9/10
·992 syf.··
2026 16. kitabı
·
135 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 08:54
Bazı kitaplar bir hikâye anlatır, bazıları ise insanın kendi hayatına dönüp bakmasına neden olur. Hayatın Kaynağı, benim için ikinci gruba giren eserlerden biri oldu.Bu kitap; kalabalığın onayını almakla kendi doğrularının peşinden gitmek arasındaki mücadeleyi anlatıyor. Herkesin aynı düşünmesini beklediği bir dünyada, kendi aklıyla düşünen insanların neden çoğu zaman yalnız kaldığını gösteriyor. Okurken en çok dikkatimi çeken şey, insanın gerçek gücünün başkalarını yönetmekte değil, kendi karakterinden ödün vermemekte saklı olduğu fikriydi. Bazı kitaplar okunur ve rafa kaldırılır. Bazıları ise bittikten sonra uzun süre insanın zihninde yaşamaya devam eder. Hayatın Kaynağı benim için tam olarak böyle bir eserdi... Hayatın Kaynağı, bana şunu hatırlattı: İnsan, başkalarının alkışlarıyla büyümez; kendi vicdanına sadık kaldığı ölçüde yükselir. Kalabalığın onayını kazanmak kolaydır. Zor olan, yalnız kalsan bile doğru bildiğin yolda yürüyebilmektir. Bu kitap bir mimarın hikâyesinden çok, karakter sahibi olmanın bedelini anlatıyor.
Alıntı
Hayatın KaynağıAyn Rand · Pegasus Yayınları · 20213,742 okunma
Çocuklara kötülüklerden korumak için yapılacaklar listesi
8/10
·195 syf.··
2026 4. kitabı
Suçlular sadece başka insanları hedef seçmediler. Yani yakın akrabalardan yada Koç, hoca amca gibilerden de çıkabilir. Bazı ebeveynler Belki de çocukları tedirgin etmekten korkarak hiçbir şey yapmazlar. Maalesef bu başını kuma gömme tarzı yaklaşım çocukların savunması kalmasına sebep olur. Tüm eleştirilere itaat etmelerini gerektiren katı bir tarzda yetiştirilmiş çocuklar özellikle risk altındadır.@ Hayatta hiçbirimiz her şeyi çözemeyiz, Bu yüzden başkalarının tavsiyelerine başvurur. Çocuk yetiştirme konusunda ucuz teorilere başvuranlar, kendilerini Nasrettin hoca'nın masalında yanlarında bir eşekle ve oğluyla giden hocanın durumunda bulurlar. Yani ne yapsalar çözüm bulamıyormuş gibi hissederler. Sezgi ve sağduyudan yararlanmak Sezgi bir şeyi düşünmeden anlamanı sağlayan ani bir histir. Mesela ani ve sebepsiz bir duyguyla karşıdakinin iyi biri olmadığını hissedebilirsiniz işte bu sezgidir. Mesela bazı iş adamları sahte bir işin neredeyse kokusunu alır. Birkaç yıl polislik yaptım ve Sezgin kayda değer bir şekilde gelişmeye başladı. Sezgi ve sağduyu birlikte gider. Birçok insanın başı sağduyu görmezden geldiği için belaya girer. Sağduyu, eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, genellikle gerçek olmadığını öngörür. Mesela baba çocuklarıyla aşırı ilgilenen bir Koru şefini tuhaf bulduğunu ancak çocukların ve annelerinin bu ilgiden memnun olduklarını bildiğinden onların mutsuz etmek istemediğini itiraf etmiş. Yani sağduyu ve sezgisini görmezden gelmiş ve bedelini oğlu ve ailesi ödemiştir (tacizci bir Kore şefi olayından alıntı) yetişkinler sağduyu sahibidir bunu çocuklarına da geçirmek için çaba göstermelidir. Küçük çocuklara bile sezgilerine güvenmeleri öğretilebilir. Şüphelenen bir çocuk kaba davranmaktan korkmadan kaçmalıdır. Çocukların sevgilerini
Çocukları Kötülüklerden KorumakRobert Stuber · Beyaz Yayınları · 19986 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
Selamlar; Dün gece başlamamla biten bir kitap önerisi ile geldim. Tahir ile tanışıyoruz öncelikle.. Yıllar önce kendisini terk etmiş olan Elif’in Amerika’dan geldiğini öğrenir arkadaşından.. Sonra biz Elif’i, geçmişi, okul yıllarını, tanışmalarını, hayallerini umutlarını ve nihayetinde yarım kalmış her anın sessizce silinişine kulak veririz. Tahir’in eskiden Umut ismini kullanması, Elif’in geri dönüşündeki beklentisine pek de sevinemedim açıkçası! Birinin hayallerini yıkmak ne kadar da kolaydır? Hiç anlatmadan, dinlemeden sadece çekip gitmek? Romanın her anı bir şarkı, bir şiir.. Tahir ise 15 yılın ardından artık bir romantik asi! Hayattan hala alacağı olan, son bir şans vermek için hep tetikte duran… Elif ise bir bilmece! Söyleyecekleri için bence çok geç kalmış bir kadın… Türk edebiyatının duygusal boşluğunu dolduracak, farklı, samimi bir dil ile yazılmış bir eser. Şans vermeli!
Zaten O Şarkıyı Ben Sana YazmadımOrkun Galolar · İnkılâp Kitabevi · 202674 okunma
Hiçlik kolaydır, sıkıyorsa var ol ve yaşa!
Puan vermedi·200 syf.··
2026 17. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 21:00
Kendimce bir karar almıştım; yılda bir tane Emil Michel Cioran kitabı okuyacaktım. Çünkü bu zorlamaya da ihtiyacımız var diye düşünüyorum. Cioran tam olarak böyle bir filozof. Var Olma Eğilimi ‘ne gelecek olursak; yine bir sürü sevdiğimiz şeyi gömüp cenaze namazına davet etmiş bizi yazarımız. Onun dünyaya bakış açısı elinde balyozla dolaşan mağara adamı çünkü. Konu bu defa var olmak. Çünkü “ hiçlik” var olmaktan daha kolay. Sıkıyorsa var ol ve bu dünyada yaşa ! Bölüm bölüm yazılmış hatta kendi içinde de bölünüyor o bölümler, o yüzden ara vererek gitmek iyiydi. Hemen bitsin diye hiç kasmayın kendinizi, bir bölümü bir haftada ya da ayda da okuyabilirsiniz. Var olma sancısının dinmeyeceğine inanların başucu kitabıdır. İyi okumalar..
Felsefe
Var Olma EğilimiEmil Michel Cioran · Metis Yayıncılık · 2020903 okunma
Atticus ve Sistem Sorunu
Puan vermedi·360 syf.··
2026 4. kitabı
Bir çocuk perspektifinin nahifliğiyle yazılmış olan romanı okurken de olaylara bir çocuk gibi bakmak gerekir. Bu konuda Scout Finch bize oldukça yardımcı oluyor. Okura kolayca geçen durumları bir çocuğun gözleriyle yorumluyor ve çocuk tepkileri veriyor. Roman içinde karakterlerin farkındalık zannettiği pek çok an oluyor ve adeta bir sonraki sahnelerle bu farkındalıklar sürekli kırılıyor. Çocukluğun en güçlü terimi oyun'dur. Oyun esasen hayatımız boyunca devam eden bir süreç. Birisi cübbesini giyiyor ve avukat bey oluyor, bir diğeri copunu alıyor ve polis oluyor. Diğeri size iğne yapıyor ve ona hemşire diyoruz. Bizler de oyunda üzerimize düşen görevi üstleniyoruz ve oyunu bozmadığımız sürece ceza almıyoruz. İnceleme içinde bazı spoiler kısımlar olabilir. Bu sebeple kitabı okuduktan sonra buraya dönmeniz daha sağlıklı olur. Hikayemiz 1930'lar