1984George Orwell
Gerek kurgusu gerekse konusuyla derinden etkilenebileceğimiz bir kitap incelemesi bırakıyorum.
Kâbusu andıran gelecek vizyonuyla, düşüncelerimize varıncaya kadar özgürlüğe gem vurmasıyla, belleksiz ve muhalefetsiz bir dünya düşünün.
Düşünceleriniz ve hareketleriniz izleniyor. Telekranlar daima takipte! Tüm halk hem sesli hem görüntülü bir şekilde izleniyor.
Büyük Birader Seni İzliyor!
Düşünce özgürlüğünüz yok onun yerine düşünce polisleri var,düşünürseniz suçlusunuz!Buna da düşün-suç kavramı karşılık geliyor.
Halk âdeta robotlar haline getiriliyor.
Düşünemeyen, sorgulamayan sadece itaat eden bilinçsiz varlıklar...
George ORWELL'in bu distopyası, dünyanın ŞİMDİ'sine ve GELECEĞİ'ne dair fikirlerinizi sarsmak için biçilmiş kaftan.
Merhaba,İncilden alıntılarla başlayan ve yine incilden alıntılarla biten, Tolstoy'un ölmeden önce yazdığı son kitabı Diriliş'ten bahsedeceğim biraz.Manevi diriliş ve vicdan kavramlarının ön planda olduğu, adalet siteminin yozlaştığı durumlardan bahseden bir eser.Kitap bir prensin mahkemede jüri üyesi olarak bulunduğu bir sırada, yıllar önce kendisine haksızlık ettiği sanıkla sürpriz şekilde karşılaşması ile başlıyor.Sanık sorgulanırken, prens de kendini sorguya çekiyor ve böylece hayatının dönüm noktası başlamış oluyor. Mahkemede bulunan yargıçların, jürilerin hepsi bir şekilde haksızlık yapmış kişiler ama karşılarında çoğu zaman masum kişiler var.Maslova da suçsuz bir karakter ve prens onu kurtarmak için epey çaba sarf ediyor bunu biraz da kendini eleştirdiği noktaları düzeltmek için yapıyor.Tolstoy burdaki çelişkilere,hukuk siteminin bozulduğu noktalara ve Rusya özelinde insanlığın içinde bulunduğu evrensel adalet arayışına parmak basıyor. Hacimli bir eser olmasına karşın merak duygusu artarak devam ettiği için sürükleyici bir kitap.Asıl hâyatî olan Prens Nehlüdov neler yaşayacak? Hakzılığa uğrattığı Maslova'nın peşinden gidecek mi? Peki Maslova, vicdanını rahatlatmak isteyen prens Nehlüdovu mu yoksa,onu, sırf o olduğu için seven mahkumu mu seçecek? DirilişLev Tolstoy
Ayfer Tunç'un okuduğum ilk kitabı. Kitaba başladığınızda bir basım hatası olduğunu düşünüyorsunuz ama devam ettikçe kitabın sağ tarafı bir hikaye sol tarafı ayrı bir hikaye anlatıyor bunu okudukça keşfediyorsunuz. Günlük okumayı sevenler için güzel bir kitap üstelik iki günlük bir şekilde iki farklı kişinin hayatının birleşmesiyle kesişiyor. Duygu yüklü, hayattan izler taşıyan bir kitap. Hayat bir iz bırakmaktır diyor yazar. Tıpkı bu kitapta olduğu gibi bir iz... Okuyacak olanlara keyifli okumalar...
Japonya da gerçekleşen bir cinayetle başlayan Ortadoğu halkından, Siyonistlerin yıkıcı planlarından etkili bir şekilde bahseden bir romandı. Kitap içinde çok güzel alıntılar vardı. Bir romandan ziyade tarihi bilgiyle donatılmış bir eserdi. Zira bu kadar bilgiyi bir araya getirip kitabın içine serpiştirmek ustalık gerektirir. Hem polisiye okuyum hem de tarihi bilgi olarak kendimi geliştireyim diyenlere tavsiye ederim.
Okuması zor bir eser olmakla birlikte okudukça merak uyandıran keyifli bir kitaptı. Başlarda çok fazla karakter olduğu için olayları anlamakta zorlandım. İnternetten karakter haritası buldum ve bu sayede işim kolaylaştı.Karakterleri tanıdıkça da kitap kendini açmaya başladı.Kitap genel olarak Fransız devriminin insanlara yansımalarından söz ediyor. Giyotin cezaları, intikam ve nefret duyguları çok güzel işlenmiş olsa da aşk, aile ve adalet kavramlarından da bahsedilmişti.Yani zıt kavramların bir arada olduğu klasik bir eser. O yüzden girişte şöyle bir paragraf karşılar bizi: "Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu."Kısaca kitabı okurken her duyguya şahit oluyoruz. Yıllarca birbirinden uzak kalmış baba-kız hikayesiyle başlayan kitap bir aile ve dostluk hikayesine dönüşüyor.Özellikle Sydney karakterinin kitabı beğenmeme katkısı büyük.Zor bir eser olduğu kadar hem başlangıç cümleleri hem de son cümleleri ile hayranlık uyandıran keyifli bir kitaptı.