10/10
·536 syf.··
2026 2. kitabı
herkes yazamaz boyle bi kitabi hele de 2 ay gibi bir surede Türkiyede yeraltı edebiyatınin babasidir bu adam bi kesim tarafından sevilmeme sebebi bence bakis acısının fazla karamsar olmasi ama yeraltı edebiyatı zaten amac bu insani gerceklerden igrendirmek ayrica kinyasin insan olmaya calismasi olayların birbirine baglanisi gercekten cok etkileyiciydi ara ara acip okurum altini cizdigim yerleri bu hakangunday bi baska aga Kinyas ve Kayra
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
Puan vermedi·368 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
zamir #hakangünday Sınırları zorlayan bir romanla geldim, sevgili okurlar. Hakan Günday kitaplarını daha önce okuyanlar bilir; insanı dağıtır, allak bullak eder, sarsar. Zamir de bu geleneği bozmuyor. Okurken korkunun ve endişenin damarlarımda dolaştığını hissettim. Kitabı kapattığımda ise tek bir duygu kalmıştı: ağır bir vicdan muhasebesi. Peki, “Herkese tavsiye edilir mi?” İşte orada durmak lazım. Çünkü Hakan Günday edebiyatı kolay kolay herkese hitap etmez. Onun dünyasına girmeden önce yazarın tarzını, sertliğini, gerçeğin karanlık yüzünü anlatma biçimini araştırmakta fayda var. Romanın kahramanı Zamir. İsminin anlamı, “vicdan.” Türkiye-Suriye sınırında kurulu El-Aman Mülteci Kampı’nda meydana gelen patlamadan kurtulan bir bebek hayatta kalmıştır ama yüzünü ve ruhunu orada kaybetmiştir. Daha doğar doğmaz ölümle burun buruna gelen bu çocuk, yaşamı boyunca insanlığın vicdansızlığıyla sınanacaktır. Zamir’in yolculuğu El-Aman’dan başlayıp İstanbul’a, Amerika’ya, Almanya’ya, Afrika’ya, İsrail’e ve Mekke’ye uzanır. Bu yolculuk sadece mekânlar arasında değildir; aynı zamanda insanlığın vicdanının sınırları arasında da bir gezintidir. All for All Vakfı’nın yardım kampanyasının yüzü olur ama ironik biçimde yüzü olmayan bir kahramandır. Zamir, ruhunun yok oluşunu bazen yüzündeki çirkinliğe, bazen de insanların acımasızlığına bağlar. Aslında tüm arayışı, kaybettiği yüzünü değil; sevgiyi bulmaktır. …”“bu dünya öyle bir yer ki... sizi barıştıran her kimse, savaştıran da odur!” sf339 Hakan Günday, Zamir’de bize ne anlatıyor? Aslında çok şey. Mülteci olmanın ötesinde “insan” olmayı sorguluyor. Yüzü parçalanmış bir çocuğun hikâyesi üzerinden bize kendi vicdanımızın yüzünü gösteriyor. Belki de en çok sorduğu soru şu: Gerçekten ne kadar insanız? … Zamir
ZamirHakan Günday · Doğan Kitap · 20216,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben ne okudum
Puan vermedi·536 syf.··
2025 45. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2025 12:08
Hakan Günday’la ikinci karşılaşmamız… Ama bu seferki tokat biraz daha sertti. Hep derim, yeraltı edebiyatı öyle herkesin harcı değil. Yani roman okuyayım da biraz kafa dağıtayım diyorsan, bu kitap seni alır, beyninin orta yerine “dağıtılacak kafa bu mu?” diye çakar, öyle dağıtırAma ne yalan söyleyeyim… Ben bu sefer sadece yeraltı edebiyatı değil; varoluş sancısı, bolca psikolojik bunalım ve bir tutam da bilinç akışı tekniğiyle haşır neşir oldum. Kesinlikle yazar bize kafayı yedirmek istemiş. Ama bir bölümde kendini de konuk etmiş hikayeye ve güzel sürprizdi. Kitabın iki ana karakteri var. Kinyas ve Kayra. Sıradan hayatlarını bir kenara atıp yurt dışına kaçıyorlar çünkü içlerindeki karmaşa artık taşacak yer bulamıyor. Okurken içimden sürekli şu geçti: “Bu ikisi insan değil, ruhları patlamış yürüyen bunalım torbaları.” İkisi de dünyaya küskün, kendine bile tahammülü olmayan tipler. Toplumla bağlarını koparmışlar, geriye sadece kafa sesleri kalmış. Ama bu ses hiç güzel konuşmuyor. Ben de okurken duygularımı bir kenara bıraktım. Çünkü bu kitapta ahlak, vicdan, empati yok. Tüm bu kaosun içinde şu soruyu soruyorsun, “Her şeyin sahte olduğu