Elara'yı hiç sevmiyorum
Elara da Kraliçedenemesi’nde yarışacak. ​“Elbette ki yarışacağım.” ​Coriane aniden buz gibi bir korkuyla sarsıldı. Acaba Elara?.. ​“Evet.” Elara’nın yüzünde kötücül bir gülümseme vardı. ​Bu Coriane’in içinde bir şeyleri tutuşturdu, yaşadığı şokla neredeyse sandalyesinden düşecekti. Hiçbir şey hissetmemişti, zihninde Elara’nın düşüncelerini okuduğunu belirten hafif bir okşama bile olmamıştı. “Ben...” diye kekeledi. “İzninle.” Ayağa kalktığında bacaklarının kendisine ait olmadığını hissediyordu. Devamlı, Boşluk, boşluk, boşluk, boşluk, diye düşünüyor ve zihninde beyaz duvarlar, beyaz kâğıtlar ve beyaz bir boşluk hayal ediyordu. Elara ise sadece seyrediyor, Coriane’in zihninin içinde kıkırdıyordu. Ne kadar uzağa gitmem gerekiyor? ​ ​Elara’nın alaycı mırıltısı zihnine, Çok daha uzağa, dedi. Bunun yarattığı hisle Coriane neredeyse tökezleyecekti. Ses, çevresindeki her şeyde ve içinde yankılanıyordu; pencerelerden kemiklerine kadar, tepedeki avizelerden kulaklarında gümbürdeyen kana kadar. Daha uzağa, Jacos. ​Boşluk boşluk boşluk boşluk.
Alıntı
- Yalnız akıllılar, dahiler mi sevilir Süheyla? - Böyle bir şey iddia etmedim yavrum, belki dahiler hiç sevilmez, fakat hayatında bir dahinin fikir arkadaşı olan bir kadın kolay kolay başka erkekleri beğenemez. -Belki kolay kolay beğenmez, fakat ... -Fakat? -Fakat sevebilir. -Zannediyor musun? -Eminim, madem ki sen kocanı aşkın en iptidai fakat en kuvvetli manasıyla sevmemişsin, bugün bu merbutiyete kalbin daima yabancı ve uzak kalmış, şimdi tanıdığın yahut tanıyacağın erkekler içinde senin kalbini. .. - Bana kalpten bahsetme... Ben kalbin, duygunun hayatta mühim bir rol oynadığına, oynayacağına inanmam ki. .. Ben kimseyi lrfan'ı beğendiğim kadar beğenmiyorum. Güzel serin bir menbaadan tatlı bir su içip hararetini teskin ettikten sonra bir bardak kuyu suyu içen adam ne hissederse ben de bugün tanıdığım erkekler karşısında aynı hisle mütehassisim, insan beğenmediğini sevebilir mi?
Sayfa 11·Kitabı okuyor
Sevmek ve Sevilmek
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Unutmuş!
Bir gün bana gönül verdin; "Aşktır benim mayam" dedin Sonsuz bir hisle severdin, Aklında mı? Ben dedim ki: Aşktan yana histen yana Gayri sual sorma bana Belki dün bilirdim ama, Unutmuşum!
Alıntı
Aynalar
Bir sonu gelmeyen rüyaya dalar Akşam, odalarda fersiz aynalar. Durgun sularında hepsinin yer yer Eski bir hatıra sanki genişler, Maziden yâdigâr kalan bir hisle. Serpilen yağmurla, örtülen sisle Birden kapanıp da akşamın ufku, Gererken asabı hasta bir uyku Bir hayal ufkudur kalplerimize, Aynalar ki sessiz anlatır bize Maziye karışan günlerimizi. Bizden iyi tanır aynalar bizi… O vefalı kalbe benzer ki onlar, Bir küçük vesile maziye yollar. Mazi, bir akşamın penceresinden Kalplerde, gözlerde yaş seyredilen O uzak ve hasret ışıklı fecir, Ümitsiz ruhuna son tesellidir. Her bakışta çizer bu kederli su, Ömrümüzün geniş bir tablosunu. Bir tablo ki, ne renk, ne çizgisi var; Fakat her hatıra içinde yaşar.. Ve derinliğinden bizlere güler, Kalbi kalbimizde çarpan ölüler.
Sayfa 119·Kitabı okudu
Alıntı
Pervin herkesin hoşlandığı bu kokuyu, bahar yağmuryla ıslanmış hafif toprak kokusunu içine çekerek nefes alırken, okuduğu kitabın verdiği hayalleri gözünün önündeki manzaranın hakiki renklerine ve gölgelerine karıştırarak, tembel, müphem, tatlı bir hisle gözlerini kırptı ve daldı; ne düşündüğünü bilmeden, düşünüyordu.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Ona aşık değildim. Aşka inanmıyordum. Bir insanın hastalıklı bir hisle, bir başkasına tutunması benim için peri masalından ibaretti. Dünya, aşk denilen hastalığın etrafında dönüyor, bunu bize tozpembe bir hismiş gibi gösteriyordu ama aşk denilen şey kapkaraydı.