...sen küçükken ben fazla hızlı yürüdüğümde koşup bana yetişir ve elimi tutardın, işte onlar hayatımın en harika anlarıydı. Parmak uçlarını avucumda hissettiğim o anlar. Ne çok konuda başarısız olduğumu bilmediğin zamanlar.
Hayatımdan çıkan, beni kendinden kurtaran herkese teşekkür ederim. Çok ağır bir hastalığı, sonunda yenmiş kadar hafifim. Yokluğunuz harika bir ilaçmış...
Tamam, işte Barbara'nın müthiş fikri: Sanki böyle insanların ama yani herkesin içinde gizli bir dünya var. Hem de herkesin. Dışarıdan ne kadar sıkıcı, ne kadar sönük görünürlerse görünsünler, dünyadaki bütün insanların hepsinin içinde akıl almaz, muhteşem, harika, aptalca, inanılmaz dünyalar var... Bir tane de değil üstelik. Yüzlerce. Belki binlerce dünya. Tuhaf bir düşünce değil mi?