"Sen Dünya'da değilken, sonraki enkarnasyonunun dersleri senin neye ihtiyacın olduğunu bilen tek varlık tarafından, yani SENİN tarafından plan
lanır! Sen ve diğerleri öğrenimin için gerekli potansiyelleri hazırladınız. Bazıları seni dürtüklemeyi ve kışkırtmayı kabul ettiler. Bazıları yıllarca senin istiridyendeki (incinin oluşmasına neden olan) kum olmayı kabul ettiler! Bazıları seninle partner olmayı kabul ettiler ve evet, Michael, bazıları da kontratları gereği, kendilerinin olduğu kadar, senin de gereksinimlerine daha kolay ulaşabilmen için erken öldüler."
....nasıl olabileceğini gerçekten anlamamıştı.
"Planladık mı?"
"Evet."
"Bu olamaz. Hayatımda kazalar, rastlantılar, ansızın meydana gelen olaylar, şansı yaratan yüzlerce etken vardı."
"Sen bunu diğerleriyle birlikte planladın, Michael."
"Nasıl?"
"Michael, sen ebedi bir varlık olduğunu biliyorsun. Sen yuvaya, kendi tanımına göre yanıtları, huzuru ve amacı bulacağını hissettiğin o kutsal yere gitmek için izin ve eğitim almak üzere burada bulunuyorsun. Sen bu dünyada daha önce bir çok kez bulunduğunu ve değişik ölçülerde ve tiplerde birçok insan olarak yaşadığını bilmiyorsun."
Dışardan, kıçınıza tekmeler inince kaçabilirsiniz. Ama bövle bir şey içerden geldi mi kaçmak olanaksızdır. Böyle bir şeye yakalandım mı gitmek, bir daha hiçbir zaman hiçbir yere dönmemek isterim. Sanki biri oturuverir içime. Çığlıklar atmaya, kendimi yerden yere vurmaya başlarım, dışarı çıkabilmek için başımı çarpar dururum, ama beceremem, bacakları olan bir şey değildir bu, insanın hiçbir zaman bacakları olmaz içinde.
Yürümeye karar vermek (uzaklara, herhangi bir yere gitmek, başka bir şey denemek) Yabanın Çağrısı olarak algılanabilir bu defa. Bu yürüyüşlerde yıldızlı göklerin, doğanın muazzam gücünü keşfedersiniz; iştahınız kabarır, yücelikleriyle bedenleriniz doyar. Dünyanın kapısını bir kez çaldınız mı, sizi hiçbir şey tutamaz.