Hangi Sol

Attila İlhan
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
317
Basım Tarihi:
Ocak 2022
İlk Yayın Tarihi:
Ekim 2003
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN:
9789754584608
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·317 syf.··
Beğendi
·
2022 130. kitabı
Lise yıllarımdayken televizyon Attila İlhan, Banu Avar, Serkan Akinan ve Nihat Genç izlerdim. Henüz medya iktidarın eline geçmemiş. Ateşli ve hararetli konuşmalar yapılıyor. Ben o dönem lisede Jack London ve John Steinback okuyarak kendimce solcu olmuşum. Sonrasında Can Yücel ve Nazım Hikmet şiirleri... Attila İlhan'dan sol düşünce üzerine çok şey öğrendim o dönem. Adını bile telaffuz edemediğim aydınları. Frankurt okulunu gerçekten Türkiye'de ilk konuşan kişilerden biriydi. İnönü'yü kıyasıya eleştirirdi. Banu Avar ise Tam Bağımsız Türkiye şiarını tekrar ederdi. Çok etkili belgesel programları vardı. Nihat Genç ise o dönemlerde Atatürk milliyetçiliğini aşıladı bize. Yıllar sonra içine doğduğum sol ideolojiye eleştirel gözden bakmayı öğrendim. Biz nerede yanlış yapıyoruz? İşte Attila İlhan "Hangi Sol" kitabı ile 1970 senesinde bu hesaplaşmayı kendi içinde yapmış. Sovyet sosyalizmi ve Stalin eleştrisi çok önemliydi o dönem için. İnsanlara özgürlük ve eşitlik vaat eden bir ideoloji nasıl oldu da tüm dünyada egemen olduğu ülkelere yoksulluk, savaş, sefalet ve totalitarizmi getirdi? Ta o zamanlarda anayasa maskesinin ardına sığınan iktidarların hukuk devleti cüppesi adı altında yaptığı zulümleri haykırıyordu. Ben özellikle sol ideolojide en değer verdiğim ve çokça şey öğrendiğim Gramsci bölümlerini beğendim. Örgüt bilinçlenmeden, toplum bilinçlenmeden yapılan devrim sadece postu değişmiş yeni bir diktatör yaratır. Ve son olarak kitapta dikkatimi çeken en önemli eleştiri şuydu: Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç'un başlattığı köy enstitüleri projesi. Bu projenin Atatürk'ün ilke ve inkılaplarına aykırı olduğu söylemiştir. Helenizm'in Türk devrimi ile nasıl bir bağlantısı olabilir. Özellike Türk halk müziği bir kenara atılıp, klasik batı müziğinin yaygınlaştırılmaya
Siyaset & Politika
Hangi SolAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022382 okunma
Hangi Sol
10/10
·317 syf.··
2023 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2023 00:26
Çiçeği burnunda solcuların yazılan romanlardan ve şiirlerden epeyce şaşırdığını anlatmakta. Türkiye ve dünya ölçüsünde sözlerin gerçek taşımaktadır. Sosyalizm için hemen devrim olmayacağı ve bunun uzun soluklu istediği
2023 Okuma Raporları
Hangi SolAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022382 okunma
Hangi Sol
10/10
·317 syf.··
2024 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2024 09:59
Sosyalizm,devrimcilik,toplumculuk gibi. halk arasında çok konuşulup da anlamı karışıklığına neden olan tanımlamasına. Attila İlhan kendi başından geçenlerle. birlikte kendisini dahil ettiği sınıfı biraz. eleştiri biraz özeleştiri yaparak anlatıyor. Sosyalizme karşı sadece entel sorulara değil;yurt içi ve yurt dışı işçilerin sorunlarını yanıtlamakta.
2024 Okuma Raporları
Hangi SolAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022382 okunma
Hangi Sol
10/10
·317 syf.··
2023 95. kitabı
Sanatçının toplumcu kalarak bireyin iç çatışmalarını bütün düzeylerde vermesinin bireycilikle ilgisi yoktur.Bireycilik diyalektiğe inanma;ikinci bireyi dünyanın merkezi gibi alır, onu karşıtlıkların çatışma ve birleşmesiyle gelişen sürecin bir parçası diye almaz.
