Seni arıyorum kalabalık caddelerde
Tanımadığım insanlar geçiyor, sen yoksun
Perişan hayallerimin başladığı yerde
Sana sesleniyorum sana, duyuyor musun
Beyaz güller açtı bahçelerde sevdiğin
Ya şu karanfil? O baygın kokulu çiçek
Gel, yalnızlık bahçeme gel, beyazlar giyin
Anladım ki bu ömür sensiz geçmeyecek
Odamı süsleyen ellerini uzat
Hazzından dile gelsin bastığın halı
Açılsın sevincinden perdeler kat kat
Işık ve ateş senin için yanmalı
Sonra çevir düğmesini radyonun
Sevdiğin musiki dolsun odama
Dinle şarkısını büyük koronun
Beni düşün, beni düşün ağlama
İçimden bir ses diyor ki; - Sabret
Sonu gelecek bu yalnızlığın
Bütün aynalar gülecek elbet
Açılacak kapılar ansızın
Yalnız sen varsın beyaz gülüm
Evde, caddede ve sokakta
Bir eylül akşamı gördüğüm
O beyaz hayalsin uzakta
"Nice fırtınalardan, çalkantılardan sonra demirleyeceğimiz limanın çok yakınlarındayız. Rüzgâr dinmek üzere. Beraberliğimizin başlayacağı günlerin eşiğindeyiz Mihriban."
-sanırım bu yazılanların hepsinin bana ithafen olmasını çok isterdim. O kadar güzel yazılmış, duygular o kadar güzel, hayaller, arzular.. sevgiliye olan sevgi ne kadar içten yazılmış. Hayran kalmamak elde değil. Sevmeyi daha da çok sevdiren bir kitaptı.
Ümit Yaşar Oğuzcan