Bir yargıç bir doktor bir de doktorun eşi
Puan vermedi·168 syf.··
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 12:15
Kitabın isminden ötürü bir boşanma süreci okuyacağımı düşünmüştüm ama tam olarak öyle değildi. Kitap babası ve dedesi yargıç olan Komives'in yargıçlık yapacağı bir boşanma davasının taraflarından Doktor'un, çocukken sınıf arkadaşı olduğunu fark etmesiyle başlıyor. Komives, yitirilen değerleri, aile bağlarını, gelenekleri temsil eden bir karakter. Boşanmanın taraflarından Doktor, kendi iç çatışmalarından çıkamadığı için eşini yani Anna'yı tam olarak göremeyen biri. Anna, hep istediği gibi yaşamış ama kimsenin gerçekten ne istediğini sormadığı biri. Anna'nın dilinden bir şey okumuyoruz kitapta. Başta Komives'i tanıyoruz ve okuyoruz. Sonra Doktor, Komives'i ziyarete geliyor. O noktadan sonra da daha çok Doktor'u dinliyoruz. Doktor'un idealleştirdiği bir kadın var : Anna. Onunla evleniyor ama yürümüyor ilişki. Sözde kadın Komives'in ona teklif etmesini beklemiş de Komives de aslında rüyalarında Anna'yı görüyormuş da... Bu kısımların ayakları yere basmıyordu. Bu açıdan sevmedim. Mış mış larla ömür de geçmez roman da. Doktor'un kendi iç görülerini paylaştığı kısımlar ve yargıcın kendini ve durumları anlattığı yerler güzel. Sandor Marai yazdığı için okunur. Kurgu sağlam değil, içerik iyi. Kayda değer analizler var. Karakterler karakterli değil :)
Buda'da Bir BoşanmaSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 2022690 okunma
Tüm İnsanlık Adına Yazılmış Tam Bir Baş Yapıt
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 15:47
GİRİŞ "Hayat nedir ? Acılar Vadisi. Dünya nedir ? Hissiz insan kalabalığı." 19.yüzyıl Rus edebiyatının en önemli yazarlarından birisi olan Nikolay Gogol, Rusya'nın kokuşmuş bürokrasi sistemini, toplumun gerçek yüzlerini ve devlet yönetiminin eksik yönlerini eleştirel bir bakış açısı ile eserlerinde yer vermektedir. Sadece Rusya'da değil, tüm dünyada edebi saygınlığa sahip olan Gogol, eserlerinde sınıfsal açıdan burjuva insanları yerine sıradan insanlara yer vermiş, böylece her bir okur kitaptaki karakterler ile empati kurarak, kendi günlük hayatı ile özleşleştirmiştir. Nikolay Gogol, 1809 yılında Ukrayna'nın Soroçinski köyünde dünyaya geldi. Bazı eserlerinin esin kaynaklığını yapan ve yaşadığı coğrafya olan Kazaklar sebebiyle hayatının önemli bir bölümünü burada yaşayarak geçirmiştir. Babası amatör olarak tiyatro oyunları yazıyordu ve Gogol'ün tiyatroya olan ilk deneyimleri babasını izlerken olmuştur. Hayatının ileri safhasında kazak kültürü ve çocuklukta yaşadığı birçok olay vesilesiyle birçok eser yazmış, dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Dünyaca ünlü bazı eserleri şunlardır; Palto, Burun, Portre, Bir Delinin Anı Defteri, Taras Bulba, Müfettiş. Gogol, hayatının belirli önemli bir zamanında Rusya'nın Petersburg şehrinde geçirmiştir. Burada çeşitli devlet kurumlarında görev yapmış ve en yakın dostu olan yazar Aleksandr Puşkin ile bu şehirde tanışıp beraber edebiyat sohbetleri gerçekleştirmiştir. Eserlerinin bazılarına esin kaynaklığı yapan bu şehir, özellikle yakın dostu Alexandr Puşkin'in Gogol için Ölü Canlar'ı yazma fikri vermesi onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur. Gogol eserlerinde hiciv trajik grotesk ve fantastik öyküler ve tiyatro yapıları kaleme almıştır. Gogol'ün eserlerinde en çok kullanıldığı yazım türü olan "Grotesk" dediğimiz edebi
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·128 syf.··
2026 8. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:14
Yayınevine roman için “Bu kitapta basım hatası var” şikayeti iletilmiş pek çok kez. Nasıl okunacağını bilmiyorsanız evet basım hatası olduğunu düşünebilirsiniz. Kitapta iki ayrı kişiye ait günlük var. Soldaki sayfalar tamamen erkek kişiye ait, sağdaki sayfalar ise tamamen kadın kişisine ait. İki okuma şekli var. İsterseniz sadece soldaki sayfaları okuyarak kitabı bitirip, tekrar baştan sağdaki sayfaları okuyarak tekrar bitebilirsiniz. Ya da zaten eşzamanlı gidiyor. Önce aynı günü erkeğin gözünden sol sayfayı okuyarak, sonra aynı günü kadının gözünden sağ sayfayı okuyarak ilerleyebilirsiniz. Ben bu ikincisini yaptım. Gerçek kişilere ait günlük olmasa da günlük okumak gerçekten çok keyifliymiş. Günlük türünde olan başka kitaplar bulup okuyabilirim aslında. Yazım dilini ve hikayeleri çok beğendim. Aynı olayları iki farklı insanın gözünden okuyunca bu kadar farklı olmasını beklemiyorsun aslında. Gerçek hayatta da bunun olabileceğini düşünmek insana biraz farklı hissettiriyor. Benim romanda sanırım en çok takıldığım kısım kadın karakterinin abisine karşı olan fazla saplantısı demek istiyorum ben. Gerçek hayatta da insanların aile bireylerine bu kadar saplantılı olması hep tuhaf gelmiştir. Bu karakter belki gerçek hayattakilerden biraz fazla olabilir. Okurken çok sinirlendim çok gerildim. Neyse ki bu bir kitaptı ve bitti. Sakince uyuyabilirim.
