"Halbuki hayata karşı isyan insanı hatta rahattan mahrum bırakıyor, felaketten felakete değil, sefaletlere, hatta rezaletlere atıyor, pislik içinde bile çalkalıyordu."
Sayfa 232 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
İstanbul'da hayat yok. Diyebilirim ki burada halk yaşamıyor; gaflet ve miskinlik içinde uyuşmuş yalnız bir bitki gibi yaşıyor. İşin gülünç tarafı, eğer İstanbul halkı hayattan ve eğlenceden mahrum olduğunu bilse, şikayet etse, insan tahammül eder; halbuki burada herkeste yaşıyoruz ve eğleniyoruz fikri mevcut ki işte beni ağlatacak kadar güldüren de budur!
Kimden sual ettiysem halimi
Güldüler.
Anam bile şiir yazdığım için
Bakmadı yüzüme.
Yalnız bir öğleüstü sofrada
Ölüm mukaddermiş dedi
Halbuki yaşamak alnımın yazısı...
Ebubekir (ra) dünya nimetleri konusunda gerçek manada zâhid bir insandı. Rasulullah (sav)'den sonra onun kadar zâhid bir insanın var olduğunu iddia etmek çok zordur. O (ra) kesinlikle mal mülk peşinde değildi, ailesini ve akrabalarını ön plana çıkarmazdı. Hâlbuki onun döneminde Bizans, İran ve Arap yarımadasında olan yöneticiler yönetime geldikten sonra mal mülk sahibi olmak için ellerinden gelen her şeyi yapar ve önemli mevkilere kendi yakınlarını tayin ederlerdi.¹⁴³