Hadi ben isyan etmiş bir kulum
Sen de ne olur bir kere, he ,de.
Hadi ben içi kapkara bir nesneyim
Hani,senin aydınlığın nerede?
Bizden sana ibadet
Senden bize cennet
Nerde kaldı iyiliğin büyüklüğün
Seninki düpedüz alışveriş değil de ne?
Ömer Hayyam
— Neden toplanmış bekleşiyoruz pazaryerinde?
Barbarlar gelecek bugün.
— Neden böyle hareketsiz Senato?
Boş oturuyor Senatörler, yasalarla uğraşacaklarına?
Çünkü barbarlar gelecek bugün.
Senatörler neden uğraşıp dursun yasalarla?
Barbarlar gelince yapacak nasıl olsa.
— İmparatorumuz neden sabahın köründe kalkmış,
tacıyla tahtıyla kurulmuş oturuyor,
kentin ana kapısında?
Çünkü barbarlar gelecek bugün.
İmparator şeflerini karşılamak için
bekliyor. Bir de ferman hazırlattı
sunmak için. Şan şerefle dolu
adlar, ünvanlar yazılı üstünde.
— İki konsülümüz ve yargıçlarımız neden
kırmızı, işlemeli harmanileriyle gelmişler;
ya taktıkları mor taşlı bilezikler,
ışıl ışıl zümrüt yüzükler;
neden yanlarına almışlar bugün, paha biçilmez
altın ve gümüş kakmalı asalarını?
Çünkü barbarlar gelecek bugün,
böyle şeyler gözlerini kamaştırır onların.
Hani bazen durur gibi olur ya dünya Çiçekler kurutmuşuzdur bir gün birlikte
Bir defterde
Öyle bir şeydir işte kadınlar
Kim bilir ne zaman, nerde, birden, Yaşamışızdır bir sesi,
yanımıza bıraktıkları
PETRUCHİO
Sizi odun kafalı yontulmamış ahmaklar! Niye kimse yok burda? hani saygı, hani hizmet? Önden gönderdiğim o aptal herif nerde?
GRUMİO
Burda efendim eski aptallığıyla karşınızda.
PETRUCHİO
Seni sığır çobanı! Seni piç kurusu, uyuşuk değirmen beygiri!
Mescid-i Aksa'yı gördüm düşümde
Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu
Varıp eşiğine alnımı koydum
Sanki bir yeraltı nehr çağlıyordu
Gözlerim yollarda bekler dururum
Nerde kardeşlerin diyordu bir ses
İlk Kıblesi benim ulu Nebi'nin
Unuttu mu bunu acaba herkes
Burak dolanırdı yörelerimde
Miraca yol veren hız üssü idim
Kutsallığım belli şehir ismimden
Her yana nur saçan bir kürsü idim
Hani o günler ki binlerce mü'min
Tek yürek halinde bana koşardı
Hemşehrim nebi'ler hâtırı için
Cevaba erişen dualar vardı
Şimdi kimsecikler varmaz yanıma
Mü'minden yoksunum tek ve tenhayım
Rüzgârlar silemez gözyaşlarımı
Çöllerde kayıp bir yetim vâhayım
Mescid-i Aksa'yı gördüm düşümde
Götür müslümâna selam diyordu
Dayanamıyorum bu ayrılığa
Kucaklasın beni İslâm diyordu