Ṣıfr dāġıyla elifden cümle cismüm oldı zeyn
Eyl emekden cevrüñi cānā ḥisāb üç günde bir
“Sıfır yarası ve elif gibi çizgilerle bütün bedenim süslendi.
Ey can sevgili, cefanı sayıp hesap etmekten vazgeç; çünkü üç günde bir yenisi geliyor.”
Hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim.
Ölelim diyecektim az kalsın. Ölmeyelim. Hiç ölmeyelim Anna.
Sarılalım diyecektim az kalsın. İçimden böyle şeyler de geçiyor işte. Sarılalım, dudakların...
Tamam sustum.
İleri görüşlü ve hakikate nazar eden akıllı kişilerin, «istikbal» kelimesinden en büyük maksadın, ebedî olan ve herkesin kendi başına hesap vereceği âhiret hayatı olduğunu basit bir mütâlâa ile kabül edeceği açıktır.
Kim kimden hesap sorar? Mazlum zalimden, haklı haksızdan, sömürülen sömürenden, gelen gidenden mi? Yoksa hesap sormak, sadece güçlü duruma geçmiş olanın, güçsüzü, neyin adına olursa olsun, hesaba çekmesi mi demek?