Susuzluğumu hayattayken dindirecek kadar cömerdim ben Öğreneceksin yarın öldüğümüz zaman hangimizin çok susamış olduğunu Görüyorum ki malına kıymayan bir cimrinin mezarıyla Zevküsefaya düşkün bir müsrifin mezarı aynı İkisinin de mezarı üzerinde birer toprak yığını var Ve üst üste dizilmiş sert ve geniş düz taşlar Görüyorum ki yüce gönüllü insanları seçiyor ölüm Tamahkar pintilerin ise en has mallarını Görüyorum ki her gece eksilen bir hazinedir hayat Ve tükenecektir er geç zamanın eksilttikleri
Sayfa 67 - Tarafe bin el-Abd
Şiir
Benim için bu denli kaygılanması, bunu ifade edişindeki samimiyet, onun kendisine has nezaketiyle birleştiğinde ruhumu okşamıştı.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Firdevs’in hayatının doğrusal bir çizgide ilerlemediğini, o çizginin bazen uzun kesintilere uğradığını, karanlık boşluklarla dolduğunda, bazen en diplere inip görünmez olduğunu, bazen de ölçüsüzce yükseldiğini çok sonraları öğrenecektim. Bu kaotik gelgitlerin, kendi içinde tutarlı bir yanını aramak beyhude bir çabaydı. Bir gün onu mutluluktan ağlatan şey, ertesi gün öfkeden delirtebiliyordu. Ruhsal anaforlarına şahit olanlar arasında onun delirmeye yaklaştığını düşünenler az değildi, oysa Firdevs‘in ölümcül bir mantık silsilesi vardı; kendine has, sürprizlerle dolu, sarsıntılı ve dolambaçlı.
Sayfa 64 - Doğan Kitap·Kitabı okuyor
Edebiyat
Daima imrenme ve kıskançlığın hedefi olma kaygısı. Belki de toplumsal konumunun en kendine has emarelerinden biri.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Wittgenstein'a gõre kültür, yalnızca cografi olarak sınırlandırılmış bir ülkeyi ifade etmeyip, bir "yaşam biçimi" anlamına gelir. Bu ifade onun için vazgeçilmez bir kavrama dõnüşür. Yaşam bi­çimini, kendine has bir kurulumu olan, oldukça belirli kodlara cevap veren insani bir yapı olarak tanımlar...Dili, yaşam biçiminin dışında düşünemeyiz. Yaşam biçimi degişirse, ona eşlik eden dil de degişir. Kelimelerin ve hareketlerin ifade ettikleri, içinde bulundugumuz yaşam biçiminde aynı degildir.
Sayfa 165 - Ayrıksı Kitap.
Sözcükler bu dünyaya ait değildir, kendilerine has, tıpkı seslerin dünyası gibi, tamamen bağımsız bir dünyadır onlar.
Sayfa 33 - YKY