Biricik dünyaya sığamadı ama bir cihana sığdı. Cihan geçmişten kopmadı ama biricik sarı saçlarda soluklandı. Direndikleri her şeyi ve yorgunluklarını gözyaşlarıyla döktüler. Bu odadan el ele çıkacak, bir daha asla bu şiddetle ağlamayacaklardı. Daima gülecek, el ele olacaklardı. Kavga edecek, daha sonra barışacaklardı.
Sayfa 385 - Cihan ve Biricik·Kitabı okuyor
Gerçekten gülümsememekten daha kötü bir şey varsa, sanırım o da bunu yaptığını fark etmeyecek kadar çok sahte gülücük saçmaktır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bigün kardeşim babama bişey sormuştu. Babam, - Sen daha anlamazsın, büyü de öyle... deyince kardeşim, -Sen anlatmaya çalış, ben anlarım, demişti. Babam kardeşimin bu cevabını hâlâ gülerek anlatır. Niçin bize anlatmaya çalışmıyorlar da, anlamazsınız diye kestirip atıyorlar?
Sayfa 74 - Nesin Yayınevi - 80 Baskı
Gülerek günah işleyen, ağlayarak cehenneme girecektir.
Sayfa 93·Kitabı okudu
İki Dünya Arasında
Bırakalım yalanı dolanı, yol bitmeden işin aslına dönelim biz, dönebileceksek eğer... Nedir işin aslı? Galiba şöyle bir şey: Dışımız, gece yarılarına kadar eve dönmeyen hayta bir oğul... İçimiz, pencerenin kenarında sabahlara kadar sabır ve metanetle onu bekleyen munis, şefkatli bir ana... Oğul eve dönünce ananın yüzü gülecek ve kararan ne varsa aydınlanacak! Bu kadar basit mi yani? Bu kadar kolayca çözülebilir mi bu asırlık düğüm? Eve dönmeye yetecek kadar irade gösterene, evet, bu kadar basit!
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Gece gündüz demeden sayfalarca okuduğu çocukluk dönemlerindeki gibi, okumak istediği kitapları yanına yığıp kimi zaman kıkır kıkır gülerek kimi zamansa kendini kaptırmış bir ifadeyle romanların dünyasına dalıyordu. Annesinin, "Gel de yemek ye" diyen sesinin bir kulağından girip öbür kulağından çıkışını, açlığını unutarak gözleri ağrıyana kadar okumanın verdiği o neşeyi anımsadı. Uzun zaman boyunca mahrum kaldığı bu mutluluğu tekrar yakalarsa, her şeye yeniden başlayabileceğini düşündü.
Sayfa 11·Kitabı okuyor