Puan vermedi·864 syf.··
2026 90. kitabı
ALBASTI GECESİ . Börü Kam ve hatunu Ulduz ile Kara Han ve hatunu Aykan üzerinden bir #albastı hikayesi bu. @hasanerimez kalemi ve Türk mitolojisinden izlerle sürükleyici bir okuma. Kutlar, Kamlar, bakır tırnaklı albastı ve gök yeleli ihtişamlı kurt... Albastının kara efsunuydu: Yeni doğurmuş kadınlara ve onların çocuklarına musallat olurdu; ciğerlerini söküp öldürürdü. Çünkü hiçbir er kişi Albastı'yı hatun edinmediğinden, O da kıskançlıktan köpürüp onların hatunlarını ve çocuklarını öldürerek hıncını alıyordu. Börü Kam için alarm zilleri çalmştı. Kök Dağ'da duasını ederken her yer kızıla çalmış, Börü Kam Ulduz'una Albastının geldiğini anlamıştı. Onları kurtarmak içinse artık çok geçti... Aykan Hatun ise kara bir düş görmüştü. Sırma saçlı bir kadınla kurt postu bir kam ona seslenmekteydi. Koştuğu ormanın içinde bir uçurumun ucunda onları gördü. Ardından da bakır tırnaklarını karnına geçiren onu! Gebelikten olduğunu söyledi ona eşi Karahan ve dostu İlbike, inanmadılar, anlamadılar. Taa ki İlbike'ye olanlar olunca vardı babası otacı Sagun'un yanına. İşte o zaman Sagun, kızının o olduğunu anlamıştı... Bozkırın ortasında doğmamış bir çocuğun peşine düşen Albastı ve kadınları onun gazabından kurtaracak bir kam. @hasanerimez kalemi okutuyor vallahi bir solukta. Öyle bir anlatım ki, karanlık efsaneler,korku ve mitolojik doğaüstü varlıklar sarıyor etrafımızı. #uğursuzrivayetlerserisi müthiş başladı. Ben devamına kaçıyorum, sizlere de #öneri mi bırakıyorum. Keyifle. . .
Uğursuz Rivayetler (10 Kitap Takım)Kolektif · Ötüken Neşriyat · 20264 okunma
1/10
·152 syf.··
2026 21. kitabı
Okumayı öğrendiği günden beri okuyan biri olarak müsaadenizle edebiyattan bir miktar anladığımı dile getirmek istiyorum. Bu fikrime dayanarak ise bu kitapta edebi bir yön bulunmadığını, niçin popüler olduğunu anlamadığımı, 15 yaşında bir ergenin günlüğünden fırlamış gibi cümleler bir araya getirilerek bir kitap oluşturulmaya çalışıldığnı kitaba dair analizim olarak aktarmak isterim. Kitabın 3'te 2'si boştu zaten, 141 sayfa ama 40-50 sayfa kadar yazı vardı. Kağıt israfının boyutunu siz düşünün. Kısaca benim için yalnızca zaman kaybıydı.
Beyaz KitapHan Kang · April Yayıncılık · 20242,062 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendini tüketen insan
Puan vermedi·64 syf.··
2026 25. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 17:36
Modern insanın artık dış baskılarla değil, kendi kendini zorlayarak tükendiğini anlatır. Psikolojik açıdan kitap, depresyon, tükenmişlik ve kronik yorgunluğun temelinde sürekli daha başarılı, daha üretken ve daha görünür olma baskısının yattığını savunur. Byung-Chul Han’a göre günümüz insanı kendisinin hem efendisi hem de kölesi haline gelmiştir. Sürekli performans göstermeye çalışmak, kişinin iç dünyasıyla bağını zayıflatır ve derin bir boşluk hissi yaratır. Kitap, modern çağın en büyük sorunlarından birinin çalışmak değil, durup dinlenememek olduğunu düşündürür.
