İlahi İletişim Kanallarınızı Nasıl Temizleyebilirsiniz
Dört Duru Kanal: İlahi İletişim Tarzınızı Keşfetmek Siz hiç şu durumları yaşadınız mı?: • Uyanıkken ya da uyurken zihninizde bir tablo ya da sahne görüp de sonra bunun gerçekleştiği oldu mu? • Sizi yaklaşan bir tehlikeye karşı uyaran bir ses duy dunuz mu? • Bir durum ya da kişi hakkında daha sonra doğru çıkan güçlü bir his duydunuz mu? • Birden ve açıklanamayacak surette bir şeyi "bildiniz" mi? Bunlar Tanrı'nın ve ruh dünyasının bizimle iletişim kurduğu dört yolun örnekleridir. Her insan ilahi rehberliği görüntü, ses, his ve düşünce yoluyla almanın dört yöntemine ya da kanalına sahiptir: 1. Durugörü ya da "berrak görüş" ilahi rehberliği zihin gözünüzle başınızın içinde ya da dışında gördüğünüz resimler ya da minik filmler olarak getirir. 2. Duruişiti, "berrak işitiş" anlamına gelir, ve zihninizden ya da dışarıdan gelen rehberliği işitmeyi içerir. Bu içinizdeki "dingin, küçük sestir." O size kendi sesiniz gibi gelebilir de gelmeyebilir de. 3. Durusezi "berrak hissediş" anlamına gelir, ve ilahi rehberliği bir duygu olarak ya da bir koku, gerginleşen kaslar veya bir dokunuş gibi fiziksel bir duyum olarak almayı içerir. 4. Durubiliş ya da "berrak biliş" nasıl bildiğinizi bilmeden bir şeyi aniden bilmek anlamına gelir. Biz ilahi bilgeliği, çoğunlukla, günlük deneyimlerimizde kullandığımız aynı iletişim kanalı ya da kanallarıyla alırız. Örneğin, eğer siz günlük faaliyetleriniz sırasında en çok gördüğünüz şeylerle ilgiliyseniz, görsel bir yönelime sahipsinizdir ve ilahi rehberliği büyük olasılıkla durugörü yoluyla alabilirsiniz. Eğer siz genelde insanların seslerine, müziğe, ve gürültülere dikkat ediyorsanız, işitsel bir yönelime sahipsinizdir ve ilahi
Babası İsmail Heniyye'nin kanının Gazze'de şehit edilen herhangi bir çocuğun kanından daha değerli olmadığını ifade eden Abdusselam, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yolda binlerce şehit verdik. Babam da bu şehitlerden sadece biridir. Gerekirse bizler de şehit olacağız. Fakat Kudüs ve Filistin bir gün mutlaka özgür olacak. Sadece babamızla değil; şehitlerimizin hepsiyle gurur duyuyoruz." Hemen önümdeki misafir Abdusselam'a başınız sağ olsun, Allah size sabırlar versin, deyince Abdüsselam; "Lütfen böyle demeyin. Burası bir taziye evi değil, burası bir düğün evidir. Babam şehit olarak hayattaki en büyük gayesine ulaştı. Bu nedenle bize sabır dilemek yerine, bizi tebrik edin." dedi. Tıpkı düşmana karşı savaşmak için Çanakale'ye giden evlatlarının ellerine kına sürerek, çocuklarını din ve vatan için kurban etmeye hazır olduklarını haykıran Anadolu insanı gibi.
Sayfa 12 - İnsan / Adem Özköse·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"İyileşmek, tahtayı silip temizlemek gibi bir şey değildi. İyileşmek, içimizdeki yaralar ve kabuk bağlamamış kesiklerin hepsiyle birlikte yaşamayı öğrenmekti."
Sayfa 59·Kitabı okudu
Alıntı
İnsanda gazap, kibir, gösteriş, makam sevgisi, kendini üstün görmek gibi sıfatlar hakim olduğu zaman, insan bunlardan kurtulmaya güç yetiremez. Bu huylardan birini temizlemek büyük bir gayret ve mücadele isterken, insan hepsiyle nasıl baş edebilir?
Sayfa 62 - SEMERKAND·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Küllük
Bu bir kahvedir; Bayezid'de meydanın sağ tarafında, içerlek bir şey. Oraya "Küllük" derler. Küllük'ün bir bahçesi, bahçesinde yaşlı ıhlamur ağaçları, dalyan boylu akasya ve kestane ağaçları vardır. Küllük baharı ve yazı bütün zerreleriyle bu ağaçlar sayesinde duyar. Gerçekten de Küllük'ün mevsimleri tam bir duyuşu vardır. Mevsimleri ve hele sonbaharı, sonbaharın başlangıcını, başlayışını. Sonbaharda mor bulutların, mor ve alçak bulutların hani bir baskın edişi vardır; her yer birdenbire kararıverir, yaprakların yeşili esmerleşir, esmerleşen yeşil yapraklarda bir ürperme, bir titremedir başlar, pır pır titrerler, titrer dururlar. Hava artık o hava, rüzgâr o rüzgâr değildir. İnsanın etine ıslak, rahatsız edici, endişelendirici bir şeyler dokunur, evi düşündürür. Küllük'ün yazlık müşterileri vardır: Biz bu vefasızlara kırlangıçlar deriz. Kırlangıçlar, daha kestaneler o güzelim yapraklarını dökmeden Şehzadebaşı'na veya Aksaray'a göç ederler. Bu hazin bir şey olur, fakat üzerinde durmağa değmez: Kalsalar ne olacak sanki; ne onlar Küllük'ün hurda bir vagona benzeyen salaşına hakkını verebilirler, ne de Küllük onları mide fesadına uğramadan benimsiyebilir, kısacası kırlangıçlar sonbaharla birlikte gittiklerine bal gibi iyi ederler. Sonbahar geçer kış gelir; yollar kapanır kardan.. veya yağmurdan, çamurdan, soğuktan, can sıkıntısından, hayatın boşluğundan veya asıl doğrusu hepsiyle birden yollar kapanır.. ve biz, kırk kişi, üç dört aylık hayatımızı kurmağa başlarız: Bu kırk kişinin içinde bütün dünya insanları toplanır, bu kırk kişinin arasında dünyanın bütün bağları kurulur: Birbirimizle kavga ederiz, dost oluruz, gruplara ayrılır, borç alır, öder veya ödemeyiz, borç verir, alır veya alamayız. Sırası gelir küskünlüklere son verir, sırası gelir dostlarımızla bozuşur ve
Sayfa 140·Kitabı okuyor
Ocağın altındaki yalım öylesine büyüktü ki, yalımdan tencere zor görünüyordu. Az sonra ortalığı mis gibi kokan, iştah açıcı bir kızarmış tereyağı kokusu aldı. Tereyağı kokusuna nane kokusu karıştı. Sonra hepsinin üstüne hepsiyle birlikte bir tarhana kokusu geldi.
Sayfa 55 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor