1606 Zsitva-torok barışının esas maddeleri şöyle özetlenebilir: 1. İmparatorun ödemekte olduğu yıllık 30.000 altın haraç kalkıyor. 2. Sultana bir defada harp tazminâtı olarak 200.000 guruş (yaklaşık 67.000 altın) ödenecektir. 3. İmparator her üç yılda bir sultana hediyeler gönderecektir. 4. Karşılıklı yazışmalarda imparator, pâdişahla eşit zikredilecektir. 5. Avusturya hükümdarı için kral unvanı yerine Roma çesarı (imparatoru) unvanı kullanılacaktır. 6. İki taraf karşılıklı sınırlara tecavüz etmeyeceklerdir. 7. Sınır anlaşmazlıkları Budin beylerbeyi ile Avusturya Raab kale kumandanı arasında görüşülecek ve bir hükme bağlanacaktır. 8. Bu antlaşma, daha sonra gelecek sultan ve imparatorlar için de geçerli sayılacaktır. 9. Bu antlaşmaya İspanya kralı da iştirak etmiş sayılacaktır. Güçlükle barışa erişilmiş olup bu antlaşma Avrupa'da Osmanlı üstünlüğüne son veren bir belgedir.
Sayfa 36 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Bundan böyle kimse, Osmanlının beylerine, valilerine haraç da asker de vermeyecek. Her köy, her kasaba, seçtiği temsilcileri Karaburun'a gönderecek. Gayri vakt irişmiştir. Gayri zalimlerin zulmüne son verilecektir.
Sayfa 245 - Evrensel Basım Yayın·Kitabı okuyor
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Anadolu
Beşikler vermişim Nuh’a, Salıncaklar, hamaklar, Havva Ana’n dünkü çocuk sayılır, Anadoluyum ben, Tanıyor musun? Utanırım, Utanırım fıkaralıktan, Ele, güne karşı çıplak… Üşür fidelerim, Harmanım kesat. Kardeşliğin, çalışmanın, Beraberliğin, Atom güllerinin katmer açtığı, Şairlerin, bilginlerin dünyalarında, Kalmışım bir başıma, Bir başıma ve uzak. Biliyor musun? Binlerce yıl sağılmışım, Korkunç atlılarıyla parçalamışlar Nazlı, seher – sabah uykularımı Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar, Haraç salmışlar üstüme. Ne İskender takmışım, Ne şah, ne sultan Göçüp gitmişler, gölgesiz! Selâm etmişim dostuma Ve dayatmışım… Görüyor musun?
Alıntı
Eflak ve Boğdan’da Osmanlı’nın ahaliyi “sömürüsü”, tartışıldığı üzere iki şekilde gerçekleştirildi; ilk olarak voyvodalar aracılığıyla haraç ödemesine tabi tutmak ve ikincisi, ekonomisi üzerinde tekelci bir yağma sistem tesis etmek.
Tarih
Muazzam... Spinoza mezarını öpmek isterdim
İnsanlar, var olan her şeyin kendilerine hizmet etmesi için yaratıldığına ve bir şeyin doğasının, onları etkileme biçimine göre iyi, kötü, sağlam, çürük veya bozuk olduğuna inanırlar. Her şeyin insan için yaratılmadığını ve insanın bunların kendi kendine oluştuğuna inanmadığını düşündüğünüzde; insan, bunları kendi kullanımı için tasarlayan başka bir varlığın mevcut olduğuna inanır. Dolayısıyla insan, doğa üzerinde hüküm süren birinin var olduğu sonucuna varır; tıpkı insanlar gibi bir özgürlüğe sahip olan, her şeyi insanın lehine düzenleyen ve her şeyi onun kullanımı için tasarlayan biri... Bu yüzden tanrıların her şeyi insanın yararına yarattığını, böylece insanın onlara minnettar kalıp haraç ödemesi gerektiğini söylerler. İşte bu yüzden her insan, Tanrı’nın kendisini diğerlerinden daha çok sevmesi ve tüm doğayı kendi doyumsuz bencilliğinin ve açgözlülüğünün hizmetine sunması için, O’na tapınmanın bir yolunu kendi kafasında, kendi yöntemiyle tasarlamıştır. Hurafeye dönüşen ve zihinlere derin kökler salan fikir böyle doğdu.
Alıntı
bunca kaleleri ve memleketleri fethedip, âlemi süsleyen seslerinin dünyâya velvele salması, zeâmet ve tımar erbâbının desteği ile olup, etraftaki hükümdârlardan bac4 ve haraç almışlardı. Aslında din ve devlet uğruna can ve baş veren seçme, başkalarından ayrı, cesur, benzerlerinden üstün olan, itâatli, boyun eğen onlardı. Onlar mükemmel iken yapılan gazâlarda, savaşlarda asla kapıkullarına ihtiyaç olmazdı. Devletin iyiliğini isteyen temiz ve inzibatlı bir taife idi. Aralarında bir tek yabancı yoktu. Hepsi ocak ve ocak-zâdeler, baba ve dedelerinden kalma pâdişâh dirliğine sahip kimselerdi.
Alıntı