“ İç barışı sağlayabilmiş, bütünleşmiş ve asgari müştereklerde buluşabilmiş toplumlar git gide gelişir ve mutluluk yolunda adımlar atarken, huzursuz toplumlar değerli yıllarını iç savaşlarda, iç mücadelelerde tüketir. “
zihnimizin nice kör olduğuna bak sen! gelecek dediğim şey şu anda olup bitmektedir, geleceğin büyük bir parçası geçip gitmiştir artık çünkü yaşadığımız zaman, yaşamdan önce olduğumuz yere ulaşmıştır o halde, her geçen gün bizi yavaş yavaş ölüme götürdüğüne göre, o son günden korkmakla hata ediyoruz
bizi göçüren o son adım, bizi bitkinleştiren adım değildir ki; bize göçtüğümüzü açıklar sadece son gün ölüme varır, her gün de git gide yaklaşmaktaydı zaten! o son gün bizi koparır, parça parça etmez bu yüzden daha yüksek bir yaradılışı olduğunun bilincinde olan ruh, konduğu bu durakta şerefli, cesaretli davranışlarda bulunmak için çabalar; zaten yöresinde bulunan hiçbir şeyi kendinin saymaz ve acelesi olan bir garip gibi, emanet eşyalar olarak kullanır onları.
“.. mutluluğu kendi başına bir amaç olarak yüceltmek esas ödevi ıskalamak demek olacaktır. Mutlu bir hayat sürmeyi istemek bunun gereği olarak da başkaları ve hoşlanılmayan şeyler rahatsızlık vermesin diye iç çemberleri git gide daha fazla daraltmak, insan hayatının çerçeve koşullarını yanlış anlamak demektir.”
Kendimle aramdaki mesafe git gide artmaya başladı. Bir süre sonra tam ortadan ikiye bölündü hayatım. Bir yanım diğer insanları oyalarken, diğer yanım yavaş yavaş ölüyordu.