2023 Okuma Raporları
Hangi SolAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022382 okunma
Puan vermedi·317 syf.··
Beğendi
·
2021 147. kitabı
Attila İlhan / Hangi Sol. Anılar Acılar. 15 Haziran 1925'te İzmir'in Menemen ilçesinde doğdu. 11 Ekim 2005'te İstanbul'da vefat etti. İzmir'de Karşıyaka Cumhuriyet İlkokulu ve Karşıyaka Ortaokulu'nu bitirdi. Atatürk Lisesi'ndeki öğrenciliği sırasında Türk Ceza Kanunu'nun 141. maddesine aykırı davrandığı gerekçesiyle tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Danıştay kararıyla eğitimi sürdürme hakkını kazandı. İstanbul'da Işık Lisesi'nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ndeki yüksek öğrenimini yarıda bıraktı. 6 yıl aralıklarla Paris'te yaşadı. Türkiye'ye döndü. Çeşitli gazete ve dergilerde çalıştı. Demokrat İzmir Gazetesi Genel Yayın Müdürlüğü ve Başyazarlığı'nı üstlendi. Ankara'da Bilgi Yayınevi Danışmanlığını yaptı. Senaryolarında "Ali Kaptanoğlu" takma adını kullandı. Yeni Ortam, Dünya, Milliyet, Söz gazetelerinde köşe yazıları yazdı. Yelken ve Sanat Olayı dergilerini yönetti. Kitapla ilgili olarak arka kapağında şöyle yazıyor: sol yönelimli, sol düşünceli deyip geçeriz çokluk. Kimilerine göre sol en kötü Ülkü, kimilerine göre, en iyisi. Ama nedir sol? Günümüzde sol akımlar alabildiğine çeşitlenmiştir. Sol, çok yerde sağı bir yana itmiş bir başka solla çekişmekte ya da döğüşmekte. İşte bir sol yazar, Attila İlhan ele almış bu konuyu. Sol hareketin bir eleştirisini yapıyor çeşitli yönlerden. Sol adına düşülmüş hataları sayıyor ve kendine göre bir takım yargılara varıyor. Bu yorumun çok tartışmalara yol açacağını biliyoruz. Ne var ki bugün kargaşalık ortasında böyle tartışmaların zararından çok yararı olacağını sanıyoruz. Kendisini bir sosyalist aydın, olarak ifade eden Atilla İlhan, 1970 yılında yazmış bu eseri. Sol, sosyalizm, komünizm, sosyal demokrasi gibi kavramlarla özellikle Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin rusçu niteliğini göz önüne
Hangi SolAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022382 okunma
10/10
·317 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2025 13:13
Atila İlhan daha çok şair diye tanınır.Fakat siyaset felsefeside bildiğine tanıklık ediyoruz.Yazarımız bu kitapta sosyalizm ve devamında komünizme ulaşmak için öncelikle proleterya örgütlenmesi gerektiğini çünkü üretimi onların yaptığını,Üretim fazlasından onlarında en adil şekilde faydalanması gerektiğini belirtiyor.Ve şu ana kadar örgütlenmenin başarılamadığını söylüyor.Ama bana göre yazarımızında birçok insanında pas geçtiği konu sosyalizmin iyi niyetli bir ütopya olduğudur.İnsan evrimsel olarak tabiatı gereği bencil bir canlıdır.Eline bir güç geçince hemen kendi menfaatini düşünür.Kısacası dünyada insanların çoğunluğunu mutlu edecek bir yönetim şekli yoktur ve olamaz.
Hangi SolAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022382 okunma
Hangi Sol?
10/10
·317 syf.··
2024 62. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2024 20:52
Kitabım bitti. Herkes bu yaz mevsimi kısa sürdü diyor ya, benim için Asır gibiydi. Okuduklarıma şükür diyorum. Hayatıma ve ruhuma çok şey kattı. Hangi Sol da o kitaplardan birisi oldu. Sonunda Sol'a bakışını yakın hissettiğim bir kalem okudum. Aslında kitap denemelerden oluşuyor. Attila İlhan dönem yazıları yazmış çoğunlukla. Ama sosyalizmi öyle güzel oturttu ki kafamda, ayrımları, anlatımları resmen aydınlattı. Keşke her kalem böyle olsa. Hangi Batı kitabını okumak için de sabırsızlanıyorum. Eminim o da çok şey katacak. Bazen bazı yazarlar size başka dokunur ya. İşte bu da o kitaplar arasında. Bence okuyun, okutun. Tabi ilginiz varsa. ;)
1000Kitap
Hangi SolAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022382 okunma
9/10
·317 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2021 21:47
sosyalizm, devrimcilik, toplumculuk gibi halk arasında çok konuşulup da anlam karmaşasına maruz kalan ifadelerden, dönemin dünyadaki sol hareketlerinin Türkiye'ye ve "sol" tanımına etkileri ustaca ve bazı bazı romansı ifadelerle anlatılmasına, Attila İlhan kendi başından geçenlerle birlikte kendisini dahil ettiği sınıfı biraz eleştiri biraz özeleştiri katarak irdeliyor. sosyalizme karşı sadece entel sorulara değil bazen bir çocuğun bazen de Almanya'da çalışan bir işçinin sorularını yanıtlıyor. ilginiz olan konularsa ve tarihe, tarihin yorumlanmasına meraklıysanız bu kitap kesinlikle okunmalı.
Hangi SolAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022382 okunma
9/10
·317 syf.··
Beğendi
·
2018 14. kitabı
·
379 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2018 12:37
Türkiye'deki solun dünyadaki ve özellikle Rusya ile Fransadaki sol anlayışı ile karşılaştırılarak, aklı selim kişilerin aklında var olduğuna emin olduğum ancak dile getirilemeyen tuhaf ve çirkin bir o kadar da gereksiz Türkiyedeki solcu prototipini çekinmeden, radikal ve haklı biçimde eleştiren bir eser. Okurken büyük keyif aldım. Özellikle ergen/genç solcu!ların ne kadar işbilmezce davranıp düşüncelere, kendilerine ve topluma zarar verdikleri müthiş özetlenmiş. Yaşıyor olsaydı Atilla İlhan'ın Türkiye'nin şu anki durumu ile ilgili fikirleri ne olurdu gerçekten bilmek isterdim...
Hangi SolAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022382 okunma
7/10
·317 syf.··
Beğendi
·
2023 95. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2023 08:55
Bitmeyen trafiğiyle ünlü İstanbul’da, yağmurlu güzel bir sabahtan hepimize mutlu sabahlar. Hangi Sağ eleştirisi yaparken Hangi Sol kitabının da benzer konulardan oluştuğunu sadece düşüncenin yön adının değişeceğini tahmin etmiştik. Şimdi karşımıza bir de ‘milli’ kavramı çıkıyor. Milli Sol arayışının devam ettiğini düşünüyor yazar ve katılıyorum. Kendisi de sola eğimli olduğu için daha rahat kendini ifade edebiliyor. İnsan bildiğini anlatır, bilmediğini anlatanlara genel olarak halk içinde siyasetçi denir. Mesela Milli Sağ düşüncesinin örneği nedir? İnsanların düşüncesinden bahsediyorum. İnancımı rahat yaşayayım, kimseye bulaşmayayım, huzurum olsun, rahat geçineyim. Kısaca hepimiz rahat edelim. Peki Milli Sol nedir? Aynısı arkadaşlar ne olacak, kendisine rahat batan varsa o ayrı. Aynısı yahu! İşte kutuplaşma ve insanları birbirine düşürme bu farkındalığın olmaması için. İnsanlar birbirine girsin biz koltuklarımızda oturur, gerekirse biraz kınarız sonra devam ederiz muamelesidir. Siyasete ve tarihe ilgisi olan arkadaşların aslında eleştirel, çuvaldızın da iğnenin de kendimize dokunduğu bir eser okumak isteyenlerin, farkındalık oluşturmak ve birtakım olayları anlamak isteyenlerin okuma listesinde olmasını istediğim bir eserdir bu kitap. Henüz dilimize yerleşmedi ama gündelik hayatımızda Attila İlhan Sorgulaması denilen bilimsel bir sorgulama yapmayı başarabilirsek çok daha ileri seviyelerde oluruz. Bazen iyi günlerimizde kendimizi, hatalarımızı ve eksiklerimizi kendi kendimize söylediğimiz, yapmamız gerekeni kendimize usul usul aşıladığımız zamanlar olur ya hani, işte Attila İlhan sorgulaması dediğim olay da bunun adeta kitaplaştırılmış hali. Rahatlıkla bunu söyleyebilirim. Bu kitapla beraber ‘Hangi’ serimizin de sonuna gelmiş bulunuyoruz. Kanımca çok eğitici, öğretici
Hangi SolAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022382 okunma

Yazar Hakkında

Attila İlhanYazar · 61 kitap
Attilâ İlhan (15 Haziran 1925 - 10 Ekim 2005), Türk şair, romancı, düşünür, deneme yazarı, gazeteci, senarist ve eleştirmen. Aydın çalışmalarıyla Türk edebiyat ve düşünce dünyasına önemli katkıları olmuştur. 15 Haziran 1925'te İzmir, Menemen'de doğdu. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı bölgelerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi'nin birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanmasıyla 1941 Şubat'ında, 16 yaşındayken tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözaltında kaldı. İki ay hapiste yattı. Türkiye'nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi'ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanında Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü pek çok ünlü şairi geride bırakarak aldı. 1946'da mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Üniversite hayatının başarılı geçen yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayımlanmaya başladı. 