bir dünyada gerçek ne?” Ve tahmin et… cevap yok. Çünkü kitap sana cevap vermiyor, seni kendinle baş başa bırakıyor. İtiraf edeyim, kitabın başında elim gitmedi, hatta “bu ne ya?” dedim. Ama sonra… sayfalar ilerledikçe kaptırdım kendimi. Özellikle son bölümler… Kinyas resmen kalbime çöktü. Başta “bu ne biçim insan” dediğim karaktere sonunda gözüm doldu. Hakan Günday’la tanışmak istiyorsanız bu kitapla başlamayın. Gerçekten uyarıyorum. Çünkü bu kitap seni okur olmaktan çıkarıp, bir çeşit içsel cerrahiye sokuyor. Ama yok ber üstesinden gelirim diyorsan. Sen bilirsin. Ben okudum, biraz dağıldım ama çok sevdim. Etkisinden çıkamadığım bir
1000Kitap
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
10/10
·216 syf.··
2021 131. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2021 00:00
AZİL İlk kez Hakan Günday okudum. Kalemine diyecek bir şey bulamıyorum. HARİKA! Kendine has kelimeler kullanıyor ve özgün bir anlatımı var. Kurgusu dahiyane!! Az sayfayla çok şey anlatıyor ve düşünürüyor, yazarlığının hakkını veriyor. Yeraltı edebiyatının önemli ismi Hakan Günday'ın kalemiyle tanışmanızı isterim. Pişman olmayacaksınız! Delilik ve deha arasında felsefi bir yolculuk Azil. İçeriği hakkında yazacak pek bir şey bulamıyorum. Çünkü anlatılmaz, okunur ! #okudumbitti #kitapyorumu #hakangünday #yeraltıedebiyatı #kitaptavsiyesi #bookstagram Hakan Günday
Edebiyat
AzilHakan Günday · Doğan Kitap · 202411,3bin okunma
Harika
9/10
·420 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2025 21:51
Hakan Günday, bence şans verilmesi gereken bir yazar. Okuduğum ilk eseri bu ama öyle akıcı bir dili var ki okunur. Günlük yaşam dilini tam anlamıyla görebildiğimiz bu kitabında insan kaçakçılığının acı yüzü sizleri karşılıyor. Roman karakterimiz Gaza, babasının insan kaçakçılıgı işinde aktif görev alıyor. Sonrasında geçirilen bir kaza sonucunda babasını kaybeden Gazanın Hayatıda kazaya baglı olarak değişiyor. Okunur. Tavsiye ederim. #hakangünday #okudumbitti #daha
DahaHakan Günday · Doğan Kitap · 202517,1bin okunma
10/10
·536 syf.··
2025 6. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2025 22:31
Kendimi defalarca buldum, defalarca kaybettim. Herkesin,birbirini dinlediği ama duymadığı bir evi olmuştur elbet.Yani Kinyas ve Kayra tek başına kaybolmadı aslında hiçliğin içinde…. Bu kitapta bol bol,umutsuzluk,çaresizlik,alt benlik,üst benlik,varoluş,kayboluş… Afrika kıtasında başlayan Kinyas ve Kayra’nın hikâyesi Türkiye’de son buluyor.. Her sayfasında altı çizilecek,akla kazınacak bir çok cümlelerle karşılaştım..Doslukta vardı ihanette,ayrılıkta vardı kavuşmakta…Ölümde vardı ölmeden ölümü yaşamakta.. Yaşamın amaçsızlığını da okuyacaksınız yeniden hayata tutunmayı da..Ve ben bir Kinyas oldum,bir Kayra.. Çünkü yokmuş, derdim..İnsanın içinde insanlık yokmuş!Soğumamış çamur hâlâ,insan dediğimiz canavar…Ve insan olmak çok zordu.. Ve yeraltı edebiyatının kralı sevgili Yasir sözeri bir kaç sayfa da olsa kendine de yer vermiş kitapta.. Sohbet ediyor karakterlerimizle…Ağzımıza bir kaşık bal çalıp gidiyor sonra..Bu ayrıntı çok güzeldi bence.. Ne yazsam az kalacak bu eseri anlatmaya,o yüzden alın okuyun derim.Yeni okurlar zorlanabilir,eğer yazarın kalemine hakim değilseniz başlangıç kitabı olmasın derim.. Okurken Tutunamayanları yeniden hissettim,hayata tutunamayanları;Kinyas ve Kayra,Turgut ve Selim oldu sanki. ”Mutluluğu tanıyamayız.Görsek bile tanımayız…Doğuştan efkârlı adamlar…” ..Kitaplarla ve sevgiyle kalın.. ”Sorarlarsa, ‘Ne iş yaptın bu dünyada?’ diye, rahatça verebilirim yanıtını: Yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyar insanın arasında doğdum. Ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından...”
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma