Önce Ben
8/10
·126 syf.··
2023 86. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2023 13:06
Johann Wolfgang Von Goethe nin daha önce Faust kitabını okumuştum. O da çok kalite ve kendi alanındaki en iyi kitaplardan biriydi. İncelemem şurada dursun : #113232816 Genç Werther'in Acıları kitabı, epistolar roman yani mektup roman tarzında bir kitaptır. Drakula kitabını yakın zamanda okudum, o da bu tarz bir tarzda yazılmıştı. Mary Shelley nin meşhur kitabı Frankenstein ya da Modern Prometheus kitabı da yine bu tarzda yazılan bir başka başka önemli eserdir. Daniel Keyes in Algernon'a Çiçekler eseri de yine bu tarzı kullanır. Carrie, Damızlık Kızın Öyküsü bu tarzın günümüze yakın diğer önemli eserleridir. Genç Werther'in Acıları kitabını ruhsal olarak iyi bir dönemizde okamanızı öneririm. Fazla bunaltıcı, melankolik bir eser. 1774 de yazılmış bir kitap. 1787 de yazar tarafından restorasyon yapılmış ve günümüzdeki son halini almıştır. Sanattaki Sturm ve Drang dönemi denilen bir dönemde yazılmıştır. Fırtına ve Stres yani. Rasyonalizm tarzına karşı olarak oluşturulmuş ve tepki olarak sanata eklenmiş bir tarz denilebilir. Duygular özgürce ifade edilir bu tarzda. Müzik, görsel sanat, tiyatro, edebiyatta bu dönemin önemli eserleri oluşmuştur. Bu akım 1760 ve 1780 yılları arasında çok aktiftir. Goethe ve eseri Genç Werther'in Acıları bu dönemin bir parçasıdır. Werther, arkadaşı Wilhelm e sürekli mektup yazar. Karşılıksız bir aşka verilen uç nokta bir tepki mektup serisi demek de mümkün. Charlotte, annesi öldükten sonra kardeşlerine bakan ve Albert adında kendinden 11 yaş büyük bir adamla nişanlı genç güzel bir kadındır. İşte bizim Werther imiz bu güzel kadına bünyesinde imkansız bir aşk besler. Goethe, Charlotte Buff adında genç güzel bir kadına aşık olur ve teklif eder ama Charlotte, Johann Christian Kestner adında arşivci ve mahkeme danışmanı olan bir adamla evlenir. Hatta ikisi ile de arkadaş olan Goethe, düğünden evvel bu ikiliye alyans yüzük bile satın almıştır. Arşiv kayıtlarında bu bilgiler mevcut.Kitabın yazıldığı dönemden çok sonra Goethe, " Herkes Werther'in aşkı gibi bir aşk yaşamadı ise, bu onlar için çok kötü olmalı." demiş aradan yıllar geçmesine rağmen, eserine ve aşkına sahip çıkmıştır. Kitapta yine alt sınıf üst sınıf mevzusuyla ilgili bir sınıf ayrımı konusu geçmektedir ki, bilindiği üzere o dönemin çoğu eserinde bu mevzuya göndermeler bol bol vardır. Sevmek sevilmek tamam güzel hoş ama kitap fazla abartılı geldi. Belki bilemiyorum günümüzde buna benzer duygular hiç kalmadı diyedir. Ya da sıfıra yakına indi. O nedenle belki de bilemiyorum. Bundan dolayı bu aşk hikayesi bende günümüz kafasını yaşadığım için pek bir reel gelemedi bir türlü. Eee Emre sende gidiyor 250 sene öncesinin eserini okuyorsun ve bunun kafası ile düşünüyorsun beaa diyenlerde olacaktır. Doğru ama oturmadı bir şekilde. Aşk, sevgi, beğeni, hoşlanma hikayesinden daha çok psikolojik bir rahatsızlık olan takıntılılık hastalığı hikayesi gibi geldi bana kitap. Keza hikayede bana göre saçmalıklar silsilesi olarak devam ederken, bir başka saçmalıkla da son buldu. Kitabın sonu olarak bir şey söyleyemeyeceğim ama insanın kendisinden daha önemli bir kavram olduğunu düşünmüyorum. Buna megolaman, hodbin, egoist, narsist artık ne derseniz söyleyin, önemli değil. Öncelik ben olmadan hiçbir şeye müdahale edemezsiniz. Siz güçlü bir şekilde var olmazsanız çocuğunuza yemek satın alamaz, anne babanızı hastaneye götüremezsiniz, eşiniz sonuna kadar yanınızda olmaz. Bu umutsuzluk değil bu arada. İsterseniz hemen deneyin şimdi. Ben işimden atıldım, parasız kaldım, ya da bacaksız kaldım artık yürüyemeyeceğim falan deyin o sizi sonsuza kadar sevecek insanlara. Bakalım ne kadar sonsuz seviliyormuşsunuz görelim. Yüzde 10 u dayanır belki. Yüzde 90 ı arkasına bakmadan kaçar. Çok sevdiğim bir yakınım Covid oldu, ailenin tek gelir kazananıydı, melek