Gönderi

Sezai Karakoç Okuma Etkinliği (İnceleme Kısmı)
Bugün 22 Ocak Sezai Karakoç'un doğumgünü. Sezai Karakoç Okuma Etkinliğimize başlıyoruz. #26460309 Denilir ki "bazı şairlerde gayb aleminin anahtarı vardır"; işte bunlardan birisidir Sezai Karakoç. Söyledikleriyle yaşadıkları birbirini tutan güzel insan. Sezai Karakoç'un en sevdiğim özelliğidir tevazusu, suskunluğu, ortalıkta görünmemesi, nedenini şiirinde açıklıyor aslında "Şairler yaşayamadıklarını yazarlar Ama o yazılacak olanı yaşarlarsa susarlar" diyerek. Evet bugün büyük şair, mütefekkir, güzel insan Sezai Karakoç'un doğum günü, iyi ki doğmuşsun üstad, iyi ki bize bu güzel eserleri bırakmışsın. Teşekkürler, minnettarız. Etkinliğimize geçelim, Sezai Karakoç'u anlamak, hatırlamak ve hatırlatmak için bir ay boyunca okuyoruz. Etkinliğe katılmak isteyenler bağlantıdaki ( #26460309 ) iletinin altına yorum yapsın. Burası ise sadece okuduğumuz kitapların inceleme ve yorumlarının yapıldığı yer. Bunu da yorumda ilk önce büyük harflerle kitap ismini yazarak devamında da kitapla ilgili incelemenizi ya da yorumunuzu yazarak yapalım. (Örnek: DİRİLİŞ NESLİNİN AMENTÜSÜ - .......) Herkese iyi okumalar. Katılımcılar; 1- https://1000kitap.com/Elifyy 2- Salih 3- Yaren 4- Çağrı Islam 5- Meltek 6- Esther. Sema 7- Icetree 8- Katre-i Derya 9- Merve 10- Zeyneb Öztürk 11- L Büşra A. 12- Meryem Yılmaz 13- https://1000kitap.com/hayatguzelse 14- https://1000kitap.com/Nesrinay 15- Hatice Keskin 16- Hümeyra Eroğlu 17- Tahallî 18- Serife Kaba 19- Şaşkan# 20- https://1000kitap.com/Mcatli 21- https://1000kitap.com/Biname 22- Mutâlî’ 23- eylul demir 24- https://1000kitap.com/Dediki 25- Fırat İnan SARIÇİÇEK 26- Dünde yarını... 27- Mine 28- Ufuk ŞAHİN 29- İshak Kaya 30- Rahime 31- özlem 32- Ebru Kırılmaz
Etkinlik
··
76 Gösterim
21 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Salih
Gönderi Sahibi
MEHMED AKİF - #27028650 Mehmet Akif gibi büyük bir şairi yine Sezai Karakoç gibi büyük bir şair, fikir adamı gözüyle görme, faklı bir pencereden bakma adına güzel bir biyografi ve inceleme kitabı. Karakoç'un Yunus Emre ve Mevlana ile birlikte üç biyografi kitabından biri bu. Diğerleri gibi bu kitapta da, önce hayatını ve düşüncelerinin nasıl geliştiğini anlatıyor, daha sonra da şiirlerini yorumlarıyla beraber açıklayarak bize sunuyor. Çoğu biyografi kitapları birbirinin kopyasıdır normalde fakat Sezai Karakoç sadece hayatı ve eserlerini vermeyip bunlarla ilgili çok güzel ve özgün yorumları da bize sunuyor. O yüzden Karakoç'un biyografi kitapları çok hoş ve öğretici. Kitaptaki her konuya değinemem tabi ama bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Özellikle Necip Fazıl başta olmak üzere bazı islamcı fikir adamları Akif’in Mısır ekolü (Afgani, Abduh, vb.) düşünürlerinden etkilendiği ve reformist olduğu için eleştirmekte hatta suçlamaktadırlar. Fakat Sezai Karakoç bu olaya farklı bir pencereden bakıyor ve bu konu hakkında mübalağa edildiğini anlatıyor va hatta islami ve felsefi gerekçelerle açıklıyor. Bu konuda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlara da güzel bir cevap vermiş. “Boşuna yaşamadın, boşuna savaşmadın ve boşuna ölmedin” diyerek seslendiği Mehmet Akif'in milletin ruhuna kök saldığını anlatıyor üstad.
