Sevda ki bir insanın yalnız gönlüne değil akıl ve fikrine cüzi iradesine kısacası bütün duygularına, manevi yetilerine hakimdir daima şüphe ve kuruntular içinde bulunmaktan hoşlandığından kulak ve göz her işittiği, her gördüğü şeyi onun mizacına göre işittip görmeye akıl yetisi her hükmünü onun arzusuna göre vermeye mecburdur.
Gerçekten o yaşlı ağaçlar vaktiyle gençti, arzularının istekleri önünde kararsız olan gençler gibi bunlar da en hafif bir rüzgârla hemen sallanmaya, şevk ve ümide dair konuşmaya başlarlardı !