1948'de ilk şiir kitabı Duvar'ı kendi imkânlarıyla yayımladı. Paris yılları 1948 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Nâzım Hikmet'i kurtarma hareketine katılmak üzere ilk kez Paris'e gitti. Bu harekette faal olarak yer aldı. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan birçok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye'ye geri dönüşünde başı sık sık polisle derde girdi. Sansaryan Han'daki sorgulamalar ölüm, tehlike, gerilim temalarının işlendiği eserlerinde önemli rol oynamıştır. Şair bu gerilim havasını ilk şiirlerinde olmasa da özellikle Bela Çiçeği gibi kitaplarında eski günlerini yâd ettiği ya da eleştirdiği şiirlerini yayımladı. Birkaç kez gözaltına alındı. Attilâ İlhan, "Kaptan" lakabının kendisine Paris yıllarında bir dönem sakal bırakması üzerine arkadaşları tarafından yakıştırıldığını belirtmiştir. Lakabın yayılmasında beş bölümden oluşan Kaptan şiiri etkili olmuştur. İstanbul-İzmir-Paris üçgeni 1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı soruşturmaya uğrayınca Paris'e tekrar gitti. Fransa'daki bu dönem, Attilâ İlhan'ın Fransızcayı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950'li yılları İstanbul-İzmir-Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini yavaş yavaş Türkiye çapında duyurmaya başladı. Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi'ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953'te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlamıştır. Sanatta Çok Yönlülük 1957'de gittiği Erzincan'da askerliğini yaptıktan sonra İstanbul'a dönüş yapan Attilâ İlhan, sinema çalışmalarına ağırlık verdi. On beşe yakın senaryoya Ali Kaptanoğlu adıyla imza attı. Sinemada aradığını bulamayınca, 1960'ta Paris'e geri döndü. Sosyalizmin geldiği aşamaları ve televizyonculuğu incelediği bu dönem, babasının ölmesiyle birlikte yazarın İzmir dönemini başlattı. Sekiz yıl İzmir'de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler dizisinden Bıçağın Ucu yayımlandı. 1968'de Biket İlhan ile evlendi, 15 yıl evli kaldı. İstanbul'a dönüş 1973'te Bilgi Yayınevi'nin danışmanlığını üstlenerek Ankara'ya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmak'ı Ankara'da yazdı. 1981'e kadar Ankara'da kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul'a yerleşti. İstanbul'da gazetecilik serüveni Milliyet (2 Mart 1982 - 15 Kasım 1987) ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından 2005 yılına kadar köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesinde sürdürdü. 1970'lerde Türkiye'de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri döndü. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür halk tarafından beğeniyle izlenilen diziler oldu. İlk romanı Sokaktaki Adam yayımlandığında 10 roman yazmıştı. Bunlar hiç gün ışığına çıkmadı. Attilâ İlhan bunun sebebini bir söyleşide şöyle açıklıyor: "... birçok roman yazdım daha önceden. Ama neden yayınlamadım? Çok akıllıca bir sebebi vardı. Çünkü biliyorum ki yazarlar ilk romanlarında kendilerini anlatırlar. O da romancılık değildir. Günlük tutmaktır." (Düşün, Haziran 1996). Roman serüvenine başladığında döneminin diğer yazarları daha çok yerel ve kırsal olayları, kişileri işlerken Attilâ İlhan şehir insanını Türkiye'nin yakın dönem tarihini siyasal, ekonomik ve sosyal yanlarıyla ele alan bir yapı içerisinde işliyordu. Sadece İstanbul ve İzmir gibi Türkiye'nin büyük şehirlerini, işlediği dönemin yaşam tarzını, ekonomik ve sosyal sorunlarını kahramanlarının gözüyle yansıtmakla yetinmiyor; aynı