliyor ne de üzülüyordum. Güçsüzdüm. Kalbimde yalnızca koyu bir karanlık vardı. Keşke biraz daha aydınlık, çiçekli bir yerde olsaydım da öyle düşünseydim. Ama oraya gidene kadar her şey için çok geç olacaktı."