Fatih Sultan Mehmed cülus ettiği zaman bir kuyrukluyıldız görünmüştü; papa o zaman yıldızı "Türk ve Müslüman dostu zındık yıldız" olarak aforoz etmişti. Bu kuyrukluyıldızın, sonra, Halley kuyrukluyıldızı olduğu öğrenildi. Balkan Harbi'nde Bulgarlar Çatalca'ya kadar ilerlerken Halley kuyrukluyıldızı yine görünmüştü. O zaman kilise adamları, "Türklerin uğur yıldızı göründü, Bulgarlar gene mağlup olacaklar!.." demişti ve hadiseler de böyle oldu. Çatalca Muharebesi'ni kazandık, Balkanlı müttefikler arasına nifak girdi, Edirne'yi Bulgarlardan geri aldık..
Sayfa 91 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Tarih
Yaşamı kavrayabilmek için önce yaşamdışını anlamamız gerekir. Parlak evrenimizin, uzayın sonsuz karanlıkları içinde yüzüp duran minicik bir ışık zerreciği olduğunu bilincimiz almıyor. Bilincimiz, evrendeki kendi yerimizle başlayacak ve kendimizi piramidin en tepesine yerleştirecek şekilde düzenlenmiş. Daha birkaç yüzyıl önce, Kopernik devrimine kadar, Dünya'nın evrenin merkezi olduğunu, Güneş'in ve bütün yıldızların Dünya çevresinde döndüğünü düşünüyor ve buna kuvvetle inanıyorduk. Şimdi bunu saçma buluyor, bunu cehaletimize ve Kilise'nin bilim karşıtı geleneğine veriyoruz. Cehaletimizden toplumsal yapıyı sorumlu tutuyoruz. Kendimizi suçlamak aklımızın köşesinden geçmiyor. Kendimizi önemsemek, kendimize tapınmak gibi son derece bize has bir özelliği görmezden geliyoruz. Tabii bu kendimizi beğenmişliğimizin altında, bir tür olarak kendimize duyduğumuz güvensizlik yatıyor. İnceleme, gözlemleme ve soru sorma yeteneğimiz var evet, hatta güneş ve ay tutulması ya da Halley kuyrukluyıldızının gelişi gibi bazı olayları da önceden kestirebiliyoruz, ama yine de emin olduğumuz çok az şey var. Bir tane mi yoksa binlerce evren mi olduğu dahi tartışma konusu. Meraklıyız, ama bilinmeyenden de müthiş korkuyoruz. Bu yüzden, kurttan korkan bir koyun sürüsü gibi, belirli bir tür bilinci içinde birbirimize sokuluyoruz. Bilinmeyenle ilgili bazı sorulara kulaklarımızı tıkıyor, bu gibi soruları bastırıyor ve kendi önemimizi tekrar tekrar vurgulayarak huzura kavuşuyoruz. Türümüze has bu megalomani, korkudan kurtulma gücü veriyor bize. Bu sahte güç duygusu homo sapiens'in aşağılık kompleksine kapılmasını önlüyor....
Sayfa 233 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
KiTaPHaNe
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Mark Twain on yaşındayken annesi onu doğurduğu gece gökyüzünde Halley kuyruklu yıldızının olduğunu söylemişti. Twain bundar o kadar etkilenmişti ki tanıştığı herkese anlatıyordu ve bir süre sonra can sıkar hale gelmişti. "Halley kuyruklu yıldızıyla dünyaya geldim, Halley kuyruklu yıldızıyla gideceğim" diyordu. Yani "Halley kuyruklu yıldızı yeniden göründüğünde öleceğim" demek istiyordu. Oldukça tehlikeli kehanetti bu çünkü hem yetmiş beş yaşındayken hem de Halley kuyruklu yıldızının dünyadan tekrar görüneceği birkaç hafta içinde öleceğinde ediyordu. Mark Twain ne zaman öldü? 21 Nisan 1910'da. Halley kuyruklu yıldızı dünyadan göründüğü günlerde mi öldü? Evet. Peki, sözünü takvime uymak için ağzına silah mı dayadı? Hayır. Şaşırtıcı şekilde tahmin ettiği gibi, kuyruklu yıldız gökyüzündeyken doğal nede öldü.
Sayfa 197·Kitabı okudu
Bu roman Twain'i hayatının sonuna kadar sürecek bir üne kavuşturdu İyice yaşlandığında bir muhabir ona, "Tüm başarılarınız dikkate alındı ğında Bay Twain, en çok gurur duyduğunuz şey nedir?" diye sormuştu. Twain bir süre düşündü ve şöyle yanıtladı: "Tüm başarılarım arasında en büyük marifetimin 30 Kasım'da doğmuş olmak olduğunu sanıyoru." Twain 30 Kasım'da doğmasını neden başarı olarak görüyordu? Nedeni şuydu: Mark Twain'in doğduğu 30 Kasım 1835 gökyüzüne bakabilseydiniz Halley dediğimiz kuyruklu yıldızın beyaz ışık-gecesi saat 11.10'da yaşıyor olsaydınız ve oturduğunuz evden dışarı çıkıp Jar saçarak hızla uzaklaştığını görürdünüz.
Sayfa 196·Kitabı okudu
10 yaşındaki Jan Oort babasıyla birlikte Noordwijk sahilinde gökyüzüne bakıyordu. Halley kuyrukluyıldızı muhteşem görünüyordu. Yıllardır bugünü bekleyen Jan, insanların bu olayın gerçekleşeceği zamanı asırlar önceden hesaplayabilmiş olmasına hayran kalmıştı. Bu hayranlık lise yıllarında Jules Verne romanlarının da etkisiyle katlanacak, Jan 17 yaşında Groningen Üniversitesi'nin yolunu tutacaktı. Evrenimizin büyük bölümünü, üstelik görülemeyen kısmını keşfeden adamın bilim yolculuğu böyle başladı.
Sayfa 37·Kitabı okudu
halley kuyrukluyıldızı
Dünyaya, 1835'te Halley Kuyrukluyıldızı ile beraber geldim. Halley, seneye (1910) tekrar geliyor. Bu sefer onunla beraber dünyadan çıkıp gitmeyi bekliyorum. Eğer buradan Halley'le birlikte ayrılamazsam, hayatımın en büyük hayal kırıklığını yaşayacağım. Yüce Tanrı şüphesiz şöyle demiş olmalı: "İşte anlaşılmaz iki ucube; beraber geldiler, beraber gitsinler."
Sayfa 54