Bu kapsamlı eseri 3 başlık altında neden-sonuç ilişkisi ile incelemek istiyorum.
1) Vergilius'un hayatı ve Edebiyatta ki önemi.
2) Aeneis'i okumadan önce bilmemiz gerekenler, okumamız gereken kitaplar.
3) Aeneis'i okuduktan sonra okunması iki katı keyifli gelecek kitaplar.
1) Bir çoğumuz Vergilius ismini Aeneis kitabının yazarı olarak değil de Dante Alighieri'nin İlahi Komedya kitabında Dante'yi karanlık bir ormanda tarafından kurtarıp ona Cehennem ve Araf da yol gösterici rehber olarak karşımıza çıkması ile biliriz.
Oysa ki Vergilius bir kitap kahramanından çok daha önemli bir kişiliktir. Yazmış olduğu eserlerle Ovidius'un Dönüşümler 1-15 kitabını yazmasına esin kaynağı olmuş, İtalyan şair Ludovico Ariosto'nun şiirlerine konu olmuş, William Shakespeare'in bir çok eserinde göndermeler yaptığı, John Milton'un Kayıp Cennet kitabında mitlerinden yararlandığı, İngiliz şair John Keats'in Aeneas'ın Hysperia'ya yolculuğu isminde şiirler kaleme aldığı çok önemli bir Romalı şairdir. Kimi kaynaklara göre ise Orta Çağ'a kadar Latincenin edebiyat ve bilimin ana dili olmasında Aeneis kitabının payı çok büyüktür diye yazılmıştır.
Peki kimdir bu Publius Vergilius Maro, kısaca kendisinden bahsedelim.
* M.Ö. 70 yılında Roma'da doğup M.Ö. 19'da yine doğduğu topraklarda ölmüştür.
M.Ö. 29 yılında yazmaya başladığı Aeneis'i M.Ö. 19 yılında, yani ölmeden önce tamamlamış olsa da üzerinde değişiklik yapmak için çok uğraşmış lakin hastalığı ilerleyince arkadaşlarına 'Ben öldüğüm zaman Aeneis'i yakın' diye buyursa da Franz Kafka'nın son isteğini yerine getirmeyen(!) arkadaşı gibi eseri yakmak yerine Octavianus sayesinde el ile çoğaltılarak günümüzün en çok okunan destanlarından birisi haline gelmiştir.
2) Aeneis 'i okumaya karar verdiyseniz öncelikle bu eserleri okumuş olmak, kitabı daha akıcı okumanıza olanak sağlayacaktır.
a) Mitoloji Sözlüğü: #200967546
b) İlyada: #169523478
c) Odysseia: #201098374
Kitap İlyada'da anlatılan Troya savaşının arka perdesini anlatıyor.
Tanrıça Aphrodite ile Troya'lı prens Ankhises'in oğlu Aineias, Homeros'un İlyada destanında Hektor'dan sonraki en ünlü komutandır. Aeneas destanı ise Troya'lı yiğidin Troya yangınından sonra Anadolu'dan göçmesi ve İtalya'ya yerleşerek Roma şehrine temel olacak yeni bir yurt kurmasını anlatır. Tıpkı Odyssus'un savaştan sonra evine dönüş yolculuğu gibi Aeneis'de Hysperia'ya, yani İtalya'ya doğru yola çıkarak yeni bir kent arayışında iken başına gelecek olayları okuduğumuz için İlyada ve Odysseia destanlarını okumanın bu kitabı anlayarak okumanızda çok büyük etkisi olacaktır. Kitapta ismi geçen çoğu kahramanın Homeros'da geçenlerle aynı olduğunu anladığınız da bana hak vereceksiniz.
* Ayrıca kitaba başlamadan önce şu karakterler hakkında Azra hanımın mitoloji sözlüğüne bir göz atarsanız hikayeyi daha bir içselleştirebilirsiniz.
a) Aeneas
b) Dardanus
c) Kartaca kraliçesi Dido
d) Priamus
e) İuppiter
f) Ankhises
g) Andromakhe
3) Ve bu kitabı okuduktan, Vergilius'un görüşlerini, mitlerini, öğretilerini benimsedikten sonra rahatlıkla İlahi Komedya kitabını okumaya başlayabiliriz. Tabi arada araf, köprü görevi gören Yeni Hayat ile Beatrice'i de tanıdıktan sonra...
Bir diğer keyif alarak okuyabileceğimiz eser; Vergilius’un Ölümü kitabı olacaktır. Her ne kadar birebir destandan beslenmese de konu olarak çok fazla gönderme olduğu için tanıdığınız kahramanları modern edebiyatta yeniden görmek diğer kitaplardan iltimas etmenizi sağlayacaktır.
Bir diğer güzel kitap ile önerilere devam edelim. Christopher Marlowe'un Kartaca Kraliçesi Dido kitabını okumak, Dido ve Odysseus arasındaki ilişkiyi daha bir hüzünlü kılıyor. Ah Dido, okyanuslarda yüzmeyi öğrenip bir su birikintisinde boğulmak ne demekmiş, anlamazlar...bir anlam da yüklemezler... Ben anlıyorum, kime ne?
Son olarak önerebileceğim bir diğer eser ise Jorge Luis Borges'in Dantevari Denemeler kitabı olacaktır.
* Son sözlerimi söylemek gerekirse, şöyle kendi ifadem ile söylemek gerekirse, "Bana göre!"; Homeros'un İlyada ve Odysseia'sından çok daha akıcı ve dokunaklı bir destan çıkartmış ortaya Virgil. Zaten ömrünün on senesini bu eseri yazmakla uğraşmış, ömrü yetseymiş kimbilir daha ne eklemeler yapacakmış da, işte, ömür vefalı bir sevgili değil ki gelip de yaşam öpücüğüyle dudaklarına can verip de ölümü anlamsız kılsın.