Denize, yedi sekiz kilometre kadar açıkta bir ışık huzmesi içinde görünen, burnunu batıya çevirmiş, pasrengi yelkenlerini açmış tek­neye baktı. Uzaklardaki gemiyle konuşur gibi sakin sakin konuştu: "Hiç dönmeyecek." "Hiç dönmeyeceğinden mi korkuyorsunuz?" "Hiç dönmeyeceğini biliyorum." "Anlayamadım." Dönüp Charles'ın şaşkın, ilgi dolu yüzüne baktı. Uzun bir an onun bu şaşkınlığından zevk alıyormuş gibi göründü. Sonra başını çevirdi. "Uzun zaman önce bir mektup aldım. Bu beyefendi..." ve tekrar sustu, sanki keşke bu kadar çok şey söylemeseydim der gibiydi. Bir­den patikaya doğru koşarcasına ilerlemeye başladı. "Bayan Woodruff" Kız bir iki adım daha attı, sonra döndü; o gözler yine onu hem kendinden uzaklaştırıyor hem de delip geçiyordu. Sesinde hapsedilmiş bir sertlik vardı ama Charles' a yöneltildiği için bomba gibi pat­ ladı: "O evli!"
1000Kitap
bazen hicranlı bir güz, dayanılmaz bir yazsın
Sayfa 16·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Yaratılış olarak hepimiz kardeş doğarız ve eğitimle birbirimizden farklılaşırız.”
Alıntı
perde kapanır
Birbirlerinin ellerinden tutarak, kendilerini geriye bırakırlar. İki gövdeli bir Güz Ağacı. BAYAN - (Doğrulurken) Ne güzel! BAY (Doğrulurken) Ne güzel! Susarlar. Sahnenin önüne gelirken Soruşturmacı'yı farkederler. Birden dururlar. BAYAN - (Bay'a) Çalışıyor. (Soruşturmacı'yı gösterir) BAY - Hâlâ. Sağdaki 'aralık-kapı'ya doğru yürürler. SORUŞTURMACI - (Dosyadan başını kaldırır) Sürüyor. Sahne karartılırken, ışık bir süre, çantanın üzerindeki "SORUŞTURMA" yazısında toplanır. PERDE
Sayfa 112·Kitabı okudu
BAY - (Koltuklardan birine oturur) Yürürken alışveriş yapıyorsun toprakla. Çiçeklenir doğada atılım isteği. (Seyircilere) İçimiz de engin bir doğa. (Bayan'a) Peynirin böyle bir gücü yok. BAYAN - Kuşatma. BAY - Doğru (Bayan'ın elinden tutarak pencerenin yanına varırlar) Yılgı. (Pencereden sokağa bakarlar) Hiç gördün mü darağacı? (Bayan irkilir) Ben de bakamam. Önce, içini astılar insanın. (Seyircilere) Anlamını. BAYAN-(Ağır bir sesle) Egemenliğin gereği mi oluyor bu? BAY - Saçmalık yoğunlaştıkça egemenliğin gereği. (Tutkulu bir sesle) İçeriği tüketildikçe, insanın dayanma gücü de azaldı. (Hareketsizleşir) Öldürme, başkasının, insana gerekli gördüğü bir sonuç oldu. BAYAN - Hayvan kesim yeri. BAY - Dünyamız mı? Sessizlik. BAY - Sığınalım altına. BAYAN - Güz yağmurunun. Sessizlik. BAY - Şiir gerekli. BAYAN - Kurak toprağa.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Güz bayan, sarışın, Tomris'di adı Bir duvarı, üç kedisiyle tavanarasında oturan Erkenden kalkardı, on parmağı arasında votkası Dünyasına bakardı -masmavi- aralık balkon kapısından. Eylül müydü? bana kalırsa Ne kadar eylül varsa o kadar Eylüldü sanki o zaman. Gözlerini yıkardı, kalkardı oturduğu koltuktan Vardı ya, yoktu bir alacağı mutluluktan Çiçekli giysileriyle yıl boyu görünür görünürdü Besbelli kimse görmesindi onu, çekip çıkarmasındı yalnızlığından. Ekim miydi aylardan? Çıkardı dışarı, tutardı yolu -nereye- Berberin, manavın, pastacının yanından Şöyle bir törendi bu, sabahın kollarına tekrar Dönerdi hızla evine, girerdi ilk kez giriyor gibi kapısından. Kasımdı besbelli kasımdı o zaman. Saçları gümüştendi, yüzü bir menekşeyi emzirirdi sürekli Konuşsa konuşsa "bu çiçekler kaça" derdi ki bazen Derdi de, binlerce anlam mı taşırdı sesi? Salt bu yüzden bir anlam çıkmaz mıydı yoksa sorusundan. Aralığı saymazsak Yalnızca çiçekler miydi zaman?