Arapça ve Farsçadan gelen 'hâtıra', 'yâdigâr', 'huzur', 'sükûn', 'tahayyül', 'tasavvur' gibi kelimelerin her biri ruhun ve zihnin ayrı bir kıvrımını, ince bir nüansını ifade ederdi. Siz kalkıp bütün bu zenginliği 'anı' veya 'düşünce' gibi tek bir uydurma kelimenin cebine sığdırmaya çalışırsanız, sadece dili değil, o dille yapılacak felsefeyi ve tefekkürü de sığlaştırırsınız. Nüanslarını kaybeden bir dil, zekasını da kaybeder.
"İnsanın her şeyden bezmesi modern bir hastalıktır."
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Belkide iyileşmek, o kapının kapanış sesini artık bir tehdit gibi değil, bir hatıra gibi duyabilmektir.
Dönüş yolunda mezarlığın yokuşunu çıkarken yıldızların hepsinin kafamdaki bir düşünce, bir an, bir bilgi, bir hatıra gibi olduğunu hissettim. İnsan hepsini aynı anda düşünemiyor ama görebiliyordu. Aklımdaki kelimelerin, aklımdaki hayallere yetişememesi gibi bir şeydi bu. Kelimeler duygularıma yetişemiyor ve yetersiz kalıyorlardı.
Sayfa 56 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
"İz nedir acaba, görmek istediğim mi, gerçekleşmemiş zihni bir hatıra mı, düpedüz hayal mi, var olup da silinmiş ayak izi, parmak izi, göz izi mi? Çok isteyip de olmayan mı, iz ne acaba?"
Alıntı
Dan diye de sorulmaz ki bu soru…
“Kalan zamanınla geçmişi tekrar yaşayabilseydin—“ “…” “Nasıl bir seçim yapardın?”
Sayfa 38 - Yuzu Kitap·Kitabı okuyor
Alıntı