Ama yazarın belleğinden aşırdığım bilgilere göre insanın içindeki tatmin olma ve isteklerini doyurma arzusu, o "zavallıları koruma ve kollama güdüsü"nden katbekat bü­yük.
Sayfa 107 - Can Yayınları, Haziran 2014 Basım·Kitabı okuyor
Alıntı
"Son olarak altıncı katta, yani en derinde ‘hisler’ vardır. İnsanların çoğu fark edemez ama her lezzet mutlaka ve mutlaka bir hatırayla, maziden gelen bir duyguyla alakalıdır. Lezzetler insanın geçmişidir ve duyguların bir başka lisana tercümesidir..."
Sayfa 101·Kitabı okuyor
Reklam
Acılar da geçiyor işte nesilden nesile… Gözlerin, burnun, kalbin değil sadece; kahrın da sana hatıra atalarından…
Sayfa 124·Kitabı okuyor
Her anlatıldığında yarası yeniden kanayan insanın acısını, ancak unutulmak dindirir.
Sayfa 50·Kitabı okuyor
Alıntı
SU...
1984 tarihli şöyle bir güzel şiirin de yer aldığı Mirzabeyoğlu eseri: SU [*] Tükenmez seferinde köpük köpük dalgalar Suyun derdi kendinde hasret kaygı ve umut İki âşık oturmuş bir merkezden halkalar Suya düşmüş bir kundak eller üstünde tabut *** Körpe dallar hevesi hep yeniden tomurcuk İnsan kaygan bir yaprak rüzgârın bûsesinde Sessiz sessiz ağlarken meme bekleyen çocuk Bir sırrın fısıltısı akan suyun sesinde *** - “Zoru alteden çile suda akan bahtiyâr Zaman suda işledi şimdi sularda gizli Durgun suyun kokusu nasibiyle ihtiyar Geleni karşılıyor mehtâbın nurdan izi!” *** Her şey suda başladı suya düştü ayrılık Kaya da tutan yosun sözlükteki isimler Nefes nefese sular petek içinde varlık Sürüp giden hâtıra zarfa konmuş resimler *** Bilmem hangi sularda davetiyem sarılmış Yemyeşil bir gecede ayrılık kaçırılmış Kelimeye bürünmüş şırıl şırıl bir akış - “Yüzünü görmek için her şeyden vazgeçilir!”
KAYAN YILDIZ SIRRI -Şâh Eser – Şâheser-III-, 7 Eylül 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme
Ebu Cafer bin Berekât şöyle demiştir: “Fukara ile düşüp kalkmaktaydım. Bir gün elime bir dinar geçti, bunu dervişlere vermek istedim. Sonra kendi kendime, belki buna ihtiyacım olur, diye düşündüm. Hemen o saatte dişim müthiş bir şekilde ağrımaya başladı. Ağrıyan dişimi söktüm, derken öbür dişim ağrıdı, onu da söktüm… Hafiften işittiğim bir ses: Eğer bu bir dinarı fukaraya vermezsen ağzında bir diş bile kalmayacak, diye bana seslendi.“ (İlk gelen hatıra uymak icap eder). 
Sayfa 454 - Sufilerin Makam ve Halleri- Keramet·Kitabı okuyor
Tasavvuf
Reklam
Reklam