Amerika'sında güneyde geçiyor ancak bugün bile güneyde Amerikalılar benzer perspektiflere sahiptir (İkinci ağız ve dünya haberleri üzerinden bir fikir). Karakter karakter ele almaktansa tema tema ele almayı deneyeceğim. Dolayısıyla kronolojik atlamalar yapabilirim. BÜLBÜL: "Bülbüller bizi eğlendirmek için şarkı söylemek dışında bir şey yapmaz. İnsanların bahçelerindeki bitkileri yemezler, mısır ambarlarına yuvalanmazlar, tek yaptıkları iş bize içlerini dökmektir/şarkı söylemektir. İşte bu yüzden bülbülleri öldürmek günahtır." Kitabın arka kapağında ve ilgili yerde yazan bülbül meselesi işte bu. Bülbül basitçe kendinde varoluştur ve masumiyeti temsil eder. Roman özelinde bunu iki karakterde cisimleştiriyoruz. İlki birinci kısmın çocuklar üzerinde durduğu Arthur Radley -çocukların deyimiyle Öcü Radley- ve ikincisi de kitabın ikinci kısmının ana ekseni olan Tom Robinson. Öcü Radley basitçe çocukken yaptığı yaramazlıklar
Edebiyat
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Epsilon Yayınevi · 202088,8bin okunma
Vladimir Bartol'un Fedailerin Kalesi: Alamut.
Puan vermedi·576 syf.··
2020 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2020 00:00
Biri size sahte bir cennet gösterse, buna inanır mıydınız? Ve sonuna kadar o adamın peşinden gitmek... Bir inancın gölgesinde şekillenen hayatlar... İdeoloji, inanç ve manipülasyon üzerine yazılmış en iyi kitaplardan biri: Vladimir Bartol 'un Fedailerin Kalesi: Alamut "Fedakarlık gerektirmeyen şeylere inanmak kolaydır. Ama inancımızı hayatımızla ispat etmemiz gerekirse işte o zaman ak koyun kara koyun ortaya çıkar." Asıl hikaye şu: Bir dünya içinde gencecik çocukları başka bir dünyanın var olduğuna inandırmak... Aslında büyük bir cesaret istiyor. Haşhaşi tarikatının lideri Hasan Sabbah, farklı stratejiler ve şeytanın aklına gelmeyecek yöntemler kullanıyor. İnsanlık dışı, korkunç ve zalimce... Ama asıl dikkat çekici olan şu: Tüm bu yöntemlere rağmen bazı insani değerler hiç değişmiyor. Sonunda tüm tarikatların gücü, taraftarlarının körü körüne inanmasına bağlı. "Bizi mutlu ya da mutsuz kılan, olaylar değil, onları algılama biçimimizdir." Hasan Sabbah Allah'ın varlığına bile inanmıyor ama güç ve iktidar için insanların inançlarını sonuna kadar sömürüyor. Fedailer için yarattığı "cennet", ustaca hazırlanmış bir illüzyon. Gerçeklik algısının ne kadar kolay manipüle edilebileceğini yüzünüze vuruyor. Bence kitabın en etkileyici yanı, tarafsız bir şekilde her şeyi anlatmaya çalışması. Gençleri kandırmak, sahte gelecekler vaat etmek, itaati ödüllendirmek, gerçeği bastırmak... Bunları bugün de görmüyor muyuz? İnsanlığın düşünce ve duygularının yıllar geçse de pek değişmediğini bir kez daha görüyoruz. Kitap "kurgu tarih" niteliğinde ve bazı tarihsel olaylar net değil. Marco Polo'nun anlatılarından esinlenilmiş, tamamen tarihi gerçekleri anlattığını söylemek mümkün değil. Bunu bilerek okumak gerekiyor. Puanım: 4/5 — Bu tarz konuları seviyorsanız sıkılmadan okursunuz, akıcı ve
1000Kitap
AlamutJames Boschert · Yurt Kitap Yayın · 20126bin okunma