Bu tarzda okuduğum ilk kitaptı. Yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşündüyordum bu yüzden çok fazla olumsuz yorum bildirmek istemiyorum ama sanki çok şey anlatmak isteyip de hiçbirşey anlatamamış gibiydi. Hatta sanki aşkı anlatmamak onu herkesin kendi içinde yaşaması daha mı güzel acaba diye bile düşündüm. Özellikle sürekli birşeyleri birşeylere benzetmeye çalışmak bana saçma geliyor. Hatta kadınların "kadın kadındır bilmemne babandır" haykırışlarını daha da bi destekliyorum artık. Üşenmesem sayacaktım kitapta sayfa başına düşen "sevmek" kelimesinin sayısını. Toplam kelime sayısının % kaçını oluşturuyor merak ettim açıkçası. Bilmiyorum belki de daha kısa tutulsa böyle söylüyor olmazdık. Biraz fazla olumsuz oldu belki ama inşallah diğer kitaplarını okuyunca güzel şeyler yazmak isterim.