Salih
Gönderi Sahibi
MAKAMDA - "Aklın bir kılıç olsun, duygun bir kalkan, bilgin de bir zırh." Sezai Karakoç'tan bol bol nasihat dinlermiş gibi okunan, içerisinde çokça fazla güzel söz, güzel cümle barındıran bir kitap. Nasıl yapıyorsun, o kelimeleri nerden bulup, yan yana getiriyorsun da o cümleler çıkıyor anlamıyorum. Hani kitabın ismini Aforizmalar koysan olurmuş o kadar. Kendini yenilemek isteyen, en baştan başlamak isteyen, bir silkelenip ayağa kalkmak insanların okuması gerek kitaplardan biri. Şekil desen var, ahenk öyle, mana her zamankinden, velhasıl güzel sevdim.
Salih
Gönderi Sahibi
YİTİK CENNET - "Ben bir meselede Sezai Karakoç'un bir dizesiyle ya da bir metniyle karşılaştığım vakit, o mesele zihnimde başka türlü söylenmesi icap etmezmiş gibi.." diyor Tarık Tufan. Bilahassa ben Sezai Karakoç'un fikirleri ve kitapları için anlatılmaz yaşanır diye düşünürken, böyle güzel bir tarifle tespitle karşılaştım. Tam olarak hissiyatım ve fikriyatım da budur benim. Yeni bir Karakoç kitabı, en fazla okunan ve sevilenlerden. Ne anlatıyor bu kitabında üstad biraz bahsedeyim. Hz. Adem ve Havva'nın cenneti yitirmesiyle başlayan insanlık yolculuğunu ve yitirilen bu cenneti tekrar kazanma yolundaki insanlığın yolculuğunu peygamberler üzerinden anlatıyor. Tabi bütün peygamberler üzerinden değilde medeniyetin doğup, gelişip, geçtiği kritik noktalarda başrolü oynamış olan Hz. Adem, Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz Yusuf, Hz Musa, Hz. Süleyman, Hz. Yahya, Hz. İsa ve Hz. Muhammed (s.a.v) üzerinden anlatıyor. Sezai Karakoç'a göre insanlığın yitirilen cenneti tekrar kazanmaları yolculuğu bu peygamberlerin mücadeleleri ve önderliğinde gelişmiştir. Umarım herkesen yitik cenneti kazanma yolundaki mücadelesinde başarıya ulaşır.
Sezai Karakoç - MEHMED AKİF #27440819 Altın yaldız çerçeveli, gün ışığını hafif tozlanmış camında biriktirmiş dikdörgen bir pano. Ve bir yazı.. O yaldızlı ve ışıklı kenarlarına rağmen hafif sararmış bir kağıda kopkoyu bir kalemle el yazısıyla yazılmış : Korkma! Hemen yanında ise başka bir çerçeve. Aynı boyutlarda ve renklerde, sağ kol ve bir arkadaş gibi duran ve kimbilir sesizlikte, herkes vefasıyla bir köşeye çekildiğinde, o derin uykusuna.. Yoldaşlık eden bir başka yazı, aynı koyu harflerle.. Gençliğe hitabe!! Ve tüm bu birliğin yaldızlı seması, Güneşi.. Dört köşeli bir çerçeveye sığmayan Hayat.. Al Bayrak .. Koridorda çocukların şen kahkahası.. Hepsi aynı güneşin eteklerinde büyüyen minik tomurcuklar gibi. Hepsi birer yarın ve ben hiçbir zaman ısıtamadığım parmak uçlarımla, lacivert renkli mürekkepli kalemimi elime alıp hafif sararmış bir kağıda, el yazımla yazıyorum… Korkma! … Sezai Karakoç'un Mehmet Akif Ersoy'un yaşamını makaleleleriyle konu aldığı bu eserinde sadece bir gazete yazısını ve bir şairin ruhunda birikmiş ızdıraplar bütünü görmeyeceksiniz. Bir kor var bu satırlarda ve belki bu korun aydınlığını görenler Sezai Karakoç'u biraz Mehmet Akif Ersoy 'a benzetmektedirler.. “ … Duygulu, ince, derin mü min ana. Bilgili, yürekli, yaman baba. Yavaş yavaş Devleti derleyip toparlayan bir hükümdar. Savaş, sokak, güvercin,mevlüt, kadir geceleri, ramazan, şiir, mahya.. ve bütün bu fonun üstünde beliren, gittikçe beliren çocuk … “ “ … Yaralı asker, kan, sönen ocak, batan saadet, kaybolan, giden ve geri dönmeyen baba, sabreden anne, boşaltılan şehir, göç göç göç… Böyle böyle Akif büyüyor, yetişiyor, tarihin ve tabiatın güneşinde vücut ve ruh çömleği pişiyor, çelikleşiyor. “ … Büyüyor Mehmet Akif bir ateş gibi.. Devleşmiş bir insan gibi bir çocuğun kalbinde. Gözyaşları kurumuş bir ırmak gibi, ırmak olmaktan vazgeçmemiş sonsuz bir manzara gibi… Asım Gençliği gibi.. Isınmayan o küçük parmakları tek bir güneşi göstererek ve o güneşe gülümseyerek, gelecek gibi… Uyanmak istemediğiniz bir kabus düşünün ve içinde siz dahil tüm hayatınızın karakterleri… Hepsinin havada paramparça oluşunu… Bir puzzle bile daha insaflıdır bu kareye. Nefes alacak bir havanın olmayışını.. Hava ki kül ve kan kokularıyla bütünleşmiş.. hava ki simsiyah ve Asım' ın daha dün gösterdiği o güneşin, o yıkımın ardında tüm ışığı ve sancısıyla varolmaya çalıştığı.. Bir başka güneşin doğma telaşını.. Bir güneşin öldüğünü.. Her insan ve onun ışığıyla can bulan… Tek bir soluk alsa Şair, uyansa en iyisi.. ama ne mümkün!! Tüm toprak parçasının altından kayıp gittiğini bir başka düşte görüyor sanki.. Cehennem, içi kurumuş yağmur taneleri gibi yağıyor insanlığın üstüne. Yaşamın üstüne, Güneşin üstüne.. Ve rengini yaldızlardan, gün ışığından alan hafif sararmış bir kağıt uçuşuyor göklerden göklere… Işık, alabildiğine belirgin.. Gözleri karartıyor, kötülüğün gözlerini kamaştırıyor, çocukların kaderini topluyor ve toprağın derinlerinde kalan yemişlerini bırakıyor günlerdir aç susuz kalmış yüreklerine.. gülüşler alıyor o minik gözlerden, görüyor çocuklar yarınlarını.. Büyüyorlar birbir… Sararmış o tek sayfa daha güçlü olarak ve dünyanın dönüşünün tam tersiyle usulca şairin ellerine düşüyor, beyaz bir tüy gibi… Kanıyla, canıyla, insanıyla ve insanını her bir harf kılıp yazıyor; Korkma! Kelimeler boynu bükük bir el yazısı.. kelimeler kopkoyu, kemiklerin ruhu kül ve kan.. Şair gözlerindeki o maviliği bırakıyor yeniden, bir çocuğun inandığı gelecekle bütünleşiyor kelimeler ve tekrar yazıyor; Korkma! Bir rüzgar alıyor cihanı, ışıklı bir toz bulutunda… Ayaklar altında durmayan yer uyanıyor asırlık uykusundan. Açlığını gideriyor yabancıyla.. Şaire bakıyor, şairin tozlanmış bir aynadaki aksi gibi… Bir diriliş yazılıyor topraklarımda. Barbarların ayak izlerinin yerle bir olduğu Anadolu'da… İnsanlığın Dirilişi. … Kalemimdeki mürekkep, kimbilir kaç sayfayı geçmiş diye bakıyorum. Bir kelimenin son harfinde birikmiş Korkma! Ve birisi sesleniyor adımı. “ Geç oldu, çıkmayacak mısınız? “ diye.. Onaylayarak, geleceğimi söylüyorum.. Bir şey görüyorum, birini.. hafif kırılmış o tozlu okul camının manzarasından. Daha önce hiç görmediğimi düşündüğüm bir adam.. Hayır.. gördüğüm! Çok çok iyi tanıdığım.. Ve beni ben gibi iyi tanıyan… Ellerinde bir şey var.. Ellerim.. sayfam?? Ellerim bomboş. Ellerinde sayfam, birikmiş mürekkebiyle kelimeler tanıdık.. Anlayamıyorum… Bakışlarıyla, anlıyorsun diyor. Bakışlarıma İnsanlığı bırakıp.. Kirpiklerim yorgun, yer sabit değil.. Ve masamda bir kağıt aynı renk ve el yazısıyla.... Tek bir farkla.. Harfler kül ve kan Harfler İnsanlık… " soundcloud.com/tayfunlee/gazi-... " Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür eder, Vefa dolu, Işık dolu okumalar dilerim.. Saygı ve Sevgiyle...
Salih
Gönderi Sahibi
Çok güzel bir inceleme :)
Salih
Gönderi Sahibi
PORTRELER - İncelemem → #27404139 Etkinlik kapsamında okuduğum 5. ve son kitap. Sezai Karakoç'un iki hikaye kitabından biri. Yazardan farklı bir tarz okumak isteyenlere öneririm.
Reklam
Salih
Gönderi Sahibi
MEYDAN ORTAYA ÇIKTIĞINDA - İncelemem #27327789 Sezai Karakoç'un iki hikayesinden biri, ilk kez farklı bir tür okudum, hoşuma gitti.