"Günaydın,
Jack London kitabında; "Ve zihninde adalet gibi berrak bir soyut kavram doğmasına gerek olmadıysa da kendi tarzında insan-hayvanların adaletini hissetti, onların ne olduğunu anladı: Yasa koyan ve o yasaları uygulayan yaratıklardı bunlar." der. Belki de insan büyüdükçe bunu fark ediyor. Dünyanın herkese aynı yerden davranmadığını, bazı insanların kuralları koyarken bazılarının sadece o kuralların içinde hayatta kalmaya çalıştığını. Yine de insanın içinde, hiçbir yasa kitabında yazmayan başka bir şey kalıyor: vicdan. Bazen birine fazla geç kalınca, bazen kırdığımız bir kalbi gecenin bir yarısı düşünürken, bazen de hiç tanımadığımız birinin acısına içimiz sızlayınca ortaya çıkan o sessiz şey. Kitaplar biraz da bu yüzden iyi geliyor sanırım. Çünkü bize dünyanın sadece güçlülerden ibaret olmadığını hatırlatıyorlar. İçimizde hâlâ merhamete, iyiliğe ve anlaşılmaya çalışan bir taraf olduğunu da. Bugün kendinize sert davranmayın sevgili okur. Herkes görünmeyen bir mücadelenin içinden geçiyor biraz."