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 31. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 14:28
Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı. Samimi ve içten anlatımıyla beni ilk sayfadan itibaren hikâyenin içine çekti. Okurken birçok yerde kendimden izler buldum ve sık sık “Ben de bunu yaşamıştım” dedim. İstanbul’da bir ilkokulda geçen hikâyede, ablasından kalma önlüğüyle okula başlayan Hasret’in, sınıfın en güzel kızı Özlem’e duyduğu hayranlık ve eksiklik hissi zamanla bambaşka bir hâl alıyor. Bir silgiyle başlayan sahip olma arzusu, Özlem’in en değer verdiği kişiye kadar uzanıyor. Karakterler ve yaşanan duygular o kadar gerçekçiydi ki beni çocukluğuma götürdü. Kitabı bitirdiğimde içimde hem hüzün hem de tatlı anılar kaldı. Çocukluğun masum görünen kıskançlıklarını ve insanın içindeki eksiklik duygusunu etkileyici bir şekilde anlatan, keyifle okuduğum bir kitaptı. Kalemine sağlık. Melike İlgün
Hep EksikMelike İlgün · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202613 okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2026 19. kitabı
Aldous Huxley’nin 1950’lerin İkinci Dünya Savaşı sonrası puslu, ruhsal ve psikolojik arayışlarla dolu atmosferinde bizzat kendi bilincini laboratuvara dönüştürerek kaleme aldığı Algı Kapıları, aslında psikanalizin Aborjinler ya da Kızılderililer gibi dış topluluklar üzerinden değil; aristokrat, agnostik terimini literatüre kazandıran bir dedenin genlerini taşıyan ve çocuklukta geçirdiği göz hastalığı yüzünden "görmeye" felsefi bir derinlik atfeden entelektüel bir yazarın kendi zihninde yaptığı sarsıcı bir iç keşif yolculuğudur. Doktor kontrolünde deneyimlediği ve Kızılderili ritüellerinin kutsal parçası olan peyote kaktüsünden elde edilen meskalin özü, insanın zihin yapısını sıfırdan değiştiren yapay bir illüzyon yaratmaz; aksine biyolojik olarak hayatta kalabilmemiz için zihnimizin önüne çekilen ve bizi milyonlarca çiçek arasından sadece işlevsel olan birkaç rengi görebilen arılar ya da sadece hedefe odaklansın diye at gözlüğü takılan atlar gibi dar bir akışa mahkûm eden o evrimsel filtreleri ortadan kaldırarak dünyayı tıpkı kübizm akımıyla nesneye, ışığa ve fona bambaşka açılardan bakan bir ressamın gözüyle, yani bir sandalyeyi sadece konfor sağlayan bir eşya olarak değil, saf bir varoluş ve sanat formu olarak görmemizi sağlar. Ne var ki madalyonun diğer yüzünü çevirdiğimizde ve kutsal kitaplarda Tanrı’nın insanla doğrudan "söz" üzerinden bağ kurup Hz. Adem’e eşyanın isimlerini öğretmesine baktığımızda dil, insanı körleştiren felsefi bir hapishane değil, aksine insan olmanın, adaleti, ahlakı ve hukuku inşa edebilmenin ilk ve en varoluşsal şartıdır; çünkü eğer dilin bize hakikati unutturduğunu iddia edip o sözsüz, sınırsız trans halini mutlak olarak yüceltirsek, insani boyuttan tamamen çıkıp sınırları yalnızca çiğ dürtüler, hayatta kalma korkusu ve doğanın sert
Algı KapılarıAldous Huxley · İthaki Yayınları · 20251,432 okunma
7/10
·376 syf.··
2026 38. kitabı
Dizisi gelmeden okudummmm Çok güzeld o kadar güzel ve tatlıydıkiii Fake dating trope beni hep gerer ama bu ikisinin uyumu o kadar güzeldi ki hem komik hem aşık hem bilim bayıldım ya umarım böyle bir aşk hayatım olur eğlenceli ve komik neyse kitabı genel olarak sevdim okunur
Aşk HipoteziAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 20224,932 okunma