Yazar yine beni etkilemeyi başardı
9/10
·288 syf.··
2026 26. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 01:36
Kitap Erika Cass adlı bir annenin oğlu Liam hakkında duyduğu korkuları konu alıyor.Liam dışarıdan bakıldığında zeki, başarılı ve örnek bir gençtir. Ancak Erika ,oğlunun çocukluğundan beri karanlık bir yönü olduğunu düşünmektedir. Bir gün Liam'ın ilgilendiği bir kızın kaybolmasıyla Erika'nın şüpheleri daha da artar ve olaylar giderek karmaşık bir hal alır. Freida McFadden yine yapmış yapacağını amacı da biraz bu zaten okuyucunun kitap boyunca Liam'dan şüphelenmesini sağlamak ve sonunda asıl suçlunun beklenmedik biri olduğunu göstermek.Ve evet ben yine sonunu tahmin edemedim ters köşe yedim Yazar, olayları annenin gözünden anlatarak gerilim duygusunu artırmış.Kitabın en dikkat çekici yanı okuyucuyu sürekli şüphe içinde bırakmasıdır. Yazar, kısa bölümler ve beklenmedik gelişmelerle merakı sürekli canlı tutmayı başarmıştır. Bence kitap oldukça akıcı ve merak uyandırıcıdır. Özellikle kaybolma olayı sonrası yaşanan gelişmeler, polis soruşturması ve Erika'nın iç çatışmaları hikayeyi daha etkileyici hale getirmektedir. Özellikle gerçek suçlunun kendi suçlarını gizlemek için başkalarını kullanmaya çalışması da var. SPOİLER İÇERİR YA PİSLİK KENDİ KIZINI VE KARINI NASIL ÖLDÜRMEYE ÇALIŞIRSIN O KADAR KADINI NASIL ÖLDÜRÜRSÜN SUÇU NASIL OĞLUNA ATMAYA ÇALIŞABİLİRSİN MİDESİZ BENCİL
Kusursuz ÇocukFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 2026831 okunma
Dil ile dans
7/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:00
Yazarın okuduğum ilk romanı. Olaylar, hikaye, kişiler, mekanlar, tasvirler gerçekten de müthiş ve etkileyici değildi. Hatta bunların tamamı vasat ve kimi noktalarda vasatın altında idi. Bazı kitaplar tasvir kalitesi ile bazıları yüzlerce sayfa süren gizem ile kimileri bir başka yönü ile sizi mesteder. Bu kitapta bunların birçoğu yoktu. Fakat yazar dil ile öyle bir dans ediyor, yarattığı dilde öyle ince mizah yapıyor ki adeta dil ile sevişiyordu. Böyle bir konuyu "bir delinin hikayesini" bu şekilde anlatabilmek çok ince bir yaşanmışlık da gerektirir. Bu yönü ile beni ziyadesiyle memnun bıraktı. Kitap üç beş saat içinde bitirilebilecek fakat dili bir süre zihni meşgul edebilecek değerde. Tavsiye edilir, ayrıca yazarın diğer üç romanını da merak ettim bakalım, denk gelirse muhakkak okuyacağım onları da. Muhayyel Adnan İslamoğulları Muhayyel
MuhayyelAdnan İslamoğulları · Ötüken Neşriyat · 202618 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·218 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:36
Hikâye, İstanbul’un boğucu ortamından uzaklaşıp, üniversite eğitimi için Anadolu’nun sakin bir şehrine yerleşen Orkun’un etrafında dönüyor. Tek başına bir eve çıkan Orkun, çok geçmeden rüya ile gerçekliğin birbirine girdiği esrarengiz olaylar yaşamaya başlar. Bu süreçte hayatına iki önemli figür girer: Eğlenceli, her konuda bilgi sahibi, gizemli ama bir o kadar da yapmacıklıktan uzak ve samimi üslubuyla öne çıkan Faysal Ergişi ve Orkun'un önceki aşkının ihanetiyle tuz buz olmuş ve toparlamaya çalıştığı kalbini kaptıracağı Tomris. Orkun’un rüya ve gerçeklik algılarının birbirine karışmasına neden olan sanrılar, tanıdıklar ve tevafuklar Faysal ve Tomris’inkilerle de bir şekilde kesişmektedir. Olayların merkezinde Kaşgarlı Mahmud’un yüzyıllardır kayıp olan eseri bulunmakta. Karakterlerimiz kendilerini bu kayıp kitabın ve onun getirdiği gizemlerin peşinde, adeta bir "bulma ve arama" serüveninde buluyorlar. Öyle ki hikâyenin bir aşk serüvenine dönüşmesini değil, kayıp kitabı arama odağında devam etmesini tercih eden yazar, okuru üzen, Orkun’u adeta yıkan bir izlek kurgulamış; Kılavuzun Pusulası’nın çizdiği rota bazı tasarruflara izin vermiyor adeta. Soyut bir bakış açısıyla şunu ifade etmek de mümkün; sevilen birini geri dönüşü olmayan bir şekilde kaybetmek metaforik olarak ulaşılamayan bir hakikati veya geç kalınmış bir sevgiyi, de temsil ediyor olabilir. Final kısmında karakterlerden birinin hapse girmesini de aynı bakış açısıyla; kişinin neden hapse girdiğinden çok bir bedel ödeme süreci olarak görmek mümkün. Kitapta en özgün bulduğum husus, kapak sayfasındaki araç plakasının (60 TO 34) arayışın devam ettiği Anadolu şehrine vurgu yapması ve metaforik bir zorlamayla GO TO 34 olarak okunabilecek plakanın, arayışın aslında olayların başlangıç noktasına yani özüne
Kılavuzun PusulasıOğuz Yılmaz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2022314 okunma
İnsana Yatırımın Adresi : İçimizdeki BİZ
Puan vermedi·270 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:10
Değerli iletişim psikoloğu ve yazar Doğan Cüceloğlu'nu rahmet ve sevgiyle anarak başlamak istiyorum. Onun bizlere miras bıraktığı İçimizdeki Biz, özellikle iş dünyasındaki yöneticiler ve şirket sahipleri için adeta bir rehber niteliğinde. Kitabı okurken en çok etkilendiğim nokta, başarının bir "ben" çabası değil, "biz" olma bilinciyle geldiği gerçeğiydi. Doğan Cüceloğlu, en tepedeki yöneticilerden en alt kademedeki işçiye kadar herkesin bir ailenin parçası gibi görülmesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü gerçek başarı, ancak herkesin kendini değerli hissettiği, fikirlerine ve duygularına kulak verildiği bir ortamda filizlenebiliyor. " İçimizdeki Biz" kitabından öğrendiğim temel dersleri şu şekilde özetleyebilirim: ° En Büyük Yatırım İnsana Yapılandır: #306049771 Bir işte başarılı olmak istiyorsanız, yanınızdaki çalışanlara değer vermelisiniz. #305879075 İnsan mutlu değilse, yaptığı işin verimi de düşüktür. Karşımızdaki insanın hislerini küçük görmeden dinlemek, başarının ilk anahtarıdır. ° Yaşam Bir Bütündür: Evdeki huzur işe, işteki mutluluk eve yansır. Bu zinciri koparmamak, yaşamı bir bütün olarak yönetmek gerekir. #306049073 ° Hatalar Birer Ders: Geçmişteki başarısızlıklar moralimizi bozmamalı; aksine, neyi yanlış yaptığımızı gösteren bir pusula olmalı. #306050716 Yenilgi, pes ettiğimizde başlar. Önemli olan, hatalardan ders çıkarıp güçlenerek ayağa kalkmaktır. ° Sürece Odaklanmak: Hayallerimizi kurarken gerçekçi olmalı, kendimizi sonuca değil, o sürece odaklamalıyız. #305951574 #305976412 Kendimize yatırım yapmadan, emek vermeden bir beklenti içine girmek büyük bir yanılgıdır. ° Kalıpları Kırmak: Çoğu zaman kendi
İçimizdeki BizDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20173,249 okunma
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Şapkacıların 2. kitabı olan Haritacılar yine sihir ve eğlence dolu bir kitap. Cordelia, babasının eşyalarını karıştırırken gizemli bir harita bulur. İlk başta haritanın ne anlama geldiğini anlamasa da babasını aramak için çıktığı bu yolculukta çok ilginç şeylerle karşılaşır. Bunlardan biride Haritacılar ismindeki gizli cemiyet. Cordelia bu yolculukta bir çok tehlikeyle karşılaşır. Ayrıca yıllardır birbirine düşman olan zanaatkarları bir araya getirmesi gerekmektedir. Gizem ve merak dolu bu eğlenceli kitabı kesinlikle öneririm. Serinin 1. Kitabı olan Şapkacılar incelemesine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz: #292878195
HaritacılarTamzin Merchant · Genç Timaş Yayınları · 202531 okunma
'Olumsuzlama aynı zamanda, itiraf etme biçimidir.'
8/10
·75 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 04:22
Bir insanın antika saray saatlerini tamir etmekte ustalaşmış olması yeterince ilgi çekiciyken, böyle bir oyunu da yazabilmesi... :) Şule Gürbüz okumalarının başladığı yer tam olarak burası olabilir. Hafif dozda barındırdığı mizah ve karakterlerin çocuksu duygu durumlarıyla neredeyse Mercier ile Camier kıvamında bir eser. Tiyatro yapıtlarında aradığım, olabildiğince beni o koltuğa oturtup, sahnenin ışıkları sönünceye dek oyuna dahil edebilmesi... Çok az yerde kopuşlar yaşansa da, başarılı bir eserdi. Çok derinden, yüzeysel anlatıma, acıdan sevince, kahkahadan gözyaşına anlık geçişler, felsefi metaforların sarsıcı etkisi... Hayranlıkla okudum. 'Yaşlı İhtiyar' Beckett'ın neredeyse bütün eserlerinde görebileceğimiz, yardıma ihtiyacı olan duygusal gel-gitler yaşayan ama en güçlü cümleleri, en sıradan olayların içine gizleyen, yaşlı bilge arketipine yakın bir karakter. Her konuda üstünlüğünü ilan etmiş ama bu üstünlükten hazzetmeyen, düş ve gerçeğin sınırlarını yitirmeye cesaret edebilmiş biri. Merkezde bulunuyor... Yaşlı ve genç kadın karakterlerinin, yaşam ve ölüm üzerine bizde bıraktıkları etki çok kıymetli... Hizmetçi: başlarda gerçekten Yaşlı adama refakat eden bir hemşire olduğu fikrine kapılabilirsiniz, çıkarımları ve akıllıca sözleri size 'evet sanırım bir çıkış noktası buldum dedirtse de' oyunun sonlarına doğru fikriniz değişebilir. Susan Sontag; "Yaşama gücümüzü delilik kaynaklarımızdan alırız." derken, anlamlı bir tespitte bulunmuştu. Uyum gösterebilme becerisi deliliğin bir biçimi değil de nedir? Belki bize hiç beklemediğimiz cümleleriyle şaşırtan insanlar onlara dayatılan zihinsel normların üstünlüğünü reddedenlerdir. 1950’lerde psikoz tanısı konulan vakalar modern zamanın gayet sağlıklı bireyleri kabul ediliyor. :)
Tiyatro
Ne Yaştadır, Ne Başta Akıl YokturŞule Gürbüz · Boyut Tiyatro · 1993242 okunma