zamanda, batı kültürünün Türkiye'ye ne şekilde yansıdığını, olumlu ve olumsuz etkilerini, çizdiği karakterlerle ve Avrupa'daki şehirlerle örtüşen bir yapı içerisinde inceleniyordu. Hazırlık ve arayış dönemi Romanda "hazırlık ve arayış dönemi" diye nitelendirilebilecek dönemde, yayımladığı Sokaktaki Adam ve Zenciler Birbirine Benzemez'de yazarın Paris'te yaşadığı yıllara ait deneyimlerinin ve gözlemlerinin karakterlere yansıdığı görülür. Yazıldığı yıllarda Türkiye'deki Batılılaşma uğruna toplumdan kopan kişilerin bocalamaları Sokaktaki Adam'da ele alınırken, Zenciler Birbirine Benzemez'de Avrupa'da komünist ve antikomünist mültecilerle karşılaşan, hayal kırıklığına uğramış bir devrimci anlatılır. Her bölümün farklı bir karakterin ağzından aktarıldığı Sokaktaki Adam, Attilâ İlhan'ın edebiyatımıza getirdiği yeni bir söylem olarak alınabilir. Daha sonraki romanlarında da görüleceği gibi, diyalektik bir yaklaşımla işlenen olaylarda kahramanlar güçlü ve zayıf yanlarıyla okura ulaşır; birbirlerini suçlamaz ve okuyucuda ön yargı oluşturmazlar. Attilâ İlhan, Zenciler Birbirine Benzemez için şunları söylemiştir: "Kitap 'soğuk savaş'ın en belalı döneminde yazıldı, yayınlandı. Çok ikircikli bir sorunu tartışıyordum. Romanın kahramanı, İstanbul'daki ve Paris'teki 'solcu' çevrelerle düşüp kalkıyor, bunlarla ilişkilerini ve tartışmalarını anlatıyordu, her şeyi olduğu gibi yazmak, romanın yayımlanmasından vazgeçmekle eşitti. Bu bakımdan, içeriğine hafif flu bir hava verdim." Romanın dilinin farklılığını ise yazıldığı dönem içerisinde yoğun Fransızca çalışmasına bağlayan yazar, bazı cümleleri Fransızca düşünüp Türkçe yazmıştır. Olgunluk dönemi Yazarın "olgunluk dönemi" diye tanımlanabilecek edebiyat süreci Kurtlar Sofrası ile başlar. Sokaktaki Adam'da ne istediğini değil, ne istemediğini bilen biri anlatılırken; Zenciler Birbirine Benzemez'de Mehmed-Ali istedikleri ile istemedikleri arasında mütereddit bir karakteri yansıtmaktadır. Oysa Kurtlar Sofrası'nda Mahmud ne istediğini çok iyi bilen bir karakteri çizer. Bu üç romanıyla Attilâ İlhan Türk aydınına farklı açılardan bakar, fikirlerini diyalektik-materyalist bir sentez içinde derleyerek Türkiye için bir sentez önerir – ki sonradan yazdığı yedi kitaplık Aynanın İçindekiler serisi de bu zemine oturmaktadır. Bıçağın Ucu, Sırtlan Payı, Yaraya Tuz Basmak, Dersaadet'te Sabah Ezanları, O Karanlıkta Biz, Allah'ın Süngüleri: Reis Paşa ve Gazi Paşa bu seriyi oluşturan romanlardır. Her romanda yer alan karakterler, Türkiye'nin tarihinde köşe başlarını oluşturmuş dönemlere ayna tutan aydınlardır. Tarihi olaylar, politik ve sosyal dengelerle ele alınır. Birbirleriyle bağlantısı olan karakterlerden her biri bir romanda ön plana çıkar ve olaylar onun gözlemleriyle aktarılır. Bu serinin bütünü irdelendiğinde yine, yazarın Türk aydınına yakın tarihimize bir bakma şansı tanıdığını ve kendi toplumcu-gerçekçi bakış açısıyla önergeler sunduğu görülür. Ölümü Attilâ İlhan ilk kalp krizini 1985 yılında geçirdi. Bu tarihten sonra kardiyolojik sorunları devam eden İlhan'ın 2004'ten itibaren sağlık durumu daha da bozuldu. 10 Ekim 2005'te İstanbul'daki evinde geçirdiği ikinci kalp krizi sonucu hayata veda ettiğinde 80 yaşındaydı. Tiyatro ve sinema sanatçıları Çolpan İlhan'ın ağabeyi ve Kerem Alışık'ın dayısıdır. 2003 Sertel Demokrasi Ödülü'ne layık görülmüştür. 1946 CHP Şiir Yarışması İkinciliği, 1974 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Tutuklunun Günlüğü ile, 1974 Yunus Nadi Roman Armağanı Sırtlan Payı ile, vefatından sonra 2007 yılında kurulan Attilâ İlhan Bilim Sanat Kültür Vakfı çalışmalarına devam etmektedir. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Attilâ_İlhan