Kitap okuduğum güzel bir ütopyaydı (distopya demek daha doğru olur) . Aile, evlilik , duygusal bağların artık körleştiği ve gereksiz görüldüğü bir yapılanma. Herkes herkes içindir felsefesi benimsenmiş. Bilim bile sadece kurulan düzen için kullanılıyor.
Tüm insanların daha doğmadan yer alacağı toplumsal sınıf belirleniyor . Fizyolojik ve psikolojik olarak embriyoları bu şekilde oluşturuyorlar.
Bebekler doğduktan sonra yaşayacağı hayatı kabul edecek ve 'mutlu' olacak şekilde koşullandırılıyor. Yaşamlarında da 'keyif' alma amaçlı soma adı verilen ilaç ücretsiz olarak dağıtılıyor.
Herkes aslında kurulmuş olan düzende sorunsuz bir şekilde çalışacak şekilde üretiliyor. Makineleşmiş fakat 'mutlu' olan insanlar..
Kitabı okurken herkesin mutlu olduğu ve sorunun olmadığı bir düzen neden yanlış olsun ki diyebilirsiniz. Bu düzenin içinde yaşamayan ve "vahşi" olarak adlandırılan karakterimizin dahil olmasıyla gerçek duyguların önemini anlıyoruz.
Ölüm olduğunda ağlamak, haksızlığa uğradığında sinirlenmek, hayatla ilgili kaygı duymak, pişmanlıklar yaşamak..
Bu duyguların varlığında aslında gerçek anlamda 'mutlu ' olabiliriz.
Özellikle ütopik bilim kurgu sevenlere tavsiye ederim.