Siz, bilerek mi söylediniz o "bitkisel hayat" sözünü! Çünkü bu, bizim bir hasta halimiz, duygusuz bilinçsiz yaşayışımıza taktığımız addır. Demin uzun uzun anlattığım çetin, çok çetin yaşama ortamında bozkırlı bir bitkinin, hangisi olursa olsun, yıllık hayatına bakınca itiraf etmeliyim ki biz o halimize yersiz yakıştırmışız,
"bitkisel hayat" sözünü.
Ama bu dünyada hiçbir şey sürekli değil. Bunun için neşe de ikinci dakikada, birincidekinden farklıdır, üçüncüde bir derece daha zayıflar, nihayet bütün bütün yok olur, eski halimize döneriz; suda genişleyen halkalar nihayet suyun sathıyla bir olup kaybolması gibi. 
"Bizi kendi halimize bırakacaktınız," diye konuşturken duydu kendini Elric. "Size hiçbir kötülük sunmuyoruz barbar. Melnibone, en son ne zaman Genç Krallıklara yönelen bir akın gerçekleştirdi?"
"Bize, varlığınızla kötülük sunuyorsunuz, Beyazyüz. Büyüleriniz var. Gelenekleriniz var. Ve kibiriniz var."
"Bunun için mi buraya geldiniz? Saldırınız bize olan nefretinizden mi kaynaklanıyor? Yoksa zenginliğimiz mi? Kabul edin, kaptan - sizi Melnibone'a açgözlülük getirdi."
"Açgözlülük, en azından dürüst, anlaşılabilir bir özellik. Ama siz yaratıklar, insan değilsiniz. Daha beteri - öyleymiş gibi davranmanıza rağmen tanrı da değilsiniz. Zamanınız geçti, iziniz silinmeli, şehriniz yıkılmalı, büyücülükleriniz unutulmalı."
Elric başını salladı. "Belki de haklısın kaptan."
Hoşunuza gitmeyen şeyleri yaparken takıldığımız tavrın, ruh halimiz ğzerinde büyük etkisi vardır. Örneğin her sabah işe gitmek için uyandığımızda sürekli ne kadar yorgun olduğumuzu biraz daha uyumak istediğimizi tekrarlarsak kötü bir ruh hali içinde olmamız çok olumsuzdır. Ancak erken kalkıp yorgunum biraz daha uyumak isterdim ama yine de ailemi geçindirebileceğim bir işimin olmasından memnunum dersek ruh halimiz daha iyi olacaktır.
Bize zor gelen şeyleri yaparken hayatta bizim için önemli olan şeyleri ve değer yargılarımızı aklımızda tutmanın gerçekten çok büyük faydası olur.
İlişki bize aslımızı gösteren bir aynadır. Ama
çoğumuz ilişkideki halimize bakamıyoruz
çünkü, gördüğümüzü hemen kınıyor veya
doğruluyoruz.. ama var olan'ı hiçbir zaman gerçekten görmüyoruz.
"İslamiyet yirminci asrın ihtiyacına cevap verebilir mi?"
"İslamiyet, yirminci asrın ihtiyacına cevap verebilir. Kanun ve nizamın eskidiği yerde o yine yenidir. Halimize bakıp da deme ki budur İslamiyet! İslamiyet Kur'an'dır... Müslümansa ona uyan!..
Evet, İslamiyet bir bütündür; onun hukuku, iktisadı, maarifi, siyaseti, hatta tıbbı vardır. Lakin bugün iman sarsılmıştır, işe ondan başlamalı."