"Ben burada başka hiçbir müttefike ihtiyaç duymayacak bir yapı inşa etmek istiyorum. Şimdiye dek hükümdarlar birbirleriyle hep orduları vasıtasıyla savaştı. Toprak almak, düşmanları alt etmek için de orduya ihtiyaç duydular. Bir karış toprak parçası için binlerce askerin öldüğü savaşlar yaşandı. Ama diğer taraftan hükümdarlar hiçbir vakit kendi hayatlarının tehlikede olduğu korkusunu hissetmediler. İste bizim hedefimiz onların icine bu korkuyu salmak olacak. Baş bir darbe alırsa tüm vücut bu darbeden etkilenir. Kendi hayatının tehlikede olduğunu gören bir hükümdar anlaşma yapmaya yanaşacaktır. Kısacası hükümdarların yüreğine bu korkuyu düşüren bir güç dünyanın da hâkimi olmayı başarmış demektir. Ama bu korkunun etkili olabilmesi için sarsıcı metotların kullanılması zaruridir. Hükümdarlar iyi korunur ve gözetlenirler. Bu tür bir durumda ancak ölümden korkmayan hatta tam tersine ölümü arzulayan biri onlar açısından tehlike arz edebilir. Bu geceki deneyimizde de işte böyle insanlar yaratmaya çalıştık. Onları yaşayan birer hançer hâline getirerek zaman ve mekanı alt etmeyi planlıyorum. Onlar kitlelere değil yalnızca hükümdarlara,krallara dehşet salacaklar. Onlar tarafından hasım olarak bellenen her hükümdar hayatından endişe ederek korku içinde titreyecek."
Cemal kayboldu. mesele iki kelimeyle insanın ağzından dökülüveriyor ama işte o iki kelime, bir insanın ismi ve kaybolmak, iki yanı keskin bir hançer oluyor ve söyleyenin dilini de kalbini de kan revan içinde bırakıyor.
Sayfa 14 - fırtına cemal dönmedi - pdf·Kitabı okuyor
Uy havar!
Muhammed, İsa aşkına,
Yattığın ranza aşkına,
Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü!
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan-ter içinde, asi, He desem, koparacak dizginlerini Yediveren gül kardeşi bir arzu Oy sevmişem ben seni...
Bugün yüzlerce yıl evvel Ehl-i beyt'in kanıyla sulanan topraklarda, Filistin'de, Yemen'de, Myanmar'da, Afrika'nın ücra bölgelerinde mümin kanı akmaya devam ediyor. Alem-i İslâm ise daha kendi içerisindeki zulümleri engelleyemezken zalimlerin katliamına "dur" bile diyemiyor. Daha kendi evinde ailesinde adaleti tesis edemeyen müslüman, yalnızca sokaklara çıkıp protesto gösterisi yapıyor. Birkaç saat slogan atıyor, bayrak sallıyor, özçekimleri sosyal medya hesabından paylaşarak vicdanını rahatlatıyor. Hashtag'lere destek vererek sözüm ona bir hançer de o saplıyor zulmün kalbine! Sonra daha fazla kazanmak için, hız ve haz üzerine kurgulanmış hayatı tüm pervasızlığıyla yaşamaya devam ediyor.