ikinci afyon savaşı
yüzbaşı butler adında bir ingiliz muhabirin, çinde iki ulusun kazandığı ortak zaferin ardından ne hissettiği yönündeki yazılı sorusuna yanıt olarak victor hugo şu satırları karalamıştı: "bir gün iki haydut yazlık saraya girdi, biri yağmaladı diğeri yaktı. sonra kol kola gülücükler saçarak avrupa'ya döndüler. iki haydutun öyküsü budur. biz avrupalılar uygarız ve bizim gözümüzde çinliler barbardır. uygarlığın barbarlığa yaptığı işte budur. fransız imparatorluğu bu ganimetin yarısını cebini indirdi ve şimdi yazlık saraydan toplanmış ıvır zıvırı sergiliyor. kurtulmuş ve arınmış fransa'nın soyulmuş çine bu ganimeti geri göndereceği günün geleceğini umut ediyorum."
Hiç kimse bir başkasının yürüdüğü yolda ne kadar ilerlemiş olduğunu göremez, haydutların ve zar atıp kumar oynayanların içinde bekleyen bir buddha, brahmanların içinde bekleyen bir haydut vardır.
Sayfa 140·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Yalnız haydutlar haydut olduklarını bilirler.."
Sayfa 42·Kitabı okudu
Carlo M. Cipolla
Aptallık ve İktidarYaratılmış tüm insanlar gibi, aptallar da başka insanları çok farklı yoğunluklarda etkiler. Bazı aptallar genelde sadece sınırlı kayıplara neden olurken, öbürleri bir veya iki kişiyle kalmaz, tüm topluluklara veya toplumlara korkutucu zararlar verebilir. Aptal birinin zarar verme potansiyeli iki ana unsura bağlıdır. İlki genetik unsurdur. Bazı bireyler yüksek dozda aptallık genini miras alır ve bu miras sayesinde doğdukları andan itibaren gruplarının elitleri arasında yer alırlar. Aptal birinin potansiyelini belirleyen ikinci unsur, toplumda işgal ettiği otorite ve güç konumudur. Bürokratlar, generaller, politikacılar, devlet başkanları ve din adamları arasında, başkalarına zarar verme kapasiteleri işgal ettikleri (ya da işgal etmekte oldukları) iktidar pozisyonu tarafından tehlikeli bir şekilde artmış (ya da artmakta olan) temelde aptal bireylerin $\sigma$ altın oranını buluruz. Makul insanların kendilerine sık sık sordukları soru, aptal insanların neden ve nasıl güç ve otorite sahibi olmayı başardıklarıdır.(Hem seküler hem dini) sınıflar ve klikler, sanayi öncesi toplumların çoğunda aptal insanların daima iktidar mevkilerine gelmesini sağlayan sosyal kurumlardı. Modern sanayi dünyasında sınıflar ve klikler giderek önemini yitirmektedir. Ancak bunların yerine siyasi partiler, bürokrasi ve demokrasi var. Demokratik bir sistemde genel seçimler, güçlüler arasındaki $\sigma$ kesiminin istikrarlı devamlılığını sağlamak için hayli etkili bir araçtır. Unutulmamalıdır ki, İkinci Yasa'ya göre, oy kullanan insanların $\sigma$ kesimi aptaldır ve seçimler onlara, eylemlerinden hiçbir şey kazanmadan başka herkese zarar vermek için muhteşem bir fırsat sunmaktadır. Bunu, iktidardaki insanlar arasındaki aptalların $\sigma$ seviyesinde korunmasına yardımcı olarak
Felsefe
Carlo M. Cipolla
Üçüncü Temel Yasa, açıkça belirtmese de, insanların dört temel kategoriden birine ait olduğunu varsayar: Saflar, akıllılar, haydutlar ve aptallar. Dikkatli bir okuyucu, bu dört kategorinin temel grafikteki H, I, B, S alanlarına karşılık geldiğini kolayca anlayacaktır (bkz. Şekil 1). Tizio bir eylemde bulunur ve kendisi bundan zarar ederken Caio için bir yarar sağlarsa, Tizio'nun işareti H alanına düşecektir: Tizio aptalca davranmıştır. Tizio yarar elde ettiği bir eylemde bulunurken Caius için de bir yarar sağlarsa, Tizio'nun işareti I alanına düşecektir: Tizio akıllıca hareket etmiştir. Tizio, Caio'nun kaybına neden olurken yarar elde ettiği bir eylem gerçekleştirirse, Tizio'nun işareti B alanına düşecektir: Titius bir haydut gibi davranmıştır. Aptallık, S alanında ve O noktasının altındaki Y ekseninin tüm durumlarına karşılık gelir. Üçüncü Temel Yasa bunu açıkça ortaya koymaktadır: Aptal bir insan, kendisi için herhangi bir fayda sağlamadan, hatta kayba uğrayarak başka bir kişiye veya gruba zarar veren kişidir.
Felsefe
Güvenmeden nasıl yaşar insan?
Verilen şey her an geri alınabilir. Acımasızlık ve yıkım her köşe başında, sandıkların içinde, kapıların ardında seni bekliyor. Bir hırsız ya da haydut gibi her an üstüne atlayabilirler. İşin sırrı, tedbiri bir an olsun elinden bırakmamak. Asla güvende olduğunu düşünmemek.
Sayfa 154 - Domingo Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap