Evet, her şey uzaktan güzel. Evet, her şeyi özlemek güzel. Ve galiba, Ayşe, dedikleri kadar var, nereye gidersen git kendini de götürüyorsun yanında, ve beraberinde bütün hıyarlıklarını, bü­tün rezilliklerini, bütün pişmanlıklarını.
Sayfa 75·Kitabı okudu
O sıcak yazdan önceki bahar, tiyatroda Yaban Ördeği’ni seyrettim ve sanki hayatımın yalanı elimden alındı. Yalanı taşımak ağırdı ama kaybetmek de çok zordu - onsuz nasıl yaşanır ki? Kimileri kendini yeterli hissetmek için yalana ihtiyaç duyar, ancak bazı insanların hayatının yalanı diğerlerinin başına bela olabilir, yani Gregers Werle'nin insanların aslında hangi çevrede yaşadıklarını görme, dolayısıyla da yaşamlarını değiştirme imkânı elde etmeleri için örtüyü kaldırmak istemesini anlıyorum. Ama insanın hayatını değiştirmesi cesaret ister, bedeller ödenir ve bazılarında ne cesaret ne de bedel ödeme niyeti vardır. Yaban Ördeği'nde de işler iyi gitmez, o yüzden Hedvig'in niyetlendiği şeyi yapmak üzere olduğunu anladığımda karşı çıkmak, bağırmak istedim: O buna değmez, çek git, kendi hayatını yaşa! Ve aynı yaz ben de çekip gittim, ama kurtarıcım Mark'la ve şimdi geri döndüm - peki ben şimdi Hedvig miyim yoksa Gregers Werle mi?
Sayfa 105 - Siren Yayınları, 2.Baskı·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer – Ah! sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın ** kırışır seni beklemekle geçen zaman belki hiç gelmezsin! ** yuvası zindan olan bir mahpus haykırışı: bir renksiz kanatlı kelebek olmak! neyin temrinisin ey hayat? kösnüdüğüm yağmurlar hangi otlara karşı? ** kıyam et! bağrımdan alıp da yürü sesimin şeriki olmuş bu çocuk bir çocuk bezmi elestten beri yürürlüğe konulmuş temsili bir pak. ** al işte bedenimden söküp de çıkar bulamadım nerede saklıdır o dert? ** güneş gözlerine bandı mı ışığı vakit aydınlıktır renginle o sıra ve afyonlu gülüşündür hayalimdeki... ** tozu dumana katmanın becerisinde: “yine hangi rüzgârın emrine amadesin?” ** bu gelincik bu rüzgâra fazla dayanmaz dertler giderek silahlanıyor
DERGAH
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer - Şarkısızın Şarkısı susamıyorum sevgilim çünkü havada sesimi doğuran bir esir var bütün çilingirleri sofralara çekerek kapıda kalanlarla konuşmak istiyorum kapısında kaldıkları sahiden evleri mi? bir kilidi açmak kolay değil o kadar hırsızın belki de yoktur kabahati! ** selam ile insan insana iliklenir başında ortasında ve sonunda yine selam çünkü aranızda selamı yayın demiş efendim ** bu sonucu beğenmedim sebebi neyse kov! kes iplerini gel beraber vuralım kuklacıları vuralım ve bir tren yırtsın dünyanın perdelerini devrilsin ışık ve gerçek rengini giyinsin gül ** ben trenin içindeyim git kendine bir istasyon bak bırak onlar kendi koydukları kurallara inansınlar ** çektirdiğin fotoğraf neden hiç konuşmuyor ** bütün randevulara düzenli olarak geç kalmakta haklıydım gök bana göre değildi yeri zaten hiç sorma gök de kendine göreydi yerde zaten hiç durma çıktım bir kapısını bulup yaşadıklarımdan vardım ki seni sevdim seni sevdim evler arasından bir evdin
DERGAH
Neşeyle gel veya git neşeyle: Yüreğin sana gösterse de kederi, Küçük vadileri, batmış güneşleri, Bırak dans etsin gülüşlerin, dağperisi, Saygısız dağ rüzgârları Dağıtıncaya kadar uçuşan saçlarını. Neşeyle, neşeyle -hep neşeyle: Aşağıdaki vadileri sarmalayan bulutlar Akşam yıldızı yükseldiği zamanlar Gösterişsiz arkadaştırlar; Aşk ve gülüşler şarkılar söyler Yürek ümitsizlik içindeyken.
Sayfa 31 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Hayatın en hüzünlü anı, mevsimine kapıldığın kişinin bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını anladığın andır. Bırak gitsin, bırak git." -Vladimir Mayakovski