Cemal SÜREYA /Aşklar da bakım istiyor öğrenemedin gitti!
9/10
·107 syf.··
2022 76. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2022 14:25
Ah şu mektuplar... Ahmed Arif'in mektupları Ümit Yaşar Oğuzcan'ın mektupları Sabahattin Ali'nin mektupları Ve şimdi de Cemal Süreya'nın mektupları... Beni benden aldınız! Kalemi büyük olan sanatçıların aşkları da büyük hep. Belki de aşklarının büyüklüğüdür onların kalemlerini böylesine güzel kılan, onlara böylesi satırlar yazdıran... İyi ki sevmişler ve biz iyi ki tanık olmuşuz böyle sevdalara... "Akşamları eve döneyim, kapıyı sen aç: gözle­rin..." (s. 17) 1000Kitap Ne güzel bir kitap uygulamasısın sen. Ne güzel şeylere vesile oluyorsun. Bu kitabı da içinizden kıymetli bir okurun tavsiyesi - Mavi Balık - ile okuma fırsatı buldum. Ve öylesine sevdim ki. Kendisine buradan minnettarlığımı sunuyorum. İyi kitaplarla tanışmak anlamlı. Daha da anlamlısı buna kıymetli bir dostun vesile olması. Onüç Günün Mektupları Cemal Süreya'nın kendi el yazısından, herhangi bir basılma isteği, beklentisi olmaksızın, sevdiği kadına hastalıkla mücadele ederken yaşama isteği, sevgi gücü veren ve on üç gün boyunca aralıksız yazılan mektuplar... Sevgi de en büyük şifa kaynağıdır neticede öyle değil mi? Ve şair bu mektupları hastane ziyaretlerinde gidip bizzat sevdigi kadının eline verir... "Zuhal Hanım'ın hastanede kaldığı bu on üç gün boyun­ca, Cemal Süreya, her yerde, bulduğu her köşede oturur ona mektuplar yazar. Sonra ziyaret günleri onu görmeye gider, yazdığı mektupları ona bırakır. Hastaneden çıkar çıkmaz da yeni bir mektuba başlar. Tam on üç gün sürer bu mektup yazma işi." (s. 11) Cemal Süreya'nın asıl adının Cemalettin Seber olduğunu biliyor muydunuz? En büyük özleminin Elif Zeyno isimli bir kız çocuğu olduğunu? Ona dair ne çok şey öğrendim bu kitapta. Ne güzel bir aşk yaşamış ve ne değerli şahsiyetler geçmiş hayatından: Kemal Tahir, Ülkü Tamer, Fazıl Hüsnü Dağlarca ve daha niceleri... John Steinbeck olsa bizi anlatan bir yapıta şu cümleyle başlardı: "Bu Memo’ nun, Memo’nun annesi­nin, Memo’nun babasının ve Memo’nun evinin öy­küsüdür. (s. 62) Tam olarak böyle aslında. Bu Cemal Süreya'nın oğlunun, eşinin, birlikte kurdukları hayatlarının öyküsü. "Yaşlanıp öyle kolkola yürüyelim mi? Ne güzel yaşlanırsın sen." (s. 62) Güzel severmiş eskiler. Güzel mektuplar yazarlarmış. Hastalıkta sağlıkta durumu öyle zamanlarda varmış. Yorulana, sıkılana kadar değilmiş sevgiler. Ah o mektuplu dönemlerde yaşamak vardı. Hep düşünürüm, çağımıza alışamadık... Hani diyor ya Murat Menteş: Şeyhim kainata alışamadım! Mektup türünde okunacak en değerli eserlerden. Erdal Öz de oldukça başarılı bir giriş yazısı kaleme almış. Kıymetli bir hocamız derdi ki "Ön sözü okunmamış kitabı okunmuş saymam ben." Kapağından son sayfasına kadar duygularla doldum, okuduğuma çok memnun oldum. Şair Cemal Süreya'nın yanında, eş Cemal Süreya, baba Cemal Süreya ile de tanışma fırsatı buldum. Farklı türlerde okumak okuma sürecinin en iyi dostu. Ve bu eser de türünün başarılı bir temsilcisi. Önce kitaplıklarda sonra yüreklerde olsun!
Mektup
Onüç Günün MektuplarıCemal Süreya · Can Yayınları · 19905,6bin okunma
·
8bin Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Kıymetli arkadaşım Derya BAKIR'a da okuma sürecime eşlik ettiği için teşekkür ediyorum.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
📚📖
Mektup olarak bu esere de bakabilirsiniz öğretmenim😊 Serin Mavi
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum. 😊🙏
Her zamanki gibi mükemmel bir inceleme emeğine, ruhuna sağlık 🌼 Adım geçmiş çok mutlu oldum 🙏 :)
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum güzel tavsiyen ve yorumun için. 😊