Yorgunluk ToplumuByung-Chul Han · Açılım Kitap · 20152,173 okunma
9/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2026 195. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 15:42
Ben polisiye okumayı seviyorum. Polisiyelerde ipuçları ndan katili bulmaya çalışmak en büyük eglencelerimden .Peki ya bu cinayet Osmanlı döneminde işlenmişse. Fiziki ipucu az oluyor tabi. Dijital ayakizleri yok, teknoloji yok . 16.Yüzyıla gidiyoruz .Hazar bir nalbant.Annesiyle yaşıyor. Gönlünü de Huma ya kaptırmış. Dönem Sultan Selim Han dönemi. Eli kılıç tutacak adamlar aranıyor. Huma yı babası alıp baska yere göçüyorlar .Hazar da onu da unutmak ıçin orduya katılıyor. Cengaverligi sayesinde yükseliyor ve Dalkılıç Hazar oluyor .Selim Hanın öncü süvarilerinin başı . Çaldıran ,Mercidabık,Ridaniye..Sonunda Mısır fetholunuyor .Şah İsmail yenilgiye uğruyor. Selim Han ordularıyla Karahisar Kalesine gelmeden önce Hazar ve yaveri Mustafa kaleye gidiyor. Kaleye tırmanırken bir kadın çığlığı duyuyorlar .Sarı saçlı, yabancı kadının sırtına atılan dokuz ok ile öldürüldüğü görülüyor. Peki bu cinayeti kim işledi ? Kalede dokuz kisi yaşıyor .Gök Han,terzi ,aktar ,Özüm Hanım,Kadi ve Mercan Nine ,Kütüphanece ve iki muhafız .. O zaman katil kim ve o kadın neden öldürüldü? Harika bir Osmanlı polisiyesi.Keşke daha uzun olsaydı. Tarıh bilgisini dd yeterince araştırarak sıkmadan vermiş yazar ..Ben cok beğendim bu kitabı .. Kitapla kalın dostlar... Demirden Bir Deniz Yasin Kocabaş
Demirden Bir DenizYasin Kocabaş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20268 okunma
Bir Turan Peygamberi
7/10
·144 syf.··
2026 10. kitabı
Bir Turan Peygamberi…. Tarihimizin en kritik dönüm noktalarından, benim de araştırmayı, okumayı çok sevdiğim 1865 - 1919 yıllarına ait bu edebi eserleri okurken; siyasetin nasıl adım adım değiştiğine de şahitlik ediyoruz. Çok tatmin edici bir deneyim benim için. “AY DEMİR” de 1918 yılında, Müfide Ferit Hanım tarafından yazılmış, o yıllarda yeni yeni parlayan Türk Milliyetçiliğini, Turancılığı bize gösterecek bakalım. Kitabımızda “DEMİR” adında İstanbullu bir doktorun, aşkını ve vatanını ardında bırakıp Orta Asya’ya, Rusların esaretindeki Türk kavimlerini uyandırmaya, onlara unutmaya yüz tuttukları Türklüğü, Turan’ı anlatmaya gidişi konu ediliyor. Kitapta İstanbul’daki siyaset ortamıyla, Orta Asya’daki halkların durumlarıyla, Ruslarla, Müslüman Din adamlarıyla ilgili önemli tespitler var. Bunlara ayrıntılı olarak değineceğim. Ama öncesinde Türk Milliyetçiliği nasıl ortaya çıktı, Müfide Ferit ve kocası Ahmet Ferit kimdir bunları anlatmam gerek yoksa “AY DEMİR” gibi bir karakterin ortaya çıkışı yeterince anlaşılamaz. Şimdii, işte Reformlardı, Aydınlanmaydı, özellikle Fransız İhtilaliydi derken Avrupa’da milliyetçilik zaten vardı. Ancak bizimki gibi bir imparatorluğun içinde, milliyetçilik fikri tehlikeli olacağından uzun yıllar konuşulmadı. Osmanlı’da halk, milliyetlerinden ziyade dinlerine göre sınıflandırılıyordu. Müslimler, Gayri-müslimler şeklinde. Bugün andığımız Namık Kemallerin yer aldığı 1865’te kurulan Genç Osmanlılar bile vatan ve özgürlük vurgusu yaparken, yine Osmanlı olarak, şeriat kurallarıyla hareket edilmesini savunuyorlardı. Ayrı bir Türk milliyetçiliği, Turancılık kavramı yoktu. Taa ki Türk toprakları kaybedilmeye başlayana kadar. Kaybedilen topraklarda yaşayan Türk halkları, kalan topraklara doğru, anadoluya doğru geldikçe, gördükleri zulümün de
Ay DemirMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022699 okunma
Han Kang – Işık ve İp
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:35
Işık ve İp , Han Kang 'ın Nobel Edebiyat Ödülü konuşmasını, şiirlerini, notlarını ve çeşitli metinlerini bir araya getiren; yazarın edebiyat anlayışını ve iç dünyasını daha yakından tanımamızı sağlayan özel bir kitap. Romanlarından alışık olduğumuz o sakin ama sarsıcı ses, burada doğrudan Han Kang'ın kendi düşünceleriyle karşımıza çıkıyor. Kitabın en etkileyici bölümlerinden biri Nobel konuşması. Han Kang burada yalnızca yazarlık serüveninden değil, edebiyatın insanları birbirine bağlama gücünden, acı karşısında nasıl bir tanıklık alanı açtığından ve insan olmanın kırılganlığından söz ediyor. Özellikle romanlarında sıkça karşılaştığımız hafıza, şiddet, yas, yalnızlık ve insan onuru gibi temaların onun hayatındaki karşılığını görmek oldukça etkileyiciydi. Şiirler ve kısa metinler ise Han Kang'ın dilinin ne kadar incelikli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Onun eserlerinde sıkça hissettiğimiz sessizlik, kırılganlık ve merhamet duygusu bu metinlerde de kendini hissettiriyor. Ancak kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri, yazmanın onun için taşıdığı anlam oldu. Notlarında ve konuşmalarında yazının yalnızca bir ifade biçimi değil, aynı zamanda umutla kurulan bir bağ olduğunu anlatıyor. Dünyanın acılarına ve karanlığına rağmen yazmaya devam etmenin, insanlarla görünmez bir ip aracılığıyla bağ kurmanın mümkün olduğuna inanıyor. Han Kang'ın eserlerini severek okuyan biri olarak, bu kitap sayesinde romanlarının arkasındaki düşünsel ve duygusal dünyayı görmek benim için çok kıymetliydi. Özellikle Vejetaryen , Çocuk Geliyor ve Beyaz Kitap gibi eserlerinde karşılaştığımız temaların hangi duygusal ve düşünsel kaynaklardan beslendiğini görmek, metinlerini yeniden değerlendirmeme neden oldu. Ayrıca Han Kang'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan ilk Asyalı kadın yazar olması da bu
Işık ve İpHan Kang · April Yayınları · 202612 okunma