Puan vermedi·83 syf.··
2026 13. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:21
Kitabı bitirdiğimde benim için düşündüren noktalar şunlar oldu: Eğitimsiz, hayata dair deneyim sahibi olmayan, çok görmemiş ve kaba denilebilecek yapıdaki bir insanın sahip olduğu bir beceri ile etrafta nasıl tanındığı konusu.. var olan becerisinin onu ancak bir yere kdar taşıdığı kabuğunun içinin küçük bir sohbet anında bile ele verdiği boşluğunu görüyoruz. Ve ün denilen şeyin insanı ancak bir yere kdar taşıyabileceğini .Dr b. İle son oyunu tamamlasalardı belkide artık kendini bitirmiş olacaktı.elindeki tek gücü olan şampiyon ünvanını orada bırakacaktı. Gelelim Dr B. Bize aslında sınırlar içinde de sonsuz seçenekler olduğunu gösteriyor.eline fırsat geçtikten sonra zamanı bu denli dolu geçirmesi, seçenekleri katlanarak arttırması beynin akıl almaz boyutlarını bize gösteriyor. Ama yinede şunu görüyoruz ki akıl almaz boyutlar dediğimiz artık doğru ile hayalî karıştıracak boyuta ulaşınca işlerin renginin değişmesi bizi korkutuyor.psikolojinin ne denli etkili olduğunu ve belli sınırlar dahilinde kalarak gerçek hayattan kopmayacak şekilde düşüncelerimizi düzenlemekten öteye geçmemenin önemini fark ediyoruz.Ve kitabın en sonunda asıl galibiyetin önce kendini seçmek olduğunu yaşayarak bize gösteriyor.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,4bin okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:04
#SonGün içerisinde kendi hikayesi de bulunan @ozancan_de ın derlediği, edebiyatımızın güçlü kalemlerinin bir araya geldiği ve son gün temalı hikayelerinin bulunduğu bir öykü seçkisidir. Her yazar son günü kendine göre yorumlarken okura da birbirinden güzel ve farklı türde okuma şöleni sunmuş. 19 yazar ve öyküleri kısaca; - Hizmet ettiği aileyi gerçekten sahiplenen bir yapay zekanın aile huzurunu bozan bireye bulduğu çözüm. - Herşeyi unutmadan önceki son günü sahnede karşılamak isteyen oyuncu. - Yaptığı leziz patatesli böreğe atılan iftiranın intikamını son Altın gününde alan ev hanımı. - İkizlerin bedenen birbirlerinden ayrılmadan önceki son anlarını - Son gün temalı öyküsüne yazacak ilhamı arayan ve tekrara düşen bir yazar. - ️Kaybettiği kız arkadaşı ile yaşama sebebini de kaybeden bir erkeği. - Kabul görmemiş, benimsenmemiş aile üyesinin son günü - ️İyi hissetme üzerine kurulu bir toplumda yasak olan duyguya kapılan bireyin son seansı. - Tedaviye başlamadan önce unutmak istenmeyen arkadaşa yazılan son mektup - Hastanede izine ayrılmak için son mesai bitimini bekleyen doktor ve kalmak ile gitmek arasında kalan hastanın son dakikaları - Bir annenin doğmamış bebeğinin son gününü ilk gününe çevirmesi - Balkan Harbinde Rumeli'de bulunan bir gazetecinin katıldığı son vampir avı - Nazi Almanyasında bir diktatör ve sevgilisinin son günü - Yıllar önce bulunan bir gömü ve lanetin son sürprizi - İlk düellosundan kaçan Cem'in son düellosunda yaşadıkları - İdama mahkum arkadaşını kurtarmak isteyen acemi dedektifin son saatleri - Adını ve yaşamı sorgularken Dünyanın son gününü yaşayan Songün'ü. - İçindeki boşluğu sanal ortamda doldurmaya çalışırken kayboluşun güncesini tutanı. - Doğup büyüdüğü asteroitte son gününe uyanan madenci ve kaybettiği anne yadigarı kolyenin sırrı Eğer
Son GünKolektif · Doğan Kitap · 20268 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·208 syf.··
2026 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 15:34
Sevgili @m_eminyildirim hocamın yine çok güzel bir eseri ile karşınızdayım arkadaşlar. Aile bağlarını tamamen unuttuğumuz bu zamanda ilaç gibi bir okuma oldu. Babalarımızın babası, annelerimizin annesi olduk giderek, her söyledikleri batar oldu bize. Söylerini artık yük olarak görmeye başladık. Cahil sayıp onlar bişey bilmez diyoruz hep. Ama onların bildiğinin toz zerresi bile değil belki bizim bildiğimiz. Onların değerini kıymetini bilmek herzaman boynumuzun borcu. Bunu ise en güzel yapan, tabiki yine en güzel örnek Efendimiz'dir. Anne, baba görmemiş bile olsa onlara fevasını, sevgisini hep göstermiştir. Onun yolundan gitmek gibi büyük bir şeref bize nasip olsun. Tabi anne babanın da çocuğun üstünde hakları var. Anne, baba diye her dediğini kabul etmek de olmaz bunlarada değinmiş hocamız. Bu dengeyi nasıl kurmamız gerektiğini çok güzel anlatmış. Benim için çok güzel bir okuma oldu. Hadislerle, ayetlerle aile hayatınının önemini tekrar anlamış oldum.
Edebiyat
Aile AhlakıMuhammed Emin Yıldırım · Siyer Yayınları · 20193,315 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 6. kitabı
1. Bölüm: Annenin Kendini Tanıması Yazar, birçok annenin çocuk yetiştirmekte zorlanmasının nedeninin çocuk değil, annenin kendi ruhsal yükleri olduğunu söyler. Anne; Çocukluğunda yeterince sevgi görmemiş olabilir. Kendini değersiz hissedebilir. Eşinden destek almıyor olabilir. Sürekli yorgun ve umutsuz olabilir. Bu durumda çocuk eğitimi de zorlaşır. Çünkü: "Umudu kalmamış, yaşama sevinci olmayan bir annenin çocuğunu eğitmesi hemen hemen imkânsızdır." Kitabın önemli mesajlarından biri şudur: Mutlu anne = Güvenli çocuk 2. Bölüm: Neden Bazı Anneler Annelik Yapamaz? Yazar burada sert bir eleştiri yapmaz; aksine anneleri anlamaya çalışır. Anneliği zorlaştıran sebepler olarak: Desteksizlik, Yalnızlık, Eşle yaşanan problemler, Teknoloji bağımlılığı, Düzensiz yaşam, Tükenmişlik, gibi faktörlerden söz eder. Kitaba göre anneler çoğu zaman kötü oldukları için değil, yoruldukları için yanlış davranırlar. 3. Bölüm: Anne-Çocuk Bağlanması Kitabın en önemli bölümlerinden biridir. Adem Güneş'e göre çocuk ilk yıllarda annesiyle kurduğu bağ sayesinde dünyaya güvenmeyi öğrenir. Çocuk; Ağladığında karşılık buluyorsa, Korktuğunda sığınacak bir limanı varsa,
Annelik SanatıAdem Güneş · Nesil Yayınları · 20131,266 okunma
Puan vermedi·194 syf.··
2026 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:05
Bu kitabı öğretmen olarak okumak hep hayalimdi. Öğrenciyken filmi çok kez izleyip kitabı atandığımda, atanmış bir sınıf öğretmeni olarak okuyacağım diyordum. Şimdi o gündeyim. İsmet Özel'in dediği gibi "üzerime yüreğimden başka muska takmadan konuşmak istiyorum." Filmi öyle çok kez izledim ki, kitabı da Genco Erkal'ın sesiyle okudum. Film, eserin aslıyla yarışacak kadar iyi. Film müzikleri, çekilen ortamın doğallığı, çocuklar, her şeyin olduğu gibi aktarılması... Sanki Hakkari'de olan biziz gibi. Kitaba gelecek olursam... Kendim yazmadığım için üzüldüğüm bir eser. Bence her öğretmenin böyle kendi mevsimini yazdığı bi eseri vardır. Ferit Edgü aklına, kalemine sağlık, sendeki nasıl bi his, nasıl bir kafa böyle... "Kendini ararken başkalarını bulacağım" ümidiyle yola çıkan bu öğretmenimiz, bence herkesin iç dünyasına biraz ayna tutmuştur. Özellikle itirafla ilgili söylediği sözler çok çarpıcıydı. Kimsenin değil, insanın en çok kendine itirafı acı verir, diyor kitapta. Kitapta ardı ardına ölen bebekleri öyle anlatmış ki, bebeklerin vücutlarındaki soğukluğu bile hissettim. Öğretmenin bu düzene karşı çıkışı, geç gelen yardıma karşı koyduğu sert tepki de o döneme ve yaşananlara bir eleştiri niteliğinde olmuş. Benzer bir durum İnce Memed romanında da vardı. Zeki öğretmenin sıtma hastalığı karşısındaki duruşunu hatırlattı bana okurken. Ah portakal sahnesi.... Bu sahneye diyecek bir söz bulamıyorum. Hayatında hiç portakal görmeyen bir çocuk, portakalı eline alınca nasıl hisseder? Ve bir çocuğun hiç portakal görmemiş olması... Kitabın sonunu okur okumaz tanıdım. Genco Erkal filmde burayı değiştirmeden okumuş. Kitabı okurken çocukların konuşma bitince dahi sınıftan çıkmaması, sonra bahçede birlikte fotoğraf çektikleri an gözümde canlandı. Kitap bitince her yerini çizdiğimi, her
Hakkari'de Bir MevsimFerit Edgü · Sel Yayınları · 201713,9bin okunma
9/10
·236 syf.··
2026 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 00:00
Bir kitabı okuduğunuz zaman onun gerçek bir hayat öyküsüymüş gibi hissedilmesi kitabın ne kadar gerçekçi yazıldığını gösteriyor. Okurken sürekli gerçek mi yoksa kurgu mu ikileminde kaldım. Bu konuda yazarımızı @aytenyagmurofficial2025 canı gönülden tebrik ediyorum. Gel gelelim kitaba . Kitapta her karakterin ayri ayrı değerlendirilmesi gerekiyor ama beni en çok üzen Yusuf oldu. Yusuf: Erken yaşta annesini kaybedip babasından yeteri kadar şevkat görmemiş hayatı altüst olmuş bir şizofreni hastası insan( Yusuf'un büyüme sürecini öğrenmek de isterdim) Hikmet: Hayriye'ye deli gibi aşık olmuş ama zamanında babasına başkaldıramadığı için hayatı alt üst olmuş ve bununla beraber karısı ve çocuğunun hayatını da mahvetmiş , sinir olduğum insan tiplerinden biri. Hayriye: Sevmenin ve teslim olmanın acısını ölene kadar çeken yüreği yaralı kadın. Sana çok üzüldüm Esma: Narin ,hasta ama en kötüsü de kendini sevmeyen bir adamın elinde ziyan olmuş yüreği güzel kadın sen de bunu haketmedin... Bunların yanı sıra kitaptaki her karakter birbirinden ayrı yaşamlari temsil ediyor. Severek okuduğum,okurken üzüldüğüm bir kitaptı. Hayattan bir roman okumak isteyenlere tavsiyemdir.
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025114 okunma