Okuyacağınız öykü sevgilisine deli gibi âşık bir gencin birkaç günlüğüne bile olsa onu görme hayaline kendini kaptırmasıyla başlar. Yaşadığı şehirden bir gece vakti arabayla yola çıkar ancak gece sabaha yaklaştıkça yol gittikçe uzar ve kaybolduğunu anlar. Yolunu kaybedişinin basit birkaç nedeni vardır; uzun yol tecrübesizliği, acemi bir sürücü oluşu ama hepsinden önemlisi gece karanlığında yola çıkışı gibi…
Evrenin bu üçlü hata zincirini bir arada gerçekleştiren Atahan’a bir sürprizi vardır. Önce izlediği yoldan ayrılmasına ve sonra hiç olmadık bir yerde trafik kazası geçirmesine sebep olur.
Gizemli olayların meydana geldiği kuş uçmaz kervan geçmez bir kasabaya hapsolan Atahan’ın kaçmak için çok fazla seçeneği yoktur. Kasaba, onu ve içindeki tüm canlıları yutmaya hazır dev bir mezarlıktır aslında.
Bir rüya ile başladı bir ışık hüzmesi ile devam etti kitabımız. Küçücük bir köy düşünün kocaman bir ışık hüzmesi ve hayatlarında yaşamadıkları bir, 3-4 dakika. Sonrasında sarpa saran hayatları...
Bir yol ayrımı düşünün seçtiğiniz sapak ile değişen yaşam döngünüz.
Bolca vahşet, katliam okuyacağınız kitapta, bilim , uzaylılar, görünmez olan seslerle boğuşuyoruz. Beni en çok etkileyen kısmı tecavüze maruz kalan kadınlar ve çocuklardı sinirimi zıplata zıplata okuduğum bu eserde kasabanın şuanlık hali sonuca bağlansada kasabadan kaçmaya girişen misafirden sonra neler olacağı diğer kitabımıza kalıyor...
+18
Yazarımızın kalemi akıcı fakat çok fazla betimlemeri var, okurken merak uyandırıyor, fakat çok detay beni biraz yordu...