gibiydi, ailesini bir kere bile kırmadı, dökmedi, ama öldüğünü ailesi 10 saat sonra salonda öğrenebildi. Çünkü sana senden başka kimseden fayda yok. Bu kadar basit. Kitap, insanın aciz ve muhtaç bir varlık olduğunu özellikle sevgiye olan muhtaçlığını her sayfasında bizlere gösteriyor. Günden güne kitaptaki geçişler ve çaresizlikteki artışı adım adım göstermesi özellikle çok iyiydi. Geçişleri Goethe süper yapmış. Hatta mektubuna cevap gelmeden tekrar yazması bu nefessizliği, çaresizliği çok güzel göstermiş bizlere. Karamsar bakış açısı ve sonu benim hoşuma gitmedi. Belli yerlerde hatta sonunda da mantık hataları vardı. Ama bu spoilere girer diye bunu açıklayamacağım. Anlatım ve edebi dil iyi ama akış yavaştı. Yorucu hatta, sıkıcı bir tarzı vardı. Fazla melankolik ve hastalıklı bir tarz. Napolyon un bu arada Mısır seferinde Genç Werther'in Acıları bu kitabı yanına aldığı bilinmektedir. Wertherizm, insanın temsil ettiği çağın kendine düşkünlüğünü anlatmak için kullanılan bir terim haline geldi. Hatta dünyanın en iyi romanı denilen kitapta yani Anna Karenina da bile alıntısı geçmektedir. "Bu normal bir sevgi değil, Werthervari bir aşk." Werther Fever adında giyim modası oluştu ve Werther in kitapta bahsedilen hali gibi giyinmeye başladılar. Kitabın sonu ile alakalı olarak Danimarka ve İtalya da kitap yasaklanmıştır. Kısaca bu kitap, çok kişiyi, dönemi, ülkeyi, giyimi, eseri, akımı etkilemiş bir eser olmuştur. Kaliteli ama zor bir eser. Fazla melankolik dediğim gibi. Okuyacağınız döneme dikkat edin ve önce ben diyerek her zaman yola çıkın. Puanım 8.
Edebiyat
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,1bin okunma
··
11,8bin Gösterim
7 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok kısa hemen okurum diye elime alıp bir kaç gün süründürmüştüm, önerileriniz çok kıymetli ben kötü dönemimde okumak gibi bir hataya düşmüştüm, ağır zor ve melankolik, harika bir inceleme olmuş elinize sağlık...
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
Teşekkürler Büşra 😇 Bir daha şans verme ama 😂
Ben kitabı beğenmedim kitap bitti hatta ne kaçırdım diye yer yer başa alıp inceledim, ve hatta bir kaç inceleme de yokladım diyebilirim . Beni çarpan bir aşk hikayesi, bir vavvv göremedim. Yani eksikti o aşk, alıntıların güzel olması kurguyu güzelleştirmeye ve anlamlandırmaya yetmedi. Charlotte’den kitabın son sayfalarına gelinceye dek bir tepki bir yorum göremiyoruz saplantılı bir aşk var ortada , ama bunu içinde yaşamak ne denli doğru bilemedim, bana da saçma geldi günümüze kıyasla, lakin o dönemde yaşasaydım saçmalama Werter git konuş bence derdim. Kaldı ki o dönemin insanlarının cesareti hayranlık uyandırıcı bunu yapmamasına bir neden bulamadım. Final bölümü Hiç olmamıştı sizin düşüncenizin aksine orda Werter önce ben dedi. Giderken sevdiği kadına sonsuza dek sürecek bir vicdan yükü yüklemedi mi ? Yada evliliklerine bombayı bırakmadı mı? Bu kitapla ilgili yazacak çok şeyim varda neyse bakalım hep spoile hep spoile 😅
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
Hahah süper yorumdu bayildım 😌😇
Kitap edebi anlamda doyurucuydu, siz daha çok psikolojik bir açıdan yaklaşmışsınız. Aslında buna katılıyorum başrol takıntılı bir aşıktı, belki de ailesinden kaynaklı aradığı sevgiyi hiçbir zaman bulamadı ve ona en sıcakkanlı gelen kadını sevdi... Daha sonra hayatındaki boşluğu nasıl dolduracağını bilmediği için de hayatına son verdi. Günümüzde insan hakları bilinci geliştikçe bu alanlarda daha az intihar ya da depresyon vakası var ama hiç yok da diyemeyiz. Ne olursa olsun sevilmenin ve aşkın acısı bir başka...
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
Son cümlenize yürekten katılıyorum 😇👌🏾
Benim için de akmayan, yorucu bir kitaptı.
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
Çok yordu hem de. Durağandı.
👏👏👏
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
😇🙏🏾