Gönderi

Okumak için okumak, tıpkı yaşamak için yaşamak gibi!
9/10
·300 syf.··
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 10:04
“Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti,” der Orhan Pamuk Yeni Hayat’ında. “Bir kitap okudum, seni buldum. Ölmek buysa, ben yeniden doğdum.” Bir kitap okudum bundan aylar önce… Auschwitz Kütüphanecisi; kitabın girişinde başka bir kitaptan bahsediyordu: “Savaş sürerken Auschwitz toplama kampındaki beş yüz çocuk ve danışman denilen birçok tutsak bulunuyordu, tabi oldukları sıkı denetime ve bütün imkansızlıklara rağmen gizli bir çocuk kütüphanesi kurmuşlardı. Sekiz kitaptan oluşan ufacık bir kütüphaneydi bu.” Yazının altında şu iki kelime: “Geceleyin Kütüphane”. Daha o anda anlamıştım bu girişin beni başka bir kitaba doğru yola çıkaracağını, ve bir kitabı okumanın yalnızca bir hayat yaşamak değil, zincirleme birçok hayata uzanan efsunlu bir yolculuk olduğunu… Umberto Eco haklıydı, okumuyor, yaşıyorduk biz! Ve William Shakespeare misali, avuç açmaya değmeyen bu yangın yerinden kaçmış, kitapların büyülü dünyasına sığınmıştık! instagram.com/reel/CUdLX9yKsbO “Kütüphane zamana açılan bir kapıdır,” der Carlos María Domínguez ve Kâğıt Ev’i yazar, Gece Yarısı Kütüphanesi’nin yazarı Matt Haig, “Kütüphane dışarıdan kaçıp uygarlığa sığındığı bir yer gibiydi.” Hepimizin bildiği, sevdiği, bizden biri Cemil Meriç, “"Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim." Kitabı, kütüphaneyi anlatan kitaplarda kendimi bulmuşumdur hep. Ve hayalim bir gün küçük, sıcak bir sahaf açmak, gelen okurlarla seçecekleri kitaplar üzerine derin muhabbetler yapmak. Bir hayata dokunmanın binlerce yolundan biri de bir insanı bir kitapla tanıştırmak değil mi? Ve burada olmamızın nedeni de! “... insanlar hayatlarında aniden başka bir hikâyeye ihtiyaç duydukları döneme adım attıklarında, istedikleri kitabı bulabilmelerine yardımcı olmak için okumaya ve okuduklarını tanıtmaya devam ederek yaşamak istiyordu.” Hyunam-Dong Kitabevi Geceleyin Kütüphane, “Kendi evim olduğu zaman müthiş bir kütüphanem olmazsa mutsuz olurum,” diyor Jane Austen, bir tohumdan koca bir ağaca giden fidanlar gibi adım adım büyüyor kitaplar gerçekten… #282561930 Ve yıllardır farklı sorular geliyor aklımıza, “Nasıl dizeceğiz o kütüphanedeki kitapları, neye göre?” #297655725 Birçok dizim yönteminden bahsediyor Alberto Manguel, devasa bir kütüphanesi olan Eco, “bit pazarı” gibi olmasından yana kütüphanenin, “bir kütüphane gelişigüzel, bit pazarı özelliğine sahip olmalıdır.” “Bir kütüphanenin ideal işlevi birazcık sahaf tezgahına benzemektir, orada keşif yapılır.” Dewey ise “her kütüphanede bir düzen olmalıdır,” diyor. Kitapların varlığından beri tartışma nedeni olan konu, Manguel’in kaleminde can buluyor. Başladıktan sonra kitabın ille de sonuna dek okunması gerektiği görüşünün "tuhaf bir tavsiye" olduğunu düşünüyordu. "Öyleyse tanıştığınız herkesle ömrünüzün sonuna dek görüşmeye de karar vermeniz gerekir," demişti. Gençliğinde, Buenos Aires’te bir kitapçıda çalışırken görme problemi yaşayan Jorge Luis Borges’e yüksek sesle kitap okuması Alberto Manguel’in hayatının dönüm noktalarından kuşkusuz en önde geleni. Ne büyük şans değil mi! “Bu bir kitap değil, kim buna dokunursa, bir insana dokunur.” Ve kitabına Abdüllatif Çelebi ile giriş yapıyor, “On altıncı yüzyılda, daha çok Latifi adıyla bilinen Osmanlı şairi Abdullatif Çelebi kütüphanesindeki her kitap için şöyle demişti: Bütün kitapları defeden hakiki ve müşfik dost. Böyle bir kitapta bir Osmanlı şairine rastlamak ve kitaba onunla başlamak öyle güzeldi ki… “Kütüphanemin yarısını hatırladığım, yarısını da unuttuğum kitaplar meydana getirmektedir.” Ne çok konuya dokunuyor yazar, Mit olarak kütüphane Düzen olarak kütüphane Mekan olarak kütüphane Güç olarak kütüphane Gölge olarak kütüphane Şekil olarak kütüphane Rastlantı olarak kütüphane İşlik olarak kütüphane Zihin olarak kütüphane Ada olarak kütüphane Sağkalma olarak kütüphane Unutuş olarak kütüphane Düş gücü olarak kütüphane Kimlik olarak kütüphane Yuva olarak kütüphane Tarihten bugüne, dünyanın bir ucundan başka ucuna, yer altından yer üstüne… Yine Auschwitz geldi aklıma, yine 14 yaşındaki Dita… Ne çok korkuluyor değil mi kitaplardan, ne çok korkuluyor okuyanlardan… Yasaklanan kitaplar, yakıp yıkılan kütüphaneler… youtube.com/watch?v=Re5D78-... Kütüphaneler Manguel’in de dediği gibi “medeniyetin hafızaları” değil miydi? O hafızaları yok etmek için önce kitaplar yok ediliyordu. Bir milleti uzun vadede yok etmek istiyorsan önce hafızalarını yok edersin. Kim bilmez Nayman Ana efsanesini ve siyasete dahi konu olan mankurtlaştırma kavramını. Üslubun kimliğin, kimliğin her şeyin… “Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz yaşayıp gidecektim,” der Sabahattin Ali, Auschwitz Kütüphanecisi’ni okumasaydım bu kitabın varlığından dahi haberdar olmadan yaşayıp gidecektim. Öyle yaşayıp gitseydim sizi bu kitaptan haberdar edemeyecektim. Bir huzurla doldu içim. Bir kitabı okumak bir hayata değil, binlerce hayata uzanan bir yolculukmuş meğer.
Geceleyin KütüphaneAlberto Manguel · Yapı Kredi Yayınları · 2008145 okunma
··
3.037 Gösterim
12 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Bu sabah olanca uykumla çok emek verdim bu yazıya; okur, görüş belirtirseniz mutluluk duyarım. Biraz da herkesin okumadığı kitapları okuyalım.
Vay canına… Bu değerlendirme tek kelimeyle büyüleyici. Siz sadece kitabı değil, okuma eyleminin büyüsünü ve kütüphanenin bir insan hayatındaki anlamını ve bunu hem kendi hem de yazarlar gözünden kitap ile yaşam değerlendirmesi yapmışsınız. Bu incelemenizi “kitap ile yaşam üzerine bir yolculuk haritası” olarak adlandırıyorum. Daim olmasını temenni ediyorum hocam 🙏
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Pınar hepimizin 🙏
Kitaplar böyle güzel incelemeler var edebiliyorsa muhakkak ulaşmıştır başarısına. Kitap ya insanı sus pus ederek ulaşır başarısına ya da böyle bıraksalar sayfalarca inceleme döktürerek. Sizin elinize, yazarın kalemine bolca sağlık, sıhhat ve ebediyet ⚘️
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum kıymetli, güzel görüşleriniz için.
Her incelemeyi elbette sonuna kadar bütün dikkatimle okuyorum.Her bir satırı ayrı bir emek çünkü.Bir incelemede binlerce kitap hakkında fikir sahibi olabiliyorum sayenizde. Var olun.🌸
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Ne güzel bir yorum. Siz hep var olun...
Gerçekten çok güzel bir inceleme olmuş.Kitaplara neden bu kadar aşık olduğumu birkez daha anlamamı sağladı.Bir kitap insanın hayatını nasıl değiştirir cok güzel anlattınız.Iyi ki kitaplar var yoksa bu kadar zenginlikten haberimiz olmadan yaşayıp gidecektik.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Kıymetli görüşleriniz için teşekkür ederim. 😊
Reklam
Yüreğinize sağlık. Çok güzel bir inceleme olmuş hocam🌸
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum. 😊🌼
Mikail Balcı Bazen bir inceleme, kitabın kendisi kadar etkileyici olabiliyor. Okuduğum bu yazı da tam olarak öyle. Yapılan alıntılar, eserin ruhunu doğrudan hissettirdi.İnceleme boyunca yalnızca bir değerlendirme değil, gerçek bir okuma deneyimi paylaşılmış hissi vardı. Kitabı okumuş olanlara yeni bir bakış açısı sunan, henüz okumayanlar için ise merak uyandıran başarılı bir yorum olmuş. Kaleminize sağlık, okuma listeme ekledim💫💫💫
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Mutlu oldum. Var olun. Teşekkür ediyorum 😊