Her gün aynı sabırla dönüşünü bekliyen
Yatağının açılmış kollarına koş çabuk.
Ey her sabah kahraman, her akşam mağlup çocuk
Senin için göğsünü rüyala çiçekliyen
Yatağının açılmış kollarına koş çabuk.
İşçi için, çalışma yaşamı bir işkencedir. Sabahın köründe kalkıp işe giden, kısa molalar dışında uzun saatler boyunca bütün enerjisini tüketen, bu arada üstlerinin hakaretlerine ve haksız uygulamalarına maruz kalan, kendisiyle aynı konumdaki çalışanların ayak oyunlarıyla boğuşan, altındakilerin düzgün çalışmaması nedeniyle her an zor durumda kalabilecek olan biri için, işçilik, bir gurur kaynağı değil, mahkumiyettir. Piyangodan yüklü bir para çıksa işçi olarak çalışmaya devam etmek isteyecek kaç kişi çıkar?
İçten içe kafası karışık ve kaygılı olan kadınlar, yeteneklerinin
ön saflarında dolu dolu yaşamaktan kaçınmaktadır.
Geçen yaz tanıştığım bir turizmci, Henüz iki ayağımızın
üstünde durup, Evet! bunu yapabilirim. Ben
becerikliyim,' diyecek durumda değiliz. Kadınlar hâlâ korkuyor,"
demişti.
Rudy Duschke’nin taraftarı, hızlı sosyalist Alman gençleri, Çek ve Slovak gençleriyle bilmem hangi uluslararası toplantıda karşılaşınca, kınayacak olurlar onları:
— Bu ne iştir, gül gibi sosyalist düzeninizi sarsıyorsunuz, yeniden kapitalizmi mi kuracaksınız, vs.?
Çek gençlerinin verdiği karşılık Çekoslovak dramını öylesine acı bir alayla yansıtmaktadır ki, kelimesi kelimesine aklımda kalmış:
— Çekoslovakya, süratle azgelişmiş bir memleket olmak yolunda ilerleyen, aslında gelişmiş bir memlekettir. Siz olsaydınız, ne yapardınız acaba?
Bu
vasfıyla o,(tasavvuf) zaman veya mekana dayalı maddi sınırların kuşatamadığı
manevi bir karakteri olan insani bir fenomendir ve
herhangi bir ümmetin, dil veya ırkın